Sex hikaye, erotik hikaye, porno ve ensest hikayeler. Sex ve porno hikayeleri erotik hikayeler.

Kız Kardeşim Kölem Oldu

Aldatma Hikayeleri, Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Amatör Sex Resimleri, Anal Sex Hikayeleri, Anal Sex Resimleri, Azranın Yeri 30 Kasım 2023

Slm arkadaşlar. Ben Balıkesirden Hakan. Bundan bir süre önce arkadaşımın verdiği bir kadının telefon numarasını aradım. Esra adında bir kadın açtı telefonu. Sesi çok güzeldi. Kendimi tanıttım ve onunla tanışmak istediğimi söyledim. Ama Esra beni tersleyip, “Ben evli bir kadınım, beni birdaha arama!” deyip yüzüme telefonu kapattı. Doğrusu bozulmuştum ve bana numarayı veren arkadaşımı aradım, durumu anlattım. Arkadaşım da Esranın hep aynı şeyi yaptığını ve ısrarcı olmamı, karının çok azgın biri olduğunu söyledi. O gece cesaretimi toplayıp tekrar aradım Esrayı. Esra bu kez benimle konuşarak, “Benden ne istiyorsun? Numaramı nerden buldun?” dedi. Ben de, “Bir arkadaştan aldım, seninle tanışmak ve arkadaşlık kurmak istiyorum!” dedim. “Nasıl bir arkadaşlık?” dedi. “Sen nasıl istersen, öyle!” dedim…

Karı bir anda açıldı ve benden resim göndermemi istedi. Ben de, “Önce sen gönder!” dedim. “Tamam!” deyip telefonu kapattı. 5 dakika sonra telefonuma bir resim gönderdi ki inanamadım. Altında sadece tanga var ve bembeyaz vücudu ile taş gibi hatun. Resmi görünce yarağım bir anda kazık gibi oldu. Sonra hemen beni aradı, “Beğendin mi?” dedi. Dilim tutulmuştu, “Bu sen misin?” diyebildim sadece. “Aynen, ama sen resmini göndermedin?” dedi. Hemen ben de kalkık yarağımın resmini çekip gönderdim ve Esrayı arayarak, “Beğendin mi?” diye sordum. “Yarrağın çok güzelmiş, amım sulandı, amımı parmaklıyorum şuanda!” dediğinde şok oldum. Herşey yarım saat içinde gelişiyordu. O gece telefonda seks yaparak, yarın buluşmak için sözleştik.

Ertesi gün akşam saat 18 gibi, dediği yere, şehir girişindeki benzinliğe gittim. Telefon açıp, geldiğimi, kendisini nereden alacağımı sordum. 5 dakika sonra benzinliğin karşısına geleceğini söyledi. Ben bir komplo olmasın diye benzinlikte beklemeye başladım. Az sonra beni aradı ve geldiğini, nerede olduğumu sordu. “Ben benzin alıyorum, sen neredesin?” dedim. O da, “Benzinliğin tam karşısındayım!” söyledi. Ben bir etrafı kestim, tam yolun karşısında telefonla konuşan türbanlı bir kadın gördüm. Onun olup olmadığını sordum. “Evet, benim!” deyince, içimden, (Oğlum Hakan bu karı sana vermez!) dedim kendi kendime. Arabayı çalıştırıp yanına gittim. Arka kapıyı açıp bindi arabaya. “Merhaba!” dediğinde kendime geldim. “Merhaba! Nereye gidelim?” dedim. O da, “Şehir çıkışındaki çamlığa gidelim, buralarda görünmeyelim!” dedi…

Çamlığa giderken yolda biraz konuştuk, ama havadan sudan. Çamlığa geldiğimizde arabayı yukarıdaki sık ağaçların arasına çekmemi istediğinde, açıkçası tedirgin oldum. Yani biraz tırstım. Dediği gibi arabayı yukarıya ağaçların arasına çekip, kontağı kapattım. Sağı solu kolaçan edip, “Ee, nasılsın, napıyorsun?” dedim. Esra üzerindeki pardesüyü çıkartırken, “Bırak boş lafları da arkaya gel sikişelim, fazla zamanım yok!” dedi. Ben şok oldum. “Hadi, ne bekliyorsun, gelsene!” dedi. “Tamam!” deyip arkaya geçtiğimde, hemen dudaklarıma yapıştı. Öyle bir öpüyordu ki, sanki kıtlıktan çıkmış gibiydi. Hem öpüşüyor, hem soyunuyorduk. Daha 1 dakika olmadan ikimiz de çırıl çıplak kaldık. Memelerini verdi ağzıma. Ben memelerini yalıyor ve uçlarını ısıryorken, bir yandanda amını okşuyordum. Amı tertemiz ve ateş gibiydi, cayır cayır yanıyordu. Parmağımı amına soktuğumda, Esranın daha öpüşürken orgazm olduğunu anladım, amını sular seller götürüyordu.

“Yarağını yalamak istiyorum!” deyip, yarağımı koparırcasına çekip ağzına götürdü ve yalamaya başladı. Ama ne yalamak, iliğimi emdi resmen. Sonra sırtüstü yatarak, “Hadi yanıyorum sok!” dedi. Ben dururmuyum, bacaklarını omzuma aldığım gibi tamamını gömdüm amına. Amı zaten sulanmış olduğundan hiç zorlanmadan hepsini aldı. Amına yavaş yavaş girip çıkıyordum ki, “Hadi hızlan!” demesiyle deli gibi pompalamaya başladım. Ama 5 dakikada boşaldım. Esra bu sürede enaz bir iki kez orgazm oldu.

Sonra birer sigara yakıp içmeye başladık. Esra hem sigara içiyor, hem benim yarağı yalıyordu. Ve sigaralar bitmeden benim yarak aynen taş gibi oldu. Sonra Esra domaldı ve arkadan amına girip sikmeye başladım. Bu sefer belki 30-40 dakika pompaladım amına ve orospu durmadan orgazm oluyor, amı sulanıyordu. O gün tam 5 posta siktim Esrayı. Benden sonra da arkadaşım almış Esrayı, 3 postada o sikmiş. Buna rağmen Esra gecenin bir yarısı beni arayıp, “Telefon seksi yapalım!” dediğinde, “Pes valla!” dedim. Anlamadım nasıl amcıktır, nasıl yanmaktır bu?

Esra ile haftada 1-2 sikişiyoruz, orospu halen ateşli ve doymak nedir bilmiyor!

Herkese iyi sikişler!

353 toplam görüntülenme, 4 bugün

Ablamın kalçasına boşaldım

Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Fatma abla, çocukluktan ilk gençlik yıllarıma geçtiğim günlerde bana gösterdiği çocuksu ilgiye karşılık, seksi ilk keşif günlerimin idolüydü adeta. Boyu çok uzun sayılmaz, hatta kısa bile denilebilirdi. Birçokları onu sexy bulmayabilirdi, ama şarkıcı Nilüfer’e benzeyen yüzü, o sıcak tebessümü ve çıtı pıtı hali beni deli ediyordu. Hele o arkaya çokça çıkık biçimli kalçalarını seyretmek ve onun üzerinden kayarak boşaldığımı hayal ederek 31 çekmek müthiş bir keyifti.

Onu en son gördüğümde ben 16, o ise 20 yaşındaydı. Biz o mahalleden taşınalı 20 sene olmuş ve onunla bağlantımız kopmuştu. Fatma ablaların yeni taşındığımız sitede oturduklarını, bize hoşgeldin ziyaretine geldiklerinde öğrenmiştim. O da benim gibi hiç evlenmemişti. Aradan geçen 20 yıla rağmen onu görür görmez sikim yine taş gibi olmuştu. En az 20 yıl önceki kadar çıtır görünüyordu. Babası ölmüş, hayırsız kardeşi onları terk edip Almanya’da bir hayat kurmuş, Fatma abla ise annesiyle yaşıyordu. Benim bilgisayardan anladığımı öğrenince, “Bir gün geleyim de bana öğret!” demesi benim için sanki bir hediyeydi. “Seve seve!” dedim.

O gün Cumartesi idi. Aylardan Mayıs. Annemle babam Karadeniz turuna çıktıkları için evde yalnızdım. Bir haftalık yiyecek stoğum ve ben, ne yapsam diye düşünürken Fatma abla geldi aklıma. Ona telefon edip durumu anlattım ve bize gelirse ona bilgisayar konusunda bilmediklerini öğretebileceğimi söyledim. Telefonda bana annesinin iki günlüğüne teyzesine gittiğini, memnuniyetle gelebileceğini söyledi. Ben bambaşka ümitlerle ve üzerimdeki şort ve kolsuz tişörtle onu beklemeye koyuldum.

Fatma abla, 3 blok ötedeki evlerinden hemencecik gelivermişti. Üzerinde, çiçek desenli, kolsuz bir elbise vardı. Elbise boyu diz altıydı, ama dekoltesinin derinliği göze batıyordu. Elbiseden belli olan meme uçlarına bakılırsa sutyen takmamıştı.

Ona mail hesabı açıp, mail alıp verme konusunda bilgi verdim biraz. Çabuk sıkıldı ve “Adilciğim, içecek birşeyler var mı dolapta?” diye sordu. “Kola var, içer misin?” dedim, istedi. Kolalarımızı içerken eskilerden konuşmaya başladık. Ben onun rahat tavırlarından ve elbisesinin açıklığından iyice azmıştım. Benim gözüm sık sık onun meme uçlarına, onun bakışları ise önümde, an be an artan kabarıklığa takılıyordu. “Hadi ben evin sorumluluğunu yüklenmekten, anneme hayatımı adamaktan dolayı evlenemedim; ya sen Adil, sen niye evlenmedin?” diye sordu. “Biliyorsun durumları be Fatma abla… Önceleri ben istemedim, sonra da beni istemediler… Kaldık işte… Yaş 36 oldu, bu saatten sonra da zor!” dedim. “Olur mu öyle şey?” dedi Fatma abla, 20 yıl önceki gibi göz kırparak; “Daha gencecik adamsın!” diye ekledi.

Onun bu samimi tavrından kuvvet alarak; “Sen de… Sen de çok güzelsin!” dedim. Onun mahçup bakışından cesaret alıp, elimi bacağına koyarak devam ettim, “Biliyor musun, 20 yıl önce de seni çok beğenirdim; hatta laf aramızda, seni düşünerek az mı 31 çekmiştim!” dedim. Biraz utandı gülerken; ama tepki göstermeden de, “Halen masturbasyonla idare ediyorum deme sakın, inanmam!” dedi. “Önceleri kendimi eşime saklıyordum; sonra vazgeçtim, ama bu sefer de gerçekten istemenin ve istenmenin önemli olduğunu görüp kimseyle yatmadım.” dedim ve bir an susup, şaşkın gözlerine bakarak güldüm ve devam ettim, “Pratiğim yoktur, ama teorim süperdir!” dedim.

Fatma ablanın ağzından farkında olmadan, “Ben de hiç yaşamadım!” cümlesi çıktı, pişmanlığı uzun sürmedi. Kolumu boyuna attım ve onu kendime çekip, çekingen ve itiraz eden anlık hareketlerine aldırmadan dudaklarından öptüm. Bir 5 saniye kadar direndi, ama sonra kendini saldı. Uzun öpüşmemizin ardından ikimiz de nefes nefeseydik. Kulağına eğilip, “Yaşamadıklarımızı yaşamaya ne dersin? Sana söz; sen istemedikçe bekaretine dokunmayacağım!” dedim.
Kızaran yanakları ve gözleriye onayladı beni

Onu elinden tutup odanın diğer tarafındaki yatağa sürükleyip uzattım. Bu arada yatağı tam gören açıdaki kamerayı uzaktan kumandayla çalıştırmayı da ihmal etmedim. Hiç konuşmadan ve acele etmeden elbisesinin beline kadar inen fermuarını çekerek elbisesinden kurtuldum. Yaşına göre göğüsleri oldukça diriydi. Ben kendi üzerimdekileri çıkartırken, Fatma abla, kılları yeni alınmış sikime bakmamaya çalışıyordu. Üstüne çıktım, dudaklarından başlayarak boynunu, omuzlarını, memelerini ve göbeğini eme eme aşağıya indim. Pürüzsüz bir cildi ve beni çıldırtan bir kokusu vardı. Ben onu emip koklarken nefesi sıklaşmıştı ve ara ara bacaklarına değen sikim onu ürpertiyordu.

Dantelli külotunu çekip çıkarttığımda kılsız amcığı karşımdaydı. Göbeğinden başlayarak yaladım tekrar, amına indiğimde, geçen kısa süreye nazaran ıslak sayılırdı amı. Dilimle klitorisini her uyardığımda onun yay gibi gerilişi beni iyice heyecanlandırmıştı.

Artık iyice sertleşen sikimi daracık amcığından göbeğine doğru itinayla yerleştirerek usulca üzerine uzandım. Kulağına, “Korkma, sokmayacağım… Amacım senin gelmeni sağlamak! Bunun için de kızlığına erişmeden yavaş yavaş yapacağım!” dedim fısıltıyla. Bir taraftan sikimin uç kısmını hafif hafif amının girişine doğru bastırıyor, bir taraftan da memelerinin ve dudaklarının tadını çıkarıyordum, “Ohh yavrum benim; yıllardır nerdeydin sen? Çok güzelsin bir tanem!” diyordum. “Ihhh, ohhh, ııhhh, çok güzelmiş, nasıl birşey bu, nasıl bir tat, nasıl bir heyecan… Sahip ol bana Adil, ıhhhh, ohhhh… Adil’im!” diyordu. “O da olacak yavrum, sen gelene kadar bozmadan sikecem seni, bozmadan… Ohhh!” diyordum.

Hareketlerim oldukça yavaş ve dikkatliydi. Fatma abla inlemeye başlamıştı. Amına girişim biraz fazla olunca hafif çığlık atıyor, geri çekilmemle normale dönüyordu. Dakikalar sonra bir deprem misali titreyerek boşaldığını hissettiğimde, kızlığına zarar vermemek için göbeğine yasladığım sikimle üzerine yüklenerek ben de deliler gibi boşaldım!

Nefes nefese yana yattım, en çok bir dakika öyle durduktan sonra, hem zevkten, hem de yaşadığı olayın tesirinden yanakları kızarmış Fatma ablaya yan dönüp, küçük bir öpücük kondurduktan sonra, “Dur bekle, temizleyeceğim!” diyerek kalktım yanından. Yandan peçete ve ıslak mendil aldım bol bol. Göbek deliğinden neredeyse memelerine kadar olan bölüm bir sperm gölü olmuştu. Yan yatarak yavaşça önce normal peçeteyle spermlerimi aldım; sonra ıslak mendille spermlerin temizlendiği bölgeleri sildim.

Dizlerimin üstünde durarak, onun gözleri önünde benzer temizliği yapış yapış olmuş sikime de yaparken, Fatma abla konuştu, “Ufalmış… Halbuki demin ne biçimdi!” dedi. “Merak etme Fatma abla, gene olur… Bırakmam seni, bu gece buradasın! Nasılsa annen de yok, bizimkiler tatilde zaten!” dedim. “Ne biçim adamsın be Adil; yarım saattir neler yapıyorsun, halen abla diyorsun. Oldu mu şimdi?” dedi. Yanına uzanıp sarıldım ve “İşin güzelliği orda Fatma abla, işin zevki orda… Nasıldı; hoşuna gitti mi?” dedim. “Hem de nasıl! Tam söylenen gibiymiş, kızgın kumlardan serin sulara atlar gibi!” dedi. “Esas gerçek zevki yaşayınca daha da mutlu olacaksın, emin ol!” dedim.

“Senden birşey istesem…” dedi. “Söyle! Çekinme!” dedim. “Ona dokunabilir miyim?” dedi, gözüyle sikimi işaret ediyordu. “Elbette! Hatta nasıl yapacağını da göstereyim bak…” dedim. Ben sırtüstü yattım; o yanımda bacakları kıvrık duvara yaslandı. Ben 31 çeker şekilde sikimi sıvazlarken ona anlatıyordum, “Bak böyle yapacaksın bir elle, diğer elinle de taşaklarımın altını kaşır gibi okşayacaksın… Beni tekrar hazır et; ben de senden birşey isteyeceğim!” dedim. O işine başlamış bana gülücükler atarken ben de onun memişlerini okşuyordum. Fatma abla, “Elimde büyüdüğünü hissediyorum; hem sert, hem yumuşak… Ne tuhaf!” deyip duruyordu heyecanla.

O an Fatma ablanın cep telefonu çaldı. Arayan annesiydi. Telefonunu açmadan fısıltıyla konuştum; “Bir elle işine devam et, diğeri ile konuş!” dedim. İtiraz etmeden yaptı. “Alo anne, nasılsın? Ben mi? Adil’lerdeyim, bilgisayar öğretti bana. Halen de öğretiyor…” deyip, bana göz kırptı. O konuşurken olayın heyecanıyla sikim ilkinden daha sert ve haşmetli olmuştu. Telefonu kapattığında kahkaha atıyordu, “Annem, (Çocuğu çok yorma, yemek yap, doyur!) diyor. İçimden (Doyuruyorum merak etme!) dedim.” dedi. “Deseydin ya; (Anne o da beni doyurdu!) diye!” dedim, gülüştük…

Sikim artık kıvama gelmişti, “Uzan yanıma şöyle!” deyip onu yanıma çektim ve “Şimdi de ben senden birşey isteyeceğim Fatma abla!” dedim. “Nedir?” dedi. “20 yıl önce, o çok beğendiğim kalçalarından kayarak boşalmayı hayal ederdim. Şimdi bunu gerçekleştirmek istiyorum; olur mu?” dedim. “Kayarak boşalmak derken? Arkama sokmayacaksın di mi?” dedi. “Yok yok, girmeyeceğim! Sadece deminki gibi sürterek boşalacağım, bu sefer sırtına doğru olacak…” dedim. “Peki!” deyip yüzüstü döndü ve “Domalmam gerekiyor mu?” diye sordu. “Yok gerekmez, tam hayal ettiğim şekilde olmalı!” dedim.

Yüzüstü yatınca o muhteşem poposu ortaya çıktı. Nazikçe elimi poposunda gezdiriyordum, “Vay be… Kim derdi ki hayaller 20 yıl sonra gerçek olacak diye!” diyordum. Bir yandan da omzunu öpüyordum. “Biraz beline yük binebilir ağırlığımdan, ama çok sürmez merak etme!” dedim. Yavaşça kalkıp bitişik bacaklarını altıma alarak hafifçe oturdum. Poposunu birkaç dakika okşadıktan ve öptükten sonra sikimi bedenlerimizle paralel bir biçimde göt yanaklarının arasına, poposunun bitip bacakların başladığı yerden yukarı doğru yerleştirerek üstüne yattım. Bu sefer ağırlığımdan dolayı inliyordu. Memelerini avuçlayıp harekete başladım. “Ohh Fatma abla, ikimiz de tazeyken sikişemedik, ama şimdi bak her yola getirdim seni! Tahminimden de yumuşakmış götün! Ohhhh, muhteşem!” diyordum.

Tam 10 dakikalık gitgelden sonra boşalmak üzereydim. “Zevk suyumla yıkayacam seni yavrum, döl manyağı yapacam seni! Ohhh! İşte bu, işte bu! Geliyorum, geliyorum… Geldimmm!” diye çığlık atıyordum. Gelgitlerin şiddetiyle taşaklarım poposunda, sikimse beline paralel havada kalmıştı boşalırken. En çok ta o bölgesini severdim. Beliyle poposu arasında kalan kıvrım öyle derindi ki, (Küçük bir çocuk oturabilir buraya!) derdim eskiden.

57 toplam görüntülenme, 2 bugün

Bu kadarını beklemiyordum

Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Selam ben Dilek, 37 yaşında, 13 yıllık evli, 2 çocuklu bir kadınım. Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde kendisi 2 defa boşalırken, beni de en az 5-6 kez orgazm eder. Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan. Ve sikişmemiz daha kaliteli ve mükemmel olur.

Bundan 3 sene önce Erdeğe tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, çocuklarla plajda oturup oyunlar oynuyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde sikişiyorduk. Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam, yakımızda oturan ailenin çocuğunun bize baktığını gördü ve bir börekte çocuğa uzattı. Ama çocuk almak istemedi. Derken annesi yattığı yerden kalktı ve “Oğlum ne yapıyorsun sen? Amcayı rahatsız etme!” dedi. Ben de hemen, “Yok ne rahatsızlığı, çocuk bu, canı çekmiştir diye kocam çocuğa börek veriyordu.” dedim. Kadın, “Tamam ozaman, amcanın verdiği böreği al, ama bir daha rahatsız etme!” dedi. Kocam da çocuğa, “Olur mu, istersen yine gel al!” dedi. Kadın çocuğun elinden tutup götürdü. O sırada kadının kocası da bize bakıyor, dinliyordu. O da teşekkür etti…

Sonra biz denize girdik, bizim çocuklar kumlarla oynuyordu. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çocukla annesi de kumla oynuyorlardı. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım. Kadının adı Serpilmiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz çocuklarla biraz oynadıktan sonra, ben kalktım kumlardan temizlenmek için denize doğru yöneldim. Serpil de, “Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde temizlenip çıktık, Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım. Biraz sonra Serpilin kocası dondurma almış gelmiş, çocuklara ve bize verdi. O sayede onnla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbuldan gelmişler.

Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burağı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Burağın bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belliydi. Kalkarken, “Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık. Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve çocukları yatırdıktan sonra, saat 22:00 gibi dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik birşeyler içtik, sonra vedalaştık…

Ertesi gün denize gittik, onlar da geldiler, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Ama adam hep bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpili de kocamı süzerken birkaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, oturuken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu. Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasada farkediliyordu. Özellikle ıslakken. Bunu kocama da söyledim, “Serpili senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye. Kocam da, “Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü geçiştirdi. Ben, “Kadın sana kafayı takmış, sana kendini siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı.

Aradan 3-4 gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. 1-2 gün sonra biz de İstanbula döndük. 2 gün sonra Brak kocamı cepten aradı, “Bugün görüşelim mi?” dedi. Kocam da, “Olur!” dedi. Akşam Kadıköyde buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımız döktük. Ordan çıkınca onlar, “Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dediler. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. “Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil, “Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dediler. Burak ta, “Orda dolapta Viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam da, “Kahve içmeye geldik, içki içmeye değil.” dedi. Burak, “Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz ozmana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, azda bana getirdi.

5 dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçekdesenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymiş, içinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu. “Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz, zaten denizde bikiniyle gördüğünüz için… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak ta gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Bir baktık az sonra Burak ta penye capri ile geldi, “Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Serpil de, “Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet filan derken, Burak, “Bir fıkra anlatmak istiyorum, ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım?” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen, “Anlat!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Sonra birkaç tane daha anlattı. Bu arada Serpil kocamın karşısında oturuyordu, bir ara bacaklarını araladığını gördüm, ki o anda altına külot da giymediğini farkettim. Ara ara komple açıyor, arada bacak bak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. Kocama baktım, o da arada Serpilin bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama bakmamak için kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu orospu…

Burak ta devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani, nede olsa adam gerçekten yakışıklı idi, yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı, “Ben göstereyim, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Ama gözlerinin kalçalarımda olduğunu tahmin edebiliyordum, üstümde zaten kalçalarımı sergilediğim, dizimin 1-2 parmak üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan etek vardı. Labayo varana kadar, ne kadar sıklıdım anlatamam, sanki ben gittikçe lavabo kaçıyordu, rahatsız olmuştum kalçamdaki gözlerden. Ama hoşuma da gidiyordu ve ben beynime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum yürürken. Serpille kocam da salonda yalnız kalmıştı, aklım bir yandan da ordaydı, acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu.

Nihayet lavaboyo varmıştık, teşekkür ettim Burağa, o salona döndü, ben lavaboya girdim. İçerden kahkaha sesleri uzak olduğu halde bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum. Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı, elimi amıma atıp yokladım, farkında olmadan amım sırılsıklam olmuştu! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce Burağın önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu. Daha önce hiç böyle olmamıştım. İşedikten sonra Burak aklıma geldi ve amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir ekmek fırını vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu. Titreyerek orgazm olup boşaldıktan sonra kendime geldim. Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım, ama halen sularım geliyor, çığlık atmamak için dişlerimi sıkıyordum resmen. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım…

Burak, “Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu. Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergilemiş, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpilin amını ben gördüğüme göre, kocam da illaki görmüştür diye kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu. Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şelikle kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak ta çadırı kurmuştu. Demek ki Serpilin kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu. Serpil sonra da kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı ve orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Serpil adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, heryerini kocama sergiliyordu.

Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi, “Dilek… Bana az yardım etsen?” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım ve Burak yine kalçalarıma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında. Mutfakta Serpil bana gülerek, “Kız orospu, sen ne şanslı karısın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden, “Neden ki?” diyebildim sadece. “Kocan çok yakışıklı ve kocaman siki var! Erdekten beri kocanın sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir 10 kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden (Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!) diye geçirip, “Nerden çıktı bu şimdi?” dedim. Serpil devam etti, “Görünen köy kılavuz istemez kızım, siki bariz belli oluyor, zaten şuan çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi.

Ben artık dayanamadım ve “Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın, ne am kaldı görmediği, ne göt, nede göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, altına don sütyen giymemişsin, birde açıp her dakika gösteriyorsun kocama, önünde domalıyorsun amını gösteriyor oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani, adama işkence yapıyorsun!” dedim. Serpil de, “Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki, seni sikerken zaten görmüyor mu am göt göğüs?” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, “Ee, nasıl sikiyor seni? Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, “Sen nebiçim bir kadınsın yaa, utanmıyormusun?” dedim. “Asıl sen utanmıyormusun bu koca yarraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya!” demez mi birden, ben yine şok tabi. Ardından ekledi, “Ben bugün kendimi ona siktirisem kızarmısın?” dedi. Tepem iyice attı, “Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim…

Serpil, “Ozaman deneyelim mi? Ben bugün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok!” dedi. “Tamam, sikerse siker, ne yapayım?” dedim, ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı, ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa, ya kocam benden başka birini sikerse diye. Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu. İçimden, (Eğer kocam öyle birşey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burağa kendimi siktiririm! Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup sex fantazimiz de gerçek olur! Zaten seyrettiğimiz pørnølardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırız. Üstelik ben de hep istiyordum 2 tane yarrağı aynı anda yemeyi. Hem Burak ta gayet yakışıklı ve iyi bir adamdı, ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için. Ve Serpil de çok güzel, alımlı, sexi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzel, kocam da sikmek için bundan daha iyi am mı bulacak?) diye geçirdim ve herşeyi akışına bıraktım. Mutfaktan çıktık…

İçerde Burakla kocam oturmuşler, ikisi de çadırı kurmuş, birerde içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı. Benim hep bir gözüm Serpilde, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpile sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak ta bana resmen sulanıyor, aslıyordu. Ve benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu. Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burağın bardağını aldı, “Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak, “Koy karıcığım!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve “Aslında senin bana koyman lazım ama…” diyerek bardağı doldurdu. Sonra birde müzik açtı ve kocama dönüp sexi bir şekilde oynamaya başladı. Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da. Orospu çok güzel oynuyor, arada amına götüne kadar gösteriyordu. Ve az sonra kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu…

Burak ta beni kaldırdı. Ben de Serpile inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burağın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile. Belli ki amacıma ulaşmıştım ve ben de Burağı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, heryerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Kalçalarımda Burağın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve Burağın sikini daha çok hissetmek için uğraşıyordum ve iyice sürtünüyordum. Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdekten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burağın sikini hisetmek için önümü dönmüş, Burağın bacaklarının arasında dans ediyordum ve eteğimi sanki yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir sike sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu.

Bir ara Burağın eli kalçalarımda gezinmeye başladı. Arada kalçalarımı sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip dahada yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki, kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpilin yaptığı okadar orospuluğa rağmen halen mesafeli duruyordu. Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burağa baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpilin beline sarılıverdi. Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden böyle birşey yaptı diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, kalçalarımı sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpile yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı…

Ben de Burağın dudaklarına yumuldum ve ısırıcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak öpüşüyoruz. Elimi de Burağın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başldım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu. Ama kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden. Ama mecburen elimizdeki ile yetinceğiz. Aslında çok küçükte değildi, bir kadını doyuracak boyutlardaydı. Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Serpil kocamın tişörtünü çıkarmıştı. Sonra da eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi ve tüm hışmıyla yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da bana bakıyor, (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle, alabildiğince o iri siki ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada svazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocam da Serpilin göğüslerini avuçlamış yoğuruyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi…

Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Burağın şortunu indirdim ve o lavoboda beni kendimden geçiren siki serbest bıraktım. Gerçekten de düşündüğüm gibi kocamınkinden ufaktı, ama yine de güzel ve damarlıydı. Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye. Burak ta boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de, “Bebeğim benimki kocanınkinden küçük, ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir, zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim, bebek gibisin, harikasın, 2 tane çocuk doğurmuşsun ama halen taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni dahada ateşledi ve yutarcasına sikini emeye yalamaya başladım. Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Buraktan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum ve ziyan olmasın diye de, komple kafasını yalayarak temizledim

O sırada Kocam da Serpil ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpilin ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşalmıştı ki, Serpilin ağzına döller resmen fışkırıyordu. Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonun geçtiler, kocam da Serpilin amını yalamaya başladı. Ben de Burağın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Burağın siki hemen dikildi. “Hadi erkeğim, doyur beni, sik artık beni, amım alev alev yanıyor, sula onu döllerinle, söndür amımın ateşini!” dedim. Burak, “Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” deyip beni yere doğru uzandırdı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim. Yumuldu amımı yalamaya. Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazmlar yaşıyordum.

Serpil ise kocama, “Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği, sik beni, amımı götümü sik parçala, onları bugün sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu. Kocam sikini eline almış, Serpilin amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de, “Hadi Burak sen de beni sik!” diye bağırdım. “Tamam bebeğim!” diyerek, amıma sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi amıma. Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, “Ohhhh!” çektim. Bir yandan da kocamla Serpile bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu. Belli ki kocam onu boşaltmak üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra boşalmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım…

Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama, “Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpilin götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu. Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryad figan bağırıyordu. Bir baktım bacaklarından hafiften kan süzülüyor, sanırım kocamınkini alamamış ve götü yırtılmıştı. Serpil, “Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü, senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dileği tost yaparsınız!” diyerek kocamı uzatıp, sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı. Yarak amına girerken Serpilden acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa köküne kadar yavaş yavaş almıştı. Burak kalktı Serpilin götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı…

Serpile imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama gece daha bitmedi, nede olsa ben kocamın sikine alışığım, hertürlü alıyorum, Burağınki de fazla büyük değil, Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben zevke fazlasıyla ulaşırım diye düşündüm. Burak tam Serpilin götüne sokacakken, Burağa, “Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpilin götüne, ama önce ağzıma alıp ıslatayım da, Serpilin götüne rahat girsin sikin!” dedim ve Burağın sikini azğıma aldım, emmeye başladım. Hem böylelikle Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burağın sikini, yavaşca Serpilin götünün deliğine yasladım ve halen tutuyordum, Burak ta yavaşca ittiriyordu. Kafası az girince bıraktım ve “Hadi koçum kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir Ohhh çekti ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya. Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpilin amını götünü sikiyor, pompalıyorlardı…

Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpilden sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpilin götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış, “Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burağın siki küçülünce, Serpilin götünden sikini çıkardı ve kebdini kenara attı. Kocam halen sikiyordu Serpilin amını. Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gbi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu, “İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim, halen içimdesin, sikin dolduruyor amımın heryerini, hissediyorum tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim, sik beni, sik te Burak görsün, kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diyerek. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi.

Ama ben de Serpilin dediklerinden iyice tahrik olmuştum, biryandan amımı okşuyordum, bir yandanda göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve “Hadi bebeğim al ağzına kaldır, nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burağın sikini emerken, kocamın, “Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama, “Aşkım sakın Serpilin içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak, “Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burağa, “Az bekle, ben seniboşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı. Kocam Serpilin amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu, “Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpili üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı indiriverdi…

Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burağın sikini elimle 31 çeker gibi sıvazlıyor, onu beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burağın sikini nihayet kaldırdım ve “Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak, “Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama, “Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için. Burak, “O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi. Ben de, “Hay hay, nasıl istersen Burakçığım!” dedim. Kocam uzandı yere, ben o çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda alıverdim amıma. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti amıma. Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak ta arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir Ohhh çektim ki, düşman çatlatırcasına…

Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, 1 bağıracağıma 5 bağırıyordum, sırf Serpile inat olsun diye. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu. Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burağın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı. “Sakın çıkartma Burakcığım, devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı. Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu. Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtme idi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikli idi.

Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpile, “Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe. Serpil orospusu tabii dünden razı, “Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, yırt götümü, kanasa da, bağırsam da, bayılsam da, aldırma, köküne kadar sok, götümü sik parçala!” diyerek hemen domaldı. Burağa baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu. Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpilin götünün yanaklarını ayırdım ve deliğine bolca tükürdüm, götüne rahat girsin diye. Kocam yerini aldı ve Serpilin götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil bağırıyordu, ama, “Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi. Ben de onların arkasına geçip, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı…

Fakat Serpile hayret ediyordum, inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götü harbiden yırtılmış parçalanmıştı, buna rağmen karı halen, “Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpili bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burakla oturduk, 15-20 dakika onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı, “Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!” diye. Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpilin götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikici, ikimizi de bitirmişti…

Hepimiz biraz uzandık ve dinlendik. Sonra sırayla duş almaya gidecektik. Kalktığımızda etrafa bir baktık ki, heryer döl içinde kalmıştı. Serpil, “Bizim yukarda yatak odasında duş var, biz yukarı çıkarız, siz buraya girin!” dedi. “Peki!” dedik, gidip duşumuzu aldık. Geldik salona. Az sonra onlar da indiler. Serpil yanıma geldi oturdu, “Kız kocan harika bir sikici, beni dağıttı valla. Ben bugün kocana kendimi siktirecem demiştim değil mi, siktirdim işte gördün. Ama sen de az orospu değilsin, sen de sikilmeye doymuyorsun!” dedi. Burak ta kocama, “Tebrik ederim üstat, fena siktin benim karıyı, amını götünü dağıttın orospunun, ama müstahak o, Erdekten beri okadar çok istiyordu ki senin tarafından sikilmeyi ve emeline ulaştı!” dedi. Sonra bana dönüp, “Sen de harikasın bebeğim, sen sikilmeye doyulmayacak kadınsın! Kocan çok şanslı, iyi erkek seçmişsin, zaten sana da onun gibi erkek yakışırdı!” dedi.

Eve gitmek için kalktığımızda nerdeyse sabah olmak üzereydi, şafak söküyordu. Kapıda öpüşüp vedalaşırken, Serpil kulağıma eğilerk, “Ben yine yemek isterim o kocaman siki Dilekciğim, haberin olsun, kıskanmak, darılmak yok!” dedi. Ben de, “Ne zaman istersen yiyebilirsin canım!” dedim ve çıktık. Gerçektende harika bir gece olmuştu, ama hiç aklıma gelmezdi böyle sikişeceğimiz!

59 toplam görüntülenme, 1 bugün

Yengem Çok Havalıydı

Aldatma Hikayeleri, Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Amatör Sex Resimleri, Anal Sex Hikayeleri, Anal Sex Resimleri, Azranın Yeri 30 Kasım 2023

Merhaba arkadaşlar. Bu başımdan geçen ve bundan bir yıl önce yaşanan olayı ne zamandır yazmak istiyorum ama cesaret edemedim, şimdi yazıyorum. Adım Uğur, 25 yaşındayım, 1.89 boyunda, çevrem tarafından yakışıklı bulunan, esmer biriyim. Ankara’da bir şirkette çalışıyorum. Sakin bir apartmanda oturuyorum, zaten üst kattaki daire boş, epeydir satılık. Bekar olduğum için pek maddi sıkıntım olmuyor. Geçen sene Mart ayının sonlarına doğru, memleketim İzmir’den Annem aradı ve “Ayhan amcan geliyor, onları karşıla!” dedi. Sıkılarak, “Tamam.” dedim. Annemle konuşmalarımızda amcamın evlendiğini duydum. Ayhan amcamı tanımlarsam, 1.76 boyunda, göbekli ve seyrek saçlı biridir. Çoğu akrabam sevmez kendisini, onun hakkında herkes ‘Sonradan görme!’ derler. Ben ise amcamı en son Lise dönemimde görmüştüm.

Tatil olduğu için uzun yattım ve ertesi gün Saat 18:00 gibi uyandım. Daha amcamların gelmesine vakit vardı. Duşumu aldım ve kot pantolon ve gömlek giyerek çıktım. Arabama atladım ve karşılamaya gidiyordum, ama o arada da düşünüyordum, amcam orta yaşın üstünde biriydi ve büyük ihtimalle evlendiği kadın da 50’nin üstündedir falan diye düşünüyordum. Terminale vardım ve beklemeye başladım. İzmir otobüslerinden birinden Ayhan amcam indi ve ben direkt tanıdım, hemen yanına gidip, “Hoş geldin Amca!” dedim, birbirimize sarıldık. Muavin Valizleri verirken, amcamla ayak üstü biraz muhabbet ettik. Ben, “Amca evlenmişsin, hayırlı olsun da, yengem nerede?” diye sordum. Amcam da gülerek, “Yengenin işleri var, yarın gelecek!” dedi. İçimden (Kadıncağız senden ayrı kalmak için iş çıkartıyordur kendine!) diye geçirdim. Neyse, valizi aldık ve arabama bindik.

Arabada amcamın hiç çenesi susmak bilmedi, bir iş kurduğunu ve zengin olduğunu söyledi. Hakikaten de görgüsüz biriydi. Çenesinden biran önce kurtulmak için arabayı son sürat sürüyordum eve. Evime girince amcama, “Kusura bakma Amca ortalık dağınık biraz, bekar evi işte ne yaparsın…” dedim. “Birşey olmaz oğlum, iki sene öncesine kadar biz de böyleydik!” dedi. Biraz oturduk, çay kahve ve sohbetten sonra, amcam sırıtarak cebinden bir anahtar çıkarıp gösterdi ve yukarıdaki boş katı satın aldığını, artık burada olduğunu, temelli geldiğini söyledi. Başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü, ben birkaç gün kalırlar giderler diye düşünürken, temelli gelmişlerdi. (Eşeğin sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş!). Moralim bozulmuştu, ama belli etmedim ve mecburen, “Çok iyi etmişsin amca, çok sevindim!” dedim. O gün amcam benim yatağımda, ben de salonda uyudum…

Ertesi gün kalktım, duşumu aldım ve yine aynı tarz’a yakın birşeyler giydim. Belki amcamın evlendiği kadının bana göre kızı falan vardır diye aklımdan binbir türlü şey geçiriyordum. Yarım saat sonra amcam kalktığında beni görünce, “Vaay ne yakışıklı olmuşsun yeğenim!” dedi ve güldü. Ben de öylesine bir gülüş atarak, “Hadi sen de hazırlan da terminale gidelim, yengemin gelmesine az kaldı!” dedim. Amcam ise, “Benim emlakçıyla görüşmem gerekiyor, Kızılaydan işyeri satın alıyorum, sen git al yengeni, o seni tanır büyük ihtimalle, senin resimlerini göstermiştim.” dedi. “Tamam!” deyip çıktım evden…

Terminale gittim ve beklemeye başladım. O arada etrafı seyrediyordum, arabaya yaslanmıştım. Artık nasıl daldıysam, arkadan bir kadın geldi ve bana seslenerek, “Özür dilerim, Uğur bey sizmisiniz?” dedi. Gerçekten çok hoş bir bayandı. Büyük ihtimalle bir yer sormaya gelmiştir diye düşündüm, ama öyle olsa adımı nereden bilecekti? Kendimi toparladım ve “Evet benim, buyrun?” dedim. Kadın kendini tanıttı, meğer Ayhan amcamın karısıymış! Ev şokundan sonra ikinci şoku yaşadım. İçimden (Ohaa lan, çüş artık! Odun gibi amcamın evlendiği karıya bak! Olamaz!) dedim. Ben şoku atlattıktan sonra, “Hoşgeldin yenge!” dedim ve tokalaştık, yanaktan öpüştük. Valizini alıp bagaja koydum. Kendisi de arabada arkaya oturdu. Utangaçtı, ama muhabbet etmekten çekinmiyordu. Yengem beyaz tenli, uzun boylu, sarışın ve mavi gözlü bir kadındı. Kalçaları gayet dolgun ve yuvarlak göğüsleri de dik, ama çok büyük sayılmasada, çok küçük değildi. Ankara o dönemlerde yine biraz soğuk olduğundan üstünde kaban vardı ve sadece bu kadar görebilmiştim. Ama arabada kabanı çıkartınca gerçekten buzdağının görünmeyen kısmı gibi güzelliğini fark ettim. Eve gelene kadar muhabbet ettik, yaşlarımız aynı olunca muhabbet de güzel oluyor. 24 yaşında olduğunu ve adının Aslı olduğunu öğrendim. Yengem benim kafa dengim bir hatundu, maçlara ve konserlere gitmeye bayıldığını söyledi.

Bu konuşmalarla eve vardık ve bir süre oturduk beraber. Fark etmiştim ki, önceden bir erkekle aynı yerde pek kalmamış, resmen beni her seferinde süzüyordu. Biz çaylarımızı içerken amcam da emlakçıyla işini halletmiş ve eve geldi. Hep beraber sohbete başladık. Ama yengem amcama hep, ‘Hı hı’, ‘Evet’ yada ‘Hayır’ diyerek kısa kesip geçiştiriyordu ve çoğunlukla benle muhabbet ediyordu. Yatana kadar muhabbet ettik. Yatma vakti gelince, ben odamı onlara verdiğim için, Ayhan amcam yengemin kolunu çıkarırcasına asılarak, “Geç bakalım yatak odasına!” dedi ve odama gittiler. Ben de salondaki kanepede uzandım ve son iki günde yaşadıklarımı düşünüyordum. Bir ara içerden sesler gelmeye başladı. Ama sesler Ayhan amcamdan geliyordu, galiba yengem zevk almıyordu, nede olsa 25 yaş farkı var aralarında. Doğrusu yengeme üzülmüştüm. Bu düşüncelerle uyumuşum…

Sabah beni yengem uyandırdı. “Kahvaltı hazır, hadi kalk uykucu!” diyerek. Kafamı kaldırıp, “Hani amcam daha kalkmamış, biraz daha yatayım…” dedim. Yengem de, “Amcan çoktan gitti, işleri varmış! Hadi kalk!” deyip, yastıkla şakasına vurarak beni kaldırmaya çalışıyordu. Ben kalkmak istemeyince, beni gıdıklamaya falan başladı. Ben de kolundan tutarak yatağıma yatırdım ve kendim kalktım. Sonra yengemi kucaklayarak, kucağımda masaya kadar götürdüm. Yengem biryandan beni gıdıklamaya devam ediyor, biryandan da kahkahalarla gülüyordu. Ardından, neşeli bir şekilde beraber kahvaltımızı yaptıktan sonra, “Ankarada birkaç akrabam var, onları ziyarete gitmek istiyorum, beni götürürmüsün? Amcana söyledim, belki bir iki gün kalabiliriz diye, o da izin verdi. İşin yoksa ve eğer istersen sen de kalırsın?” dedi ve ben de kabul ettim. Hazırlandık çıktık…

İlk başta teyzesine gittik. Teyzesi yatalak bir hastaydı, ama yine de huzur doluydu. İçeriye ilk girdiğimizde kapıyı (yengemin kuzeni olduğunu sonradan öğrendiğim) Elif açmıştı. Elif yengemle uzun bir selamlaşmadan sonra, bana elini uzatarak, “Hoş geldin Enişte!” dedi (Elif beni yengemin kocası sanmıştı). Bir anlık duraksamadan sonra yengemle ben gülmeye başladık. Sonunda yengem durumu anlattı ve Elif biraz utanır gibi oldu. Orada bir gece kalmıştık. Yengemin kuzeni Elif 16 yaşındaymış ve Liseye gidiyormuş. Kısa sürede arkadaş gibi olmuştuk Elifle. Gerçekten harikaydı, uzun boylu, esmer bir kızdı. Yengemin kocası olmadığımı öğrendiği andan itibaren Elif gözlerini bana dikmişti. Yengem de sanki özellikle balkonda olsun mutfakta olsun Elifle beni yalnız bırakıyordu. Elif te her fırsatta yanıma sokuluyor, nelerden hoşlandığımı, ne tür müzik dinlediğimi, sevgilimin olup olmadığını falan soruyor, birşeyler anlatırken sürekli elime koluma dokunuyor, nerdeyse ağzımın içine girecek kadar yakınlaşıyor, resmen yazılıyordu bana. Hani ortam müsait olsa hemen altıma yatacak, o denli yani…

Sabah kahvaltıdan sonra çıktık. Arabada yengeme, “Senle beni karı koca sandılar!” dedim ve güldüm. Yengem de güldükten sonra, “Doğru, ama yaşlarımız aynı, o yüzden öyle sanmaları normal, keşke orada hiç bozuntuya vermeden seni kocam olarak gösterseydim, zaten teyzemlerle çok görüşmüyoruz!” dedi, ama ciddiydi. Ben gülmeyince, yengem kıvırmak için güldü. Ama artık çok geçti, sanki bir mesaj verir gibiydi ve ardından benden birşeyler bekledi, ama birşey bulamayınca şakaya vurdu. Böylece 3-4 gün yengemin yıllardır görmediği akrabalarını dolaştık. Ve gittiğimiz her yerde, bizi karı koca sandılar.

Artık yengemle eve dönmüştük. Yukarıdaki kattan sesler geliyordu. Benim eve daha girmeden, önce yukarıya çıktık ve amcam evi 4 günde halletmişti. Gerçekten parası boldu, aldığı eşyalardan belli oluyordu. O gün yukarıya yerleşip, orda yaşamaya başladılar. Ogünden sonra ben pek yukarıya çıkmadım. Ama yengem tek kalınca üzülüyor gibiydi, beni her fırsatta davet ediyordu. Bir keresinde onlara yemeğe gittiğimde, amcam bana, “Sık sık gel oğlum, akşam yemeklerini bizde yersin, bekar adamsın!” dedi. Benden cevap gelmeyince gülerek, “Bekar adamsın tabii, evine giren kız çok olur! Anladııım, ondan gelmek istemiyorsun, hınzır seniii!” dedi. Masada ondan başka kimse gülmese de, kendi esprisine kendi güldü…

Amcamı para çok bozmuştu, her gece eve, sabaha karşı saat 3-4 gibi, zil zurna sarhoş geliyordu. Bir keresinde amcam işine gittikten sonra, yengem ağlayarak bana geldi ve dertleşmeye başladık. Yengem, “Bu adamın hali ne olacak Uğur? Kaç haftadır eve sarhoş geliyor, bir kez takip ettim, pavyona gidiyor hep, pavyondan karılarla çıkıp otellere gidiyor, daha evdekini halledemeden dışarıya dikti gözünü namussuz, yaptığı şerefsizlik yetmiyormuş gibi, bir de gelip beni dövüyor!” dedi ve pencerelere baktıktan sonra sırtını açarak morlukları gösterdi. “Hayvan herif, hergün kemerle dövüyor! dedikten sonra benden tepki bekledi, ama ben ne diyeceğimi bilmiyordum, şok olmuştum doğrusu. Bu tepkisizliğim üzerine, “Seni sıktım, pardon!” dedi ve kalkıp gitmek istedi. Ben de kalkarken elinden tuttum ve yanıma oturtup, “Yok ya ne sıkması? Evdekini halledemiyor dedin… Yenge yanlış anlama, ama açarmısın bunu biraz?” dedim, tabii amacım farklıydı…

Yengem de anlattı. Amcam yatakta birşey yapamıyormuş, “Zar zor kaldırıyor, onda da 2-3 dakika ya sikiyor ya sikmiyor, hemen boşalıyor, ve ben bu sikişten birşey anlamıyorum!” dedi. Yengemin bukadar açık konuşmasına hem şaşırmıştım, hem de sevinmitim. Yengeme sarılarak, sırtını sıvazlayıp, “Üzülme yenge, bir hal çaresi bulunur elbet!” diye teselli etmeye çalıştım. Yengem de yanaklarını yanaklarıma yapıştırıp, “Daha gencim, ne olacak benim halim?” diyerek, bana iyice sarıldı. Saçlarının ve parfümünün kokusu, bana sarılması, yanağını yanağıma dokundurması sikimi kaldırmıştı. Elimi sırtından beline, ordan da poposuna doğru kaydırıp, poposunu usulca okşamaya başladım. Çok riskli birşeydi bu yaptığım, ya hedefime ulaşacaktım, ya da tokatı yeyip rezil olacaktım, belki birdaha asla memlekete dönemeyecektim. Ama herşeye rağmen bunu yapmaktan kendimi alıkoyamıyordum.

Yengem yanağını yanağımdan çekip, bir süre yüzüme baktı ve ardından dudaklarıma yapıştı. Yengemle koltukta öpüşmeye başladık, ama ne öpüşme! Büyük bir olasılıkla yengem uzun zamandır adam gibi seks yapmamıştı. Yengem sanki aklımdan geçenleri okur gibi, öpüşmeyi kesip, “Amcandan önce kimseyle ilişkim olmadı, ama amcan sadece kızlığımı alabildi, onun dışında doğru dürüst beceremedi beni, ilk sen olacaksın!” dedi. Ben bunu duyunca öyle bir azdım ki, yengemi deli gibi öpmeye başladım. Gerçekten ikimiz de alev gibi yanıyorduk. En sonunda ellerimi o dik göğüslerine attım. Benim ilk değildi, ben bu işi iyi biliyordum. Evde normalde eşofman tişörtle gezdiğimden çıkarmam kolay oldu. Yengemin de üzerinde tişörtü vardı ve südyen giymemişti, sertleşmiş uçları tişörtten belli oluyordu. Yengemi sırt üstü yatırdım, ama sırtının ağrısından pek yatamıyordu. Tişörtünü çıkarıp göğüslerini öpüp yalamaya başladım. İki memesi arasında kafamı çeviriyor, bir onu öpüp yalıyor emiyordum, bir diğerini yalıyordum. Boşta kalan göğsünü ise elimle yoğuruyor, uçlarını eziyordum. Bazen de dil darbeleri atarak, yengemi daha da azdırıyordum…

Altımdaki eşofmanı ve donumu çıkartınca, yengem hemen yarrağımı ağzına aldı. Çok iyi yalamasada, bence güzel yalıyordu. Bu arada ben 6 aydır ilişkiye giremediğimden, çok dayanamadım ve yengemin ağzına yüzüne boşaldım. Midesi kalkmadan döllerimin hepsini yutması beni şaşırttı. Sikim inmemişti daha, yengem de ara vermeden yalamaya devam etti. Çok iştahlı yalıyordu, ağzıyla çoğunlukla sikimin gövdesine kadar gidip gelsede, arada köküne kadar alıyor ve 10 saniye falan bekliyor, nefessiz kalınca çıkarıyordu. Gerçekten profesyonel pørnø starları gibiydi ve arada taşaklarımı ağzına alıyordu. En son yengemi kucakladım ve yatak odasına götürdüm. Yatağıma nazikçe bıraktığım gibi altındaki eşofmanı bir hamlede çıkarttım. İçinde dantelli kırmızı bir külot vardı ve onu çıkartmadan amını yalamaya başladım. 5 dakika yaladıktan sonra, sikimi külotunun üstünden amına sürtmeye başladım. Yengem altımda çıldırıyordu, “Hadi sok lütfen aşkım!” diye çığlık atıyordu.

Ben yukarıya kayarak, kazık gibi olan sikimi yine ağzına verdim. Yine çılgınlar gibi yalamaya başladı. Ama bu sefer daha uzun yalamaya başladı. Ben de saçlarını toplayıp, başını iyice kendime doğru çekiyordum. Sonra sikimi ağzından kurtarıp göğüslerinin arasında koyup git gel yapmaya başladım. Bu da onu iyice azdırıyordu. Aşağı kaydığımda, külodu sırıl sıklamdı, kim bilir kaç kez orgazm olmuştu. Külodunu çıkarıp kenara fırlattıktan sonra amına yumuldum ve yalamaya başladım. Mis gibi bir amı vardı. Amının içlerini yaladıkça daha çok inliyordu. Ben amını yalarken parmağımı da ağzına verdim, deliler gibi yalıyordu. 15 dakika kadar yalayarak, 2 kez daha Orgazm ettikten sonra, “Artık sok! Yalvartma beni!” diye inlemeye başladı. Sikimi amının girişine dayadım, ama iyice yalvartacaktım. Sikimi yukarı aşağıya doğru hareket ettiriyordum, arada amının üstüne çarptırıyordum, fakat asla sokmuyordum. Yengem içine almak için kıvranıyordu resmen. En son benim de dayanacak halim kalmadı ve içine sokmaya başladım…

İki senedir amcamla evli olmasına rağmen yengemin amı daracıktı, sanki ilk defa benimle sikişiyordu. Ben yavaş yavaş amına sokarak, sikim gövdesine kadar girince, biraz bekledim. Köklemeden önce biraz git gel yaptım ve iyice alıştıktan sonra kökledim ve tam anlamıyla sokup çıkara çıkara amını sikmeye başladım. Gerçekten sıcacık amı vardı. Yengem bu arada inleyerek titreyerek Orgazm oluyordu. Bu da beni daha çok alevlendiriyordu ve daha hızlanıyordum. Sonunda ben de geleceğimi anlayınca amından çıkarıp ağzına verdim ve boşaldım…

Biraz dinlendikten sonra, yengeme bir posta daha kayacaktım, ama o sırada yengemin telefonu çaldı. Arayan amcamdı, akşama eve erken geleceğini, akşam yemeğine yengemden Biber Dolması yapmasını söylüyordu. Yengem, “Tamam!” deyip, telefonu kapadıktan sonra bana, “Görüyorsun değil mi? Sanki lokantaya sipariş veriyor şerefsiz!” diye söylenerek, hemen apar topar giyinip, dudağıma öpücük kondurdu ve sikimi biraz yalayıp gitti. Ben de o anın zevkiyle uyumuşum…

Yaklaşık 2 saat uykudan sonra uyandım ve kalktım. Geldiğinde amcamın suratını görmemek ve günün kalanını dışarda geçirmek için evden çıktım. Önce biryerlerde birşeyler yedim, karnımı doyurdum, sonra sinemaya gittim, sinemadan çıkışta pasajdaki dükkanları falan gezdim, kendime yeni bir bilgisayar baktım. Sonra saat 22:00 gibi eve geldim, yorulduğum için hemen yattım. Hemen uyuyup, yengemle yaptığımız muhteşem sikişmemizin hayaliyle güzel rüyalar görmek istiyordum…

51 toplam görüntülenme, 1 bugün

Baldızın çıtır kızına kaydım – Sex Hikayeler

Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Eylül ayının ikinci haftasıydı, geçici görev için Tekirdağ’a gönderilmiştim. Bunu biraz da ben istemiştim, çünkü orada üniversite okuyan (baldızımın kızı) Çilem vardı. Hem bir büyüğü olarak onu kontrol edecektim, hemde işimi yapacaktım. Arabamla Pazar akşamı Tekirdağ’a gittim ve anlaşmalı otelimize yerleştim. Daha önceden de orda kaldığım için, ısrarla çatı katındaki deniz manzaralı odayı istedim. Yol yorgunluğu hissetmiyordum, saat de erkendi, bizim Çilem’in öğrenci evine bir baskın yapayım dedim. Arabaya atladım ve Çilem’in evinin önüne geldim.

Seslerden anlaşıldığına göre içeride bir hengamedir kopuyordu. Kızlardan biri avaz avaz bağırıyor, bir erkek sesi de cevap vermeye çalışıyordu. Dışarda beklemeye başladım. Ve birazdan, ince uzun bir genç hışımla evden ayrıldı, peşinden de bir kız koşarak gitti. Ve evdedi hengame de sona erdi.

Arabadan çıkıp zile bastım. İçeriden ağlama sesi geliyordu. “Kim O?” dedi ağlayan ses. Çilem’in eniştesi olduğumu söylediğimde kapı açıldı. Yeğenimin ev arkadaşı Leyla’nın ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce içim parçalandı. Oysaki 20 gün önce bizim yazlığa geldiklerinde nekadar neşeliydi. Az önceki bağrışmayı duyduğumu ve ne olduğunu sordum. Leyla ağlayarak, erkek arkadaşını bir başka kızla kendi yatağında yakaladığını, oysa onu sevdiğini falan söyledi. Leyla’yı teselli ettim, kendisinin daha çok genç olduğundan, yarın birgün o çocuğu unutup başkasını bulabileceğinden bahsettim. Leyla halen erkek arkadaşına küfürler savururken, Çilem ve arkadaşları geldi. Tabi onlar da merakla ne olduğunu sordular. Leyla konuyu bir posta da onlara anlatırken, Çilem boynuma sarıldı ve “Canım eniştem!” diye koca bir öpücük kondurdu yanağıma. Ben de onu öpmek isterken yüzünü çevirdi ve kazayla tam dudağının yanından öptüm. Bu küçük kazaya Çilem gülümserken, doğrusu ben biraz utandım. Çükü Çilem kendi çocuğum gibiydi.

Akşam yemek yeyip yemediklerini sordum. Leyla yememişti, Çilem ve Tuğba ise birşeyler atıştırmışlar. Onlara, “Hadi hep beraber çıkıyoruz!” dedim. Benim arabya atladık hep birlikte ve otelin restoranına gittik. Izgara birşeyler söyledik. Kızlara, “Ne içersiniz?” dediğimde, Çilem ve Leyla bira istedi. Tuğba ve ben, pek alkol almadığımızdan, önce kola söyledik, ama Leyla ve Çilem’e yarenlik etmek için bizler de bira istedik. Hem manzaranın hemde deniz havasından olacak, bayağı bir içtik. Hesap kaçtı bir tarafımıza diye düşünüyordum. Garson Şeref’i kenara çektim, bir 50 Lira toka edip, hesaba tenzilat yapmasını ve kızların daha çabuk kelle olması için biralarına votka koymasını söyledim. Başka türlü hesabın altından kalkamayacaktım çünkü. Şeref elinden geleni yapacağını söyledi.

Saat gece 02:00 oluyordu. Çilem ve Tuğba uyukluyor, Leyla ise bana, karşısına ne kadar fırsat çıktığını, ama sevgilisini aldatmayı asla düşünmediği konusundaki resitalinin 35. baskısını yapmaktaydı. Bir ara bana kendini pek iyi hissetmediğini söyledi. Açıkçası ben de pek iyi durumda değildim. Daha önceden böyle birşeyi tahmin edemediğim için yine de kendimi tebrik ettim. Şeref’e bir işaret çakıp hesabı istedim. Hesap pusulası (160 Lira olarak) geldi. Şeref’e, “Ok, odamın hesabına ekle, yarın görüşürüz!” dedim. Leyla ile birlikte, Tuğba ve Çilemin koluna girerek, yukarıya odama çıktık. Daha sonra kızlar için bir oda daha tutmak için aşağı indim. Resepsyonist Metin ağbi, bana, “Senin yan oda akşam 18:00’de boşaldı, o yüzden başkasına vermeyeceğim, eğer ihtiyacınız varsa o odayı ücret vermeden kullanabilirsiniz!” dedi. Ona teşekkür edip anahtarı aldım ve yukarıya çıktım.

Kızların üçü de alkolün ve sıcağın etkisiyle sızmıştı. Yan odayı bir kolaçan ettim. Odayı tutanlar birkaç saat uzanıp çıkmak zorunda kalmışlar galiba, çünkü ne banyo havluları kullanılmış, nede yatak bozulmuştu. İçinde birkaç izmarit bulunan bir kültablasından başka kirli bir şey yoktu odada.

Önce Tuğba’yı, sonra da Leyla’yı yan odaya götürdüm. Tuğbanın kemerini ve pantolonunun düğmelerini çözdüm, pantolonunu sıyırdım, gayet kolay çıkmıştı. Ben Tuğba ile ilgilenirken, Leyla’nın üzerine kusmuş olduğunu farkettim. Onun da üzerindekileri çıkartmaya başladım. Önce kotunu, sonra da bluzunu çıkardım. Leyla’yı bikini ile defalarca gördüğüm için bu manzarayı yadırgamamıştım, fakat yinede tahrik olmadığımı söyleyemem. Bir koşu odama gidip benim temiz tişörtlerden birini aldım geldim. Üzerine tişörtü giydirirken parfümü ile kendimden geçtim ve boynuna masum bir öpücük kondurdum. Kızların odaları ile benim oda arasında balkondan geçiş olduğu için, odalarının kapısını içeriden kilitleyip, balkondan kendi odama geçtim.

Çilem kendi kusmuğu içinde uyuyordu. Önce askılı badisini, sonra da leş olmuş kotunu çıkarttım. Don sütyen kalmıştı, ama halen saçında, kolunda ve sütyeninde kusmuk vardı. Yatağın üzerindeki battaniye kusmuktan kullanılacak gibi değildi zaten. Battaniyeyi balkona attım. Çilemi kucaklayıp, banyoya götürdüm, küvete yatırdım, üzerine ılık suyu tutmaya başladım. Biraz kendine gelir gibi oldu. Yıkanması gerektiğini, bu şekilde yatamayacağını anlattım. “Ok!” dedi. O yıkanırken ben banyodan çıktım, odaya geçtim. Birkaç dakika sonra havlu istedi. Havluyla birlikte, benim çamaşırlarımdan bir boxer ve tişört verdim. Sonra tekrar odaya geçtim, dolaptan yedek battaniyeyi üzerime alıp, ışığı söndürdüm ve yatağa girdim.

Birazdan Çilem, kurulanmış, benim boxer ve tişörtü giymiş halde geldi. Aslında halen ayılamamıştı, ama en azından temizlenmişti. Benim normalde yatarken iç çamaşır giymek gibi bir adetim yoktur, ama Çilem yanımdayken o halde yatamazdım. Çilem geldiğinde dikkat ettim, ıslanmış sütyenini ve külodunu çıkarmış, sadece benim verdiklerimi giymişti. Geldi ve yatağa süzüldü. Konuşamıyordu, hemen uykuya daldı. Bense bir süre daha uyumamıştım, su içmek için kalktım. Yatağa tekrar girerken Çilem döndü ve bacağıma sarıldı. Ayağımın üzeri tam amına geliyordu, verdiğim boxer bol geldiği için, ayağım amının dudaklarına da değiyordu. Çok tahrik olmuştum. Ayağımı oynattıkça Çilem de hareketlenmeye başladı. Amını benim ayağıma sürttükçe, benim ufaklık artık ufaklık mufaklık kavramını geçmiş, azmanlık mertebesine gelmişti.

Biraz daha aşağıya doğru kaydım ki, ayağımın yerini kasığım ve yarağım aldı. Birazdan Çilem’de hareketlenme tekrar başladı, ama bu sefer benim yarrak Çilemin amına badana çekiyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı, göğüslerini tişörtün üstünden hafiften okşamaya başladım. Çilem uyuduğu için, normal şartlarda biraz sürtündükten sonra uykuya devam etmesi gerekirken, durmuyor ha bire kerkiniyordu. En sonunda durdu. Boşalmıştı. Olaydan çok zevk aldığı amından akan sıvılardan belliydi. Ben de durdum, ama ben daha boşalmamıştım. Onu dudaklarından öpmek istiyordum. O ise, sanki (Memelerim ve amımla oynamana izin veriyorum ya, dudaklarımda ne işin var?) der gibi, dudaklarını kaçırıyor, bir türlü öptürmüyordu. Doğrusu biraz sinirlenmiştim.

Kalktım ve balkona çıktım. Balkonda bir sigara yakacakken, yan odadan (kızların odasından) gelen sesler dikkatimi çekmişti, balkondan hemen onların odaya daldım. Hava aydınlanıyordu ve içerisi alaca karanlıktı. Tuğba sağa sola dönerek yatıyordu, herhalde uyuyordu, yine de tam emin değildim. Ama Leyla yatakta yoktu. Banyoya baktığımda Leyla’yı orada yerde yatar buldum. Sanırım tuvalete gitmek istemiş, ama düşmüştü. Hemen kaldırdım. Yerler ıslak ve kaygandı. Yavaş yavaş yürüyerek balkona çıktık. Temiz hava iyi gelecekti. Leyla balkon demirine yaslanmıştı, ama halen kendine gelemiyordu ve düşecek gibi duruyordu. Arkasından sarıldığımda yarağım çıplak tenine değdi, altında külotu yoktu. İşemek için banyoya giderken çıkarmış olmalıydı. Çok kötü tahrik olmuştum, ama ileri gitmedim, Leyla’yı tekrar odalarına götürdüm ve yatağa yatırdım. Bacaklarını öyle bir ayırmıştı ki, bu sefer dayanamadım ve cillop gibi amına bir dil attım. Leyla hiç tepki vermedi, ama ben Tuğba’nın uyanmasından çekindiğim için, üstünü örtüp odama gittim. Çilemin yanına yattım, uyudum.

Uyandığımda yarağım şişmiş, kasıklarımın ağrısından kıvranıyordum. Çilem ise bacağını ve kolunu üzerime atmış, bütün ağırlığını bana vermişti. Dizimi yukarı kaldırdığımda yine benim yarrak Çilem’in amına değiyordu. Azıcık sürtünsem boşalacaktım. Öyle de yapmaya karar verdim ve sürtünmeye başladım. Biraz da o kıpırdadı. Tam icraat başlayacaktı ki, Çilem yatakta doğruldu. Ne olduğunu anlamadım, benim yarrağı tuttu, beni halen uyuyor sanıyordu galiba, yarağımı öptü ve banyoya gitti. Fırsatı kaçırmıştım, peşinden banyoya gitmek istedim, ama nedense yapamadım. Yatakta kendi kendime kızıyordum.

Çilem banyodan gelip yanıma oturduğunda, ben yatakta doğruldum. Yine kirlilerini giymişti. Bana, “Uyandırdım mı?” dedi. “Yok şimdi uyanmadım.” deyince, utancından alt dudağını ısırmaya başladı. Güldüm. Akşam olanları sordu, kısaca anlattım. Şimdi duş alma sırası bana gelmişti. Ben yataktan kalkmış, duşa giderken, gözünün ucuyla benim alete bakıyordu. Ona kasıklarımın çok ağrıdığını söyledim. Güldü, konuşmadı. Banyodan çıktığımda, “Acıktım!” dedim. Onun da içi kıyılmıştı. Kızların yan odada olduğunu söylediğimde, hemen koştu, onları da uyandırdı. Kahvaltı edecektik, ama otelde öğlen yemeği servisi başlamıştı bile. Kızlara sordum, “Evde çayınız var mıydı? Ben çaysız kahvaltı yapamam!” dedim. “Var!” dediler. Otelden ayrıldık.

Eve giderken, marketten peynir, zeytin, salam, yumurta, domates, salatalık falan aldım ve kızların evine geldik. Öğrenci evlerini çok iyi bilirim, bir dolap vardır ve içindekiler bozuktur, bir şey yememek gerekir. Kızlar aldığım malzemelerle kahvaltı hazırlamaya girişti, ben de evi dolaştım. Kahvaltıda, Leyla, “Deniz kenarındayız, ama daha denize giremedik!” dedi. Ben hemen, “Bugün denize gidelim ozaman!” dedim. Tuğba, “Benim erkek arkadaşım gelecek, olmaz!” dedi. Tuğba’ya, “OK! Sizi evde yalnız bırakalım mı?” dedim. Güldü, evet anlamında kafa salladı. Karar verilmişti, denize gidilecekti. Kızlar iki yıldır o evde bir aradaydılar ve gidilecek hiçbir yeri bilmiyorlardı.

Hazırlandılar, atladık arabama, Uzunçiflik tarafına doğru yol aldık. Bu çevreyi biraz biliyordum, ağaçlı ve kıraç bölümler arasında küçük gizli plajlar vardı. Bunlardan birine saptık. Hem hafta içi, hem de Eylül ayında olduğumuzdan çok tenhalaşmıştı her yer. Gözümüzün görebildiği yerde kimsecikler yoktu. İyice yayıldık bir gölgeliğe. Mübarek güneş, Temmuz güneşi gibi yakıyordu. Çilem tişört ve şortunu fora etti, Leyla da çarçabuk üstündekileri çıkardı, denize koştular. Ben daha duba gibi sahilde bekliyordum. Ben pantolonumu çıkarana kadar, ikisi de suya dalmıştı bile.

Yiyecekleri ve biraları gölgeye sakladım, soyunup peşlerine takıldım. Ben tam suya girecekken çıktılar, “Hadi güneşlenelim!” dediler. “Haydaaa!” diye kızdım onlara. Ama su soğuk gelmişti onlara, güneşte yatmak içlerini ısıtacaktı. Ben de geri döndüm onlarla birlikte. Kurulandılar, hasırlarını serdiler ve güneşin altında yattılar. Saat 15:30 falan olmuştu, sandviçleri biralarla yuvarladık. Onlara, “Bakın güneşte fazla durmayın, kötü çarpılırsınız!” dedim, ama dinleyen kim?

Benim arabanın bagajında herzaman, Palet, dalma gözlüğü ve zıpkın bulundururum. Benimkisi özel merak işte, dalmayı seviyorum, kısmetim varsa iyi balık avlarım. Bagajdan malzemeleri alıp denize girdim. Denize girdiğimiz yerin etrafında kayalık alanlar olduğundan iyi balık vardı. 2 adet Karagöz, 2 adet de Kefal vurdum. Sahile çıktığımda, kızlar güneşte uyuyordu. Üstlerine su damlattım, aldırış eden olmadı. Güneş kremi döktüm, yine hareket yok. Çilemin üzerindeki kremi elimle yaydırmaya başladım. Bikinisinin üstünü çözdüm, bütün sırtını kremledim, halen kalkmıyordu. Boynunu, omuzlarını, belini bolca güneş kremi ile sıvadım. Sıra bacaklara gelmişti, bu sefer tacizlerime ‘Dur!’ diyeceğini düşünüyordum, ama demedi…

Ayak bileklerinden başlayıp yukarı doğru masaj yaparak çıktım. Kalçalar iki posta kremlendi. Elim bacaklarının birleşme yerine geldiğinde, poposunu biraz daha yukarı kaldırdı. Bu, ‘Devam et!’ dercesine bir işaretti. Leyla’yı kontrol etmek amacıyla baktım, yüzü öbür tarafa dönük uyuyordu. Elimi Çilem’in bikinisinin içine sokup, poposunun yanaklarını yoğura yoğura kremledim. Başparmağımla götünün deliğine masaj yaparken, Çilem poposunu biraz daha kaldırıyordu. Bikinisinin amına gelen kısmı ise çoktan ıslanmıştı. Çok tahrik olmuştum, yarağım patlamak üzereydi. Çilemin kulağına eğilip, “Devamı akşama, hadi şimdi denize girelim!” diye fısıldadım.

Çilem’le kalktık, denize girdik. Serin suya girince biraz olsun rahatlamıştım. Ama orada da pek sakin duramadık, Çilem’le elleşmelerimiz, oynaşmalarımız devam etti. En sonunda Çilem bacaklarını belime doladı. Ve tam kucağıma yerleştiği esnada bir ses duyduk, “Napıyorsunuz bakiim siz?” diye. Leyla ödümüzü koparmıştı, ikimiz de bir yana attık kendimizi suyun içinde. Çilem, “Gidelim artık, akşam oluyor!” dedi. Oysa benim planımda geceyi burada geçirmek vardı. Leyla güneşte uyuduğundan başı ağrımıştı ve eve gidip uyumak istiyordu. Mecburen toparlandık ve yola çıktık. Leyla’yı eve bırakıp, Çilem de otelde duş almak daha kolay olacak diye, evden üzerine giymek için birkaç parça giysi aldı ve otele döndük.

Otele vardığımızda anahtarı alıp yukarıya çıktık. Odanın kapısına varana kadar ikimiz de sakin ve usluyduk. Ama içeriye girip te kapıyı kilitler kilitlemez, dudaklarımız birbirine yapıştı, hoyratça birbirimizin vücudunu okşamaya başladık. Yarağım kazık gibi olmuştu. Çilem benim pantolonumu indirirken, ben de onun şortunun arkasından elimi içeri sokmuş, götünü amını kurcalıyordum. Şıpır şıpır olmuştu amı yine. O zevk sularını kana kana içmek, kafamı amına gömüp, bütün geceyi o şekilde geçirmek istiyordum. Çilem bu arada serbest bıraktığı yarağımı ağzına alarak, büyük bir ustalıkla yalayıp, emmeye başladı. Boş durmak istemiyordum, Çilem’i ayağa kaldırdım, ikimizi de çırılçıplak soyup, yatağa geçtik, 69 olduk. Birbirimize uzun süre oral yaptık, defalarca birbirimizin ağzına yüzüne patladık. Duş alıp tekrar yatağa geöiyorduk. En son sefer dudaklarımız birleştiğinde, ikimiz de yorgunluktan geberiyorduk. Çilem öpüşürken uyuyakaldı. Ben bir süre daha uyanık kaldım, Çilemi uyurken izledim. Sonra ben de uyumuşum.

Gözlerimizi açtığımızda sabah ezanı okunuyordu. Tekrar öpüşmeye başladık, herşey yeniden başlıyordu. Ama busefer uykumuzu aldığımızdan, ikimiz de dinlenmiştik. Artık Çilem’i sikmek istiyordum. Yarrağım amına badana yaparken, Çilem, “Ben daha kızım!” dediğinde, Zonkkk oldum, “Nasıl yani, bakiremisin halen?” diye sordum. Şaşırmıştım, bu kadar porfesyonelce yarak yalayan bir kız nasıl bakire olabilir diye. Çilem, anlattığına göre, okuldan bir çocukla (geçen aya kadar) çıkmış ve sonunda ayrılmışlar. Fakat ilişkileri süresince oral seksten öteye gitmemişler. Kızlığına elletmediğini, hatta arkadan bile yaptırmadığını söyledi. İnanmak istemiyordum, çünkü artık onu sikmek için sabırsızlanıyordum, ama bakire olması işime de gelmiyordu açıkçası.

Moralimin bozulduğunu gören Çilem, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, “Fakat şimdi istiyorum, neremden istiyorsan yapabilirsin aşkım!” diyerek bacaklarını ayırdı. Aslında onu amından sikmeyi çok istiyordum, ama o an için kızlığını bozup bozmamakta kararsızdım. Onun için, “Dön arkanı ve domal!” dedim. Çilem götten sikeceğimi anladı ve çantasına uzandı, krem çıkarıp uzattı, sonra domaldı. Götünün deliğini önce biraz dilledim, sonra krem sürüp, bir parmağımı sokup parmakladım bir süre. Gerçekten de götten sikilmediği belli oluyordu, çok dardı göt deliği. Canını yakmamaya çalışarak, ikinci parmağımı da sokup, göt deliğini esnetip, biraz alıştırdım. Bu arada öteki elimle de sürekli klitorisini okşuyordum.

Şimdi iki parmağımı götüne rahat rahat sokup çıkarıyordum. Amını okşayan elime ise amının suları gelmeye başladığında, Çilem inleyerek, “Sik beni enişte, yarağını sok, hadi!” diye yalvarmaya başladı. Parmaklarımı götünden çıkarıp, yarağımın başını da kremledim ve arkasına yanaştım. Çilem kafasını yastığa bastırmış ve götünü havaya dikmişti. Bir elimle götünün yanaklarını ayırıp, öbür elimle yarağımın başını göt deline yasladım ve bastırmaya başladım. Yarağımın başı ‘Plöp!’ diye girdiğinde, Çilem çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Yarrağımın başı girmişti, kalanını da sokmak için biraz bastırdığımda, Çilem elini arkaya atıp, göbeğimden ittirerek, “Dur enişte! Çıkart, çok acıyor!” dedi. Canını yakmak istemediğim için çıkardım.

Çilem döndü ve “Bu böyle olmayacak enişte, ben yapayım, uzan sen!” dedi. “Tamam!” deyip, sırtüstü uzandım. Çilem götünün deliğine ve yarağımın başına biraz daha krem sürüp, Alaturka tuvalete çişini yaparmış gibi yarağımın üstüne çöktü. Eliyle yarağımı tutup, göt deliğinin ağzına denk getirdi ve yavaş yavaş üstüne oturmaya başladı. Acıdan dudaklarını ısırsa da, bu şekilde daha kolay alıyordu götüne. Yarrağımın milim milim götüne girişini seyrediyordum. Sonunda ıhılaya ıhılaya yarrağımı köküne kadar götünün içine almış ve oturup kalmıştı öylece. Halen acı duyduğu yüzünden belli oluyordu. Ben yarağımı alttan oynatacak gibi olduğumda, “Ahhh! Kımıldama neolursun enişte!” diyordu.

Çilem bir süre daha hareketsiz oturduktan sonra kendiliğinden götünü hafif hafif oynatmaya başladı. Götünü birkaç santim kaldırıyor, sonra tekrar yavaşça oturuyordu. Her seferinde biraz daha, biraz daha derken, belli bir süre sonra artık yarağımın başı görünecek kadar götünü yükseltiyor ve yeniden oturuyordu. Dudaklarını ısırışından, hem acıyı, hem zevki aynı anda yaşadığı belli oluyordu. Elimi amına atıp, klitorisini okşamaya başlayınca, Çilem oturup kalkma hareketlerini hızlandırdı. Artık ellerini arkaya atmış, ayak bileklerimden tutunarak, hem inliyor, hem de götüyle yarağımı deli gibi sikiyordu. Okadar hızlı oturup kalkıyordu ki, her seferinde götü kasıklarıma vurduğunda, taşaklarım inanılmaz ağrıyordu.

Fakat bu fazla sürmedi, Çilem, “Geliyorum enişteee!” diye bağırıp, kasılmaya, titremeye başladı. Benim durumum da ondan farklı değildi, ben de uzun bir ‘Ohhh!’ çekerek götüne fışkırmaya başladım. Çilem kendini öne atarak, göğüslerini göğsüme yapıştırdı ve dudaklarıma yumuldu. Yarrağım götündeyken öpüşmeye, deli gibi birbirimizin dudaklarını kemirmeye başladık. İkimiz de nefes nefeseydik. Bu pozisyonda bir süre kalıp soluklandık. Çilem yarrağımın üstünden kalktığında, götünden çıkan osurukla birlikte döller taşaklarıma püskürdü. Çilem osurduğu için utanmıştı, mahçup bir şekilde elini götüne tutarak banyoya gitti. Ben de arkasından gittim, birlikte duş aldık.

Banyodan çıktığımızda Çilem’e, “Biraz daha uyuyalım!” dedim. Birbirimize sarılıp uyuduk. Sabah birlikte otelin restoranında kahvaltı ettikten sonra Çilem’i okuluna bırakıp, ben de işime gittim. Daha 2 hafta orada olacağım için çok sevinçliydim doğrusu.

73 toplam görüntülenme, 7 bugün

Yalamam için herşeyi yaptı yengem – Sex Hikaye

Aldatma Hikayeleri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler, Sex Hikayeleri 28 Kasım 2022

Merhaba arkadaşlar, benim hikayem amcamın eşi Derya yengemle ilgili. Yengemi sürekli arzu etmişimdir. Yengem 29 yaşında, 90-60-95 ölçülerine sahip, dolgun kalçalı, sürekli dar elbiseler giyerek vücut hatlarını sergilemeyi ve dikkat çekmeyi seven birisi. Yengemlerle aynı binada oturuyoruz. Amcam memur olduğu için sabah 8’de işe gider, akşam 6’da eve gelir.

Bir gün odamda bilgisayarla uğraşırken dışardan sesler duydum. Pencereden baktım, bizim binanın yan tarafındaki inşaattaki işciler dikkatli bir şekilde bizim binanın bahçesine bakıyorlardı. Ne bakıyorlar diye kafamı aşağı eğdiğimde yengemi gördüm. Yengem yünleri havalanması için yere sermiş, elinde bir çubukla, yumuşasın diye yünleri çırpıyordu. Asıl önemli konu üzerine giydiği kıyafetlerdi. Altında siyah bir tayt, üstünde ise açık pembe bir badi vardı. Biraz dikkatli bakınca, taytın içinde külot, badinin içinde de sütyen olmadığı kolayca anlaşılıyordu. Yengemi öyle görünce bir anda sikim kalkmaya başladı. İnşaattaki işcilerin de dikkatli bakmalarının nedenini o zaman anladım. Tabii ben de yengemi izlemeye başladım.

Yengem eğildikçe taytı yavaş yavaş kayıyor, o koca götünün çatalı gözüküyordu. Ben de çileden çıkmıştım, inşaat işçileri gibi kudurmuş halde yengemi izliyordum. Yengem badisinden belli olan göğüsuçları, çubukla yünlere vurdukça sallanan göğüsleri ve taytından gözüken götüyle sanki (Gel beni sik!) diyordu.

Bir ara yengem alnının terini silereken başını kaldırıp beni gördü ve bana gülümsedi, ben de ona göz kırptım. Ama dikkatimi çeken şey, yengem beni gördükten sonra hareketleri daha rahat olmaya başlamıştı. Yünlere vurdukça taytı biraz daha aşağı kayıyor, nerdeyse göt deliği gözükecek duruma geliyordu. Herhalde arkasındaki inşaat işcilerinden haberi yoktu, yengem bütün güzelliğiyle şahane götünü sergiliyordu. Bütün ameleler pantolonlarının üstünden sikleriyle oynamaya başlamıştı. Tabi ben de kudurmuştum bu manzara karşısında.

Biraz daha izledikten sonra, aşağıya yengemin yanına inmeye karar verdim. Yanına indiğimde yakından gördüğüm manzara karşısında zevkten kendimden geçtim. Yengemin o şahane götüne güneş vuruyordu ve taytın içindeki bütün saklı yerleri deşifre oluyordu, am göt resmen meydandaydı. Eminim ki inşaat işcileri benim yerimde olmak için herşeylerini verebilirdi. Yanına oturup, yengemin frikiklerini izlemeye başladım. Yengem domaldıkça görünen o mühteşem götü ve dolgun dudaklı amına baktıkça kendimden geçtim. Yarrağım zonkluyordu, nerdeyse donuma boşalmak üzereydim. Yengem bana havadan sudan sorular soruyordu, ben ise kısa cevaplar vererek, anın tadını çıkarmaya çalışıyordum.

Bir ara başımı kaldırıp yukarı baktığımda, yandaki inşaatta, yengemin yaşattığı bu göz ziyafetini görmek için bütün ameleler toplanmıştı. Yengem de sanki bana iş atarcasına, “Belim açılmış mı?” dedi. Ben de manzarayı kaçırmamak için, “Yok!” dedim. Yengem, “Yalancı, sanki götüme baktığını bilmiyorum!” dediğinde şok oldum. Ben de, “Sadece ben baksam iyi, arkandaki inşaata bir bak!” dedim. Yengem hiç istifini bozmadan, “Biliyorum, ameleler de bakıyorlar, değil mi?” dediğinde, ben şok şok üstüne yaşıyordum. Ben sormadan yengem, “Bu da benim fantazim! Nasıl sen ve ameleler beni izleyerek zevk alıyorsanız, ben de gösterdikçe zevk alıyorum!” dedi. Ben susmuş kalmıştım. Yengem, “Bırak orda öyle oturmayı da, gel yardım et, şu yünleri kaldıralım!” dedi. Yengeme yardım ettim ve yünleri topladık.

Artık eve çıkacaktık. İnşaat işcileri gittiğimiz için üzgündü, ama bu kadarı onlara çoktu bile. Onlara göre ben şanslıydım, yengem halen yanımdaydı. Yengemin yünleri eve çıkarmasına yardım ettim ve beraber içeri koyduk. Yengem, “Sen otur, ben bir duşa gireyim, her yerim yün oldu!” dedi. “Tamam!” dedim. Yengem banyoya girdi. Su sesini duyunca ben hemen yengemin yatak odasına girdim, bunu her fırsatta yapardım. Yatağın üstünde beyaz bir tanga ve sütyen vardı. Demek ki yengem bunları çıkarıp aşağı inmişti. Hemen koklamaya ve sikimle oynamaya başladım. Nerdeyse boşalmak üzereydim, kendimi zor tutuyordum.

Su sesinin kesildiğini duyunca hemen salona geçtim. Yengem banyodan çıktı ve “Giyinip geliyorum'” dedi. “Ben de bir lavaboya gideyim!” dedim. Hemen tuvalete gidip 31 çekerek boşaldım. Rahatlamıştım. Lavabodan geldiğimde yengem üzerini giyinmişti, buna giyinmek denirse tabii. İnce gecelik tarzı beyaz bir elbise giymişti. Göğüsleri dim dikti, uçları ise nohut gibi belli oluyordu. Karşı koltukta oturuyordu, bacakları kaymak gibi gözüküyordu, bacak bacak üstüne atmış, nerdeyse külodundan amı gözükecekti.

Ben hemen söze girdim, “Yenge inşaat işcileri bugün seni hayal ederek iyi bir 31 çekerler!” dedim. Yengem, “Ya sen?” dedi. Ben ne diyeceğimi bilemediğimden sustum. Tekrar sordu, “Sen de 31 çekecekmisin beni hayal ederek?” dedi. “Yaa yenge, ben de erkeğim, fazla üstüme gelme!” dedim. Yengem de, “İyi o zaman, kapatalım bu konuyu!” dedi. Aslında konunun kapanmasını istemiyordum, aksine yengeme yaklaşmak istiyordum, ama buna cesaretim yoktu. “Yenge…” dedim. “Söyle canım?” dedi. “Bugün niye böyle birşey yaptın?” dedim. Yengem, “Ahh ahhh, yanıyorum, ondan!” deyince, benim de ağzımdan, “Ben de yanıyorum yenge!” çıktı.

Yengem hınzırca gülümseyerek, “Beni istiyorsun yani, öyle mi?” dedi. Utana sıkıla, “Evet!” dedim. “İyi gel bakalım, birbirimizin ateşini söndürelim! Ama ilk ve son kez olacak, ve kimseye söylemeyceksin, söz ver!” dedi. “Söz!” dedim. Yengem kalkıp yanıma oturunca, hemen üstüne atladım ve deli gibi öpüşmeye başladık. Öpüşürken biryandan da yengemin geceliğe benzeyen elbisesini sıyırdım. Sonra sütyeninden kurtardığım göğüslerine yumuldum. Yengemin göğüsleri taş gibiydi, sanki hiç el değmemişti. Öyle bir yalıyordum ki göğüslerini, yengem, “Yavaş, kaçmıyorum ya!” diyordu. Yengemin de benim kadar zevk aldığı her halinden belliydi.

Göğüslerinden göbeğini yalayarak amına geldim. Külodunu çekip çıkardığımda, yengemin kaymak gibi amı sulanmıştı, hemen yalamaya başladım. Yengem ellerimi tuttu, ben amını yaladıkça zevkten uçuyordu ve ellerimi sıkıyordu. Yengemi inleterek 2 kez orgazma ulaştırdım, fakat yarım saat boyunca amını yalamaktan dilim uyuşmuştu. Kalkıp soyundum ve yatağa sırtüstü yatttım. Yalama sırası yengemdeydi, sikimi ağzına alıp yalamaya başladı. Öyle bir iştahlı yalıyordu ki, dilini başında gezdirip beni kudurtuyor, değme orospulara taş çıkartıyordu. 5 dakika sonra dayanamadım ve böğürerek yengemin ağzına patladım. Yengem sanki damlasını ziyan etmek istemiyorcasına döllerimin hepsini yalayıp yuttu, sikimi temizledi.

Kalktım ikimize birer sigara yakıp geldim. Yatakta çırılçıplak uzanıp hem sigaralarımız içtik, hem biraz dinlendik. Sigaralarımız bittiğinde yengem elini taşaklarıma atıp, sıkıp okşamaya başladı. Yarrağım yeniden sertleşmişti. Yengem yarağımı biraz yalayıp, kazık gibi yapınca, bu sefer yengemden domalmasını istedim. Yengem domaldığında o şahane amı götü karşımdaydı. Yarrağımı arkadan amına sürterek fırçalamaya başladım. Başparmağımla da göt deliğine masaj yapıyordum. Yengemin amı sulanmaya başlamıştı. Yarrağımın başını am dudakları arasından sürterek amının deliğinde gezdirip geri çekiyordum. Yengem inleyerek, “Sok artık!” diyordu.

Sert bir şekilde girdim amına ve kökledim. Yengem derin bir ‘Ohhh’ çekti. Çok dar bir amı vardı ve ateş gibi yanıyordu. Hiç durmadan deli gibi pompalamaya başladım. Yengem, “Ohhh, offf!” diye inliyor, ağlıyor gibi sesler sesler çıkarıyordu. Yengem bir süre sonra kasılmaya başladı, “Daha hızlı, daha hızlı!” diye bağırıyordu. İyice hızlandım, çıkan ‘Şlap şlap’ sesleri eşliğinde yengem çığlık atarak boşaldı. Benim de halim kalmamıştı, sikimi amından çıkarıp beline boşaldım…

Biraz dinlendikten sonra yengem, “Hadi giyin git artık! Unutma, bunu ilk ve son kez yaptık!” dedi. Kalktım giyindim ve hiç konuşmadan ordan ayrıldım.

Daha sonraki günlerde, yengemi ne kadar sıkıştırdıysam da birdaha vermedi, her seferinde, “Olmaz, ilk ve sondu!” dedi. Taa ki yengemi bir gün halamın oğluyla, yani kuzenimle binanın sığınağında şikişirken yakalayana kadar. Yani yengemi siken sadece ben değilmişim!

60 toplam görüntülenme, 2 bugün

  • Körpecik Üvey Kızım

    yayınlayan tarih 4 Aralık 2023 - 0 Yorumlar

    Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul […]

  • Köylü Yengemin Harika Sohbeti - Sex Hikayeleri

    yayınlayan tarih 4 Aralık 2023 - 0 Yorumlar

    Selam millet, ben Veli, 31 yaşındayım. Sikişmeye çok düşkün biriyim, değişik yaşlarda birçok karı kız siktim, ama ergenlikten beri hayalim olan bir yengem (amcamın karısı) vardı ki, ona hastaydım. Yengem 46 yaşında, türbanlı, cahil mi cahil, ama bir o kadar da muhteşem vücudu olan bir kadın. Yengemin foto albümünden arakladığım bir fotoğrafını devamlı yanımda bulundurur, […]