Sex hikaye, erotik hikaye, porno ve ensest hikayeler. Sex ve porno hikayeleri erotik hikayeler.

Kız Kardeşim Kölem Oldu

Aldatma Hikayeleri, Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Amatör Sex Resimleri, Anal Sex Hikayeleri, Anal Sex Resimleri, Azranın Yeri 30 Kasım 2023

Slm arkadaşlar. Ben Balıkesirden Hakan. Bundan bir süre önce arkadaşımın verdiği bir kadının telefon numarasını aradım. Esra adında bir kadın açtı telefonu. Sesi çok güzeldi. Kendimi tanıttım ve onunla tanışmak istediğimi söyledim. Ama Esra beni tersleyip, “Ben evli bir kadınım, beni birdaha arama!” deyip yüzüme telefonu kapattı. Doğrusu bozulmuştum ve bana numarayı veren arkadaşımı aradım, durumu anlattım. Arkadaşım da Esranın hep aynı şeyi yaptığını ve ısrarcı olmamı, karının çok azgın biri olduğunu söyledi. O gece cesaretimi toplayıp tekrar aradım Esrayı. Esra bu kez benimle konuşarak, “Benden ne istiyorsun? Numaramı nerden buldun?” dedi. Ben de, “Bir arkadaştan aldım, seninle tanışmak ve arkadaşlık kurmak istiyorum!” dedim. “Nasıl bir arkadaşlık?” dedi. “Sen nasıl istersen, öyle!” dedim…

Karı bir anda açıldı ve benden resim göndermemi istedi. Ben de, “Önce sen gönder!” dedim. “Tamam!” deyip telefonu kapattı. 5 dakika sonra telefonuma bir resim gönderdi ki inanamadım. Altında sadece tanga var ve bembeyaz vücudu ile taş gibi hatun. Resmi görünce yarağım bir anda kazık gibi oldu. Sonra hemen beni aradı, “Beğendin mi?” dedi. Dilim tutulmuştu, “Bu sen misin?” diyebildim sadece. “Aynen, ama sen resmini göndermedin?” dedi. Hemen ben de kalkık yarağımın resmini çekip gönderdim ve Esrayı arayarak, “Beğendin mi?” diye sordum. “Yarrağın çok güzelmiş, amım sulandı, amımı parmaklıyorum şuanda!” dediğinde şok oldum. Herşey yarım saat içinde gelişiyordu. O gece telefonda seks yaparak, yarın buluşmak için sözleştik.

Ertesi gün akşam saat 18 gibi, dediği yere, şehir girişindeki benzinliğe gittim. Telefon açıp, geldiğimi, kendisini nereden alacağımı sordum. 5 dakika sonra benzinliğin karşısına geleceğini söyledi. Ben bir komplo olmasın diye benzinlikte beklemeye başladım. Az sonra beni aradı ve geldiğini, nerede olduğumu sordu. “Ben benzin alıyorum, sen neredesin?” dedim. O da, “Benzinliğin tam karşısındayım!” söyledi. Ben bir etrafı kestim, tam yolun karşısında telefonla konuşan türbanlı bir kadın gördüm. Onun olup olmadığını sordum. “Evet, benim!” deyince, içimden, (Oğlum Hakan bu karı sana vermez!) dedim kendi kendime. Arabayı çalıştırıp yanına gittim. Arka kapıyı açıp bindi arabaya. “Merhaba!” dediğinde kendime geldim. “Merhaba! Nereye gidelim?” dedim. O da, “Şehir çıkışındaki çamlığa gidelim, buralarda görünmeyelim!” dedi…

Çamlığa giderken yolda biraz konuştuk, ama havadan sudan. Çamlığa geldiğimizde arabayı yukarıdaki sık ağaçların arasına çekmemi istediğinde, açıkçası tedirgin oldum. Yani biraz tırstım. Dediği gibi arabayı yukarıya ağaçların arasına çekip, kontağı kapattım. Sağı solu kolaçan edip, “Ee, nasılsın, napıyorsun?” dedim. Esra üzerindeki pardesüyü çıkartırken, “Bırak boş lafları da arkaya gel sikişelim, fazla zamanım yok!” dedi. Ben şok oldum. “Hadi, ne bekliyorsun, gelsene!” dedi. “Tamam!” deyip arkaya geçtiğimde, hemen dudaklarıma yapıştı. Öyle bir öpüyordu ki, sanki kıtlıktan çıkmış gibiydi. Hem öpüşüyor, hem soyunuyorduk. Daha 1 dakika olmadan ikimiz de çırıl çıplak kaldık. Memelerini verdi ağzıma. Ben memelerini yalıyor ve uçlarını ısıryorken, bir yandanda amını okşuyordum. Amı tertemiz ve ateş gibiydi, cayır cayır yanıyordu. Parmağımı amına soktuğumda, Esranın daha öpüşürken orgazm olduğunu anladım, amını sular seller götürüyordu.

“Yarağını yalamak istiyorum!” deyip, yarağımı koparırcasına çekip ağzına götürdü ve yalamaya başladı. Ama ne yalamak, iliğimi emdi resmen. Sonra sırtüstü yatarak, “Hadi yanıyorum sok!” dedi. Ben dururmuyum, bacaklarını omzuma aldığım gibi tamamını gömdüm amına. Amı zaten sulanmış olduğundan hiç zorlanmadan hepsini aldı. Amına yavaş yavaş girip çıkıyordum ki, “Hadi hızlan!” demesiyle deli gibi pompalamaya başladım. Ama 5 dakikada boşaldım. Esra bu sürede enaz bir iki kez orgazm oldu.

Sonra birer sigara yakıp içmeye başladık. Esra hem sigara içiyor, hem benim yarağı yalıyordu. Ve sigaralar bitmeden benim yarak aynen taş gibi oldu. Sonra Esra domaldı ve arkadan amına girip sikmeye başladım. Bu sefer belki 30-40 dakika pompaladım amına ve orospu durmadan orgazm oluyor, amı sulanıyordu. O gün tam 5 posta siktim Esrayı. Benden sonra da arkadaşım almış Esrayı, 3 postada o sikmiş. Buna rağmen Esra gecenin bir yarısı beni arayıp, “Telefon seksi yapalım!” dediğinde, “Pes valla!” dedim. Anlamadım nasıl amcıktır, nasıl yanmaktır bu?

Esra ile haftada 1-2 sikişiyoruz, orospu halen ateşli ve doymak nedir bilmiyor!

Herkese iyi sikişler!

353 toplam görüntülenme, 4 bugün

Baldızım Ve Kuzenimi Birlikte Sikiyorum

Azranın Yeri, Bakire Seks Hikayeleri, Canlı Porno Hikayeleri, Doktor Seks Hikayeleri, Ensest Hikayeler 30 Kasım 2023

Mrb arkadaşlar, ben Adanadan Faruk, 30 yaşındayım. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesindeki azdırıcı hikayeleri hep takip ediyorum. Bu harika hikaye kolleksiyonuna benim de bir katkım olsun istedim. Geçen yaz Haziran ayında eşimin doğumu nedeni ile baldızım Aysel ve teyzemin kızı Zeliha çocuklara bakmak için bize gelmişlerdi. Baldızımla teyzemin kızı kafa dengiydiler ve çok iyi anlaşırlardı. Bu arada baldızım Aysel 23 yaşında ve evli, teyzemin kızı Zeliha ise 19 yaşında ve Manisada Üniversite öğrencisi. O gece ben hastanede eşimin yanında refakatçı kalıyordum. Temiz bir gömlek almak için, kısa süreliğine eve geçmem gerekti. Gece saat 23:00 gibi hastaneden eve geldiğimde, uyumuşlardır, rahatsız etmeyeyim diye kapıyı anahtarımla açıp, sessizce içeri girdim. Salonun kapısı kapalı idi, ama iniltiler geliyordu, hani pørnø filmlerdekiler gibi, “Ahh, Ohh, Off!” gibi. Sessizce salonun kapısını açtığımda, bilgisayarda pørnø film oynuyor, sehpada 5-6 tane içilmiş bira şişesi, kanepede de baldızımla teyzemin kızı, ikisi de çırılçıplak, birbirlerini yiyorlardı…

Baldızım 1.70 boylarında, mükemmel fiziği olan, her zaman sikmeyi hayal ettiğim, rüyalarımın ve 31’lerimin vazgeçilmezi idi. Teyzemin kızı Zeliha da ondan geri kalır değildi, taş gibi vücudu olan, her erkeğin sikmek istediği müthiş sexy bir şeydi. Bunlar kendilerini öyle bir kaptırmışlar ki, benim salonun kapısından izlediğimi fark etmediler bile. Baldızım Aysel kanepeye uzanmış, bacaklarını açmış, teyzemin kızı Zeliha da baldızımın o güzel amını bir yalıyordu ki, anlatamam. İkisi de resmen uçmuştu. Bir süre seyrettim onları. Bu arada benim yarrak şaha kalkmış, ikisini de sikmek için deli oluyordu. Artık icraata geçmenin zamanı gelmişti, ben salonun ışığını yakınca, biri “Abiii?”, öteki, “Enişteee?” diye çığlık atarak toparlandılar ve elbiselerini aldıkları gibi diğer odaya kaçmaya çalıştılar. Ama ben kapıyı kapattım, ellerinden elbiselerini alarak kaçmalarına izin vermedim…

“Geçin oturun şöyle bakayım!” dedim, bunları kanepeye oturttum. Ne yaptıklarını sorduğumda, teyzemin kızı ağlayarak özür diledi ve “Abi ne olur kimseye söyleme!” diye yalvarmaya başladı. İkisi de birer elleriyle amlarını, diğer elleriyle de göğüslerini kapatmaya çalışıyorlardı. Hangisine bakacağımı şaşırmıştım. Ama gözlerim ağırlıklı olarak, baldızın eliyle kapattığı halde taşan, o kocaman ve göğüslerinde ve müthiş vücudunda idi. Bunlar ağlamaklı gözlerle, “Ne olur kimseye söyleme!” diye yalvarırlarken, fermuarımı açtım, taş gibi olmuş yarrağımı çıkardım ve yalamalarını söyledim. İkisinin de gözleri birden ışıldadı. Orospular dünden razı yarrak yemeye, hemen yumuldular yarrağıma ve yalamaya başladılar…

Baldızım belli ki, daha önce bacanağın sikini hiç yalamamış, çok acemice yalıyordu. Ama benim teyzemin orospu kızı Zeliha, pørnø film yıldızlarına taş çıkartırcasına öyle bir yalıyordu ve ağzına alıyordu ki, gırtlağına kadar sokuyordu. Nerdeyse taşaklarımı da yutacaktı orospu. Ben daha fazla dayanamadım, zaten nezamandır da abaza idim, teyze kızının ağzına patladım. Okadar çok dölüm gelmişti ki, yarısını yuttuğu halde, yarısı ağzından çıkarak dudaklarından çenesine süzülmeye başladı. Teyze kızı nefes almakta zorlanınca ağzından çıkardım ve baldızın ağzına sokmak istedim. Baldız, “İğğhhh!” yapıp, iğrendiğini söylemesi üzerine, “Ulan orospu birbirinizin amını yalıyorsunuz iğrenmiyorsunuz da, bundan mı iğreniyorsun?” diyerek bir tokat attım ve saçından tutarak zorla ağzına verdim. Baldız az önce Zelihadan nasıl yalanacağını gördüğü için, o da yavaş yavaş yalamayı öğrenmişti. Tam beceremese de, hepsini ağzına almaya çalışıyordu…

Bu arada ağzındaki döllerin tamamını yutan teyzekızı da taşaklarımı somurmaya başlamıştı. Müthiş zevk alıyordum. Baldızın saçından tutarak yukarı kaldırdım, teyzekızı yine sikimi tekbaşına yalamaya devam ederken, ben de baldızın dudaklarını ve göğüslerini öpmeye, emmeye başladım. Çok geçmeden benim yarrak yine kemik gibi olmuştu. Kanepeye uzandım ve baldızın ağzıma oturmasını söyleyerek, amını ve o minicik pembe göt deliğini yalamaya başlamıştım, çünkü önce baldızı sikecektim. Ama ben baldızın amını götünü yalarken, ummadığım birşey oldu, teyzekızı yavaşça yarrağımın üzerine oturmaya başladı. Benim bakire zannettiğim o teyze kızı olacak orospuyu, demek ki benden önce kimbilir kimler sikmişti. Orospu yarrağımı tamamen amına almış ve üzerinde zıplıyordu…

Baldızım titreyerek öyle bir boşaldı ki ağzıma, boşalırken de kasıklarını öyle bir sıktı ki, boğulacaktım nerdeyse. Teyzekızı da yarrağımın üzerinde bağırarak boşalmıştı bu arada. Teyzekızının amından çıkardığım yarrağı baldızın ağzına verdim tekrar. Orospu baldız öğrendi saksoyu çekmeyi. Ben de az önce yarrağımdan inen teyzekızının amını yalamaya başlamıştım. Offf benim orospu teyzekızım, o nasıl güzel bir amcık, bembeyaz, içi kıpkırmızı, ciğer gibi, off off! Ben onun amını yalarken, “Abi okulda o kadar sikiştim, böyle zevk almadım! Sik beni, yeniden sok bana!” diye inliyordu. Ama sikme sıra baldıza gelmişti, baldızı kanepeye domalttım, arkadan amına öyle bir girdim ki, sanki bacanak hiç sikmemiş orospuyu, valla teyzekızının amından daha dar ve ateşli idi…

Teyzekızının kafasını baldızın kalçalarının üzerine getirdim, baldızın amından çıkarıp teyzekızının ağzına sokuyordum, sonra tekrar baldızın amına. Baldızın amı birkaç saniye boş kaldı mı altta çıldırıyor, “Sok amıma aşkım, sik beni, benim kocam ol!” diye yalvarıyordu. Baldızın amından son bir kez çıkardım ve teyzekızının gırtlağına kadar soktuktan sonra, kanepeye sırt üstü uzandım ve baldızı ata biner gibi kucağıma aldım, yrrağıma oturttum. Baldız yrrağımda zıplarken, teyzekızına taşaklarımı ve baldızın göt deliğini yalamasını söylememle, orospu sanki benden işaret bekliyormuş, hemen yumuldu ve yalamaya başladı. (Tavsiye ederim, birini sikerken taşaklarınızı yalatmanızı, inanılmaz zevkli oluyor!).

Baldız kucağımda titreyerek boşalınca, üstümden indirip tekrar domalttım. Amacım, yıllardır o hayalini kurduğum baldızın götünü sikecektim. Teyzekızı ile beraber baldızın götünü yalayarak iyice gevşettik ve yavaşca başını sokmaya başladım. Baldız, çok acıdığını, yapamayacağını söylemesine rağmen, dinleyen kim? Öyle bir sikmeye başladım ki baldızın götünü, baldızın gözünden yaş, götünden kan geldi. Teyzekızı da baldızın amını yalamaya başlayınca, artık baldız da zevk almaya başlamıştı ve bir daha boşaldı. Baldızın götünden çıkan yarrağı teyzekızı öyle bir yalıyordu ki, nerdeyse yine boşalacaktım. Ama daha teyzekızının da götü yalamalı ve sikmeliydim…

Busefer teyzekızını domalttım ve onun o mis gibi kokan minik pembe deliği yalamaya başladım. Arada da parmağımı sokuyordum. Önce isaret parmağımı, sonra iki parmağımı götüne sokmaya başlamıstım. Teyzekızı, “Abi hadi sok, yeter!” diye inliyor ve bu arada da baldızın amını yiyip bitiriyordu. Artık teyzekızının götünü sikme zamanı gelmişti, yavaşca kafasını sokmaya başladım. Ama yine şaşırmıştım, benim yarrak zorlanmadan, kaymak gibi giriyordu göte. Belli ki önceden götü de siktirmiş kaşar orospu. Baldızın götte çok zorlanmıştım, ama bunda gayet rahat bir şekilde köküne kadar girip çıkıyordu. Fakat fazla dayanamadım, yaklasık 5 dakika siktikten sonra götünden çıkararak ağzına verdim ve öyle boşaldım. Boşaldıktan sonra teyzekızının ağzından çıkarıp baldızın ağzına verdim. Bu defa baldız da döllerimi yutmaya baslamıştı. Beraber somurdular yarrağımı, döllerin hepsini yuttular. Müthiş bir geceydi.

Daha sonraki günlerde ikisini de (tek tek) sikmeye devam ettim tabi, ama imkan bulup ikisini bir araya getiremedim daha. Teyze kızı Manisaya okuluna döndü, ama sürekli telefonlaşıyoruz. Söz verdi, eğer Manisaya ziyaretine gidersem, bana sürprizi olacakmış :))

331 toplam görüntülenme, 1 bugün

Götümden sikip yırttı

Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Selam ben Dilek. Daha önceki hikayemde bir çiftle aramızda geçen sikişmeyi anlatmıştım. Şimdi de başka bir çiftle sikişmemizi yazmak istiyorum.

Kocamla haftasonunda akşam yemeğinden sonra bir gece klubüne eğlenmeye gitmiştik. Dans ediyor, oynuyorduk ve içkilerimizi yudumluyorduk. Ordan bir kadının kocamı kestiğini gördüm. Kocama çaktırmadan kadını şöyle baştan aşağı süzdüm, inceledim. Beyaz bir askılı tişört giymiş üstüne, altına da kırmızı dar bir mini etek, sarı saçlı, gayet hoş bir kadındı. İri göğüslü, omuzlarına kadar uzanan düz saçları, kalçaları ve bacakları gayet düzgün, sexi bir vücudu vardı. Sonra dans etmeye devam ettik. Bir ara kocama kadını göstererek, “Şu kadın deminden beri seni kesiyor, o kadını sikmek istermisin?” dedim. Kocam şok oldu, önce bana baktı, sonra da kadına baktı, “Güzel ve hoşmuş! İsterdim, ama olmaz! Kadın belki çok azgın birisi çıkar, bilemeyiz ki. Sen zaten azgınsın, o da azgın çıkarsa ikinize birden yetemem, sonra seni azmış halinle ihmal ederim, azgın olunca manyak gibi oluyorsun, çıldırıyorsun, bunu da bir sürtük için göze alamam! Ama evli bir çift olsalardı, ozaman farklı olurdu!” dedi. Sonra masamıza oturduk. Kadına bakıyordum, halen kocamı kesiyordu.

Bir ara ben lavaboya gitmem gerektiği için masadan kalktım. Lavaboya gittim, elimi yüzümü yıkadım, makyajımı tazeledim ve masaya dönmek için lavabodan çıktım. Yerime giderken o sürtüğe bakındım, bir baktım masada bir adamla oturuyordu. Vay orospu dedim içimden, bulmuş kendine bir adam. Adama baktım, gayet hoş ve karizmatik bir adam, turnayı gözünden vurmuş sürtük dedim. Sürtük benim kocama baktı baktı, sonunda bunun yanında karı var, ben boşa zaman kaybetmeyeyim dedi herhalde diye içimden geçirdim. Yanlarından geçerken çokta samimilerdi, demek adam karizmatik olduğu kadar da hızlıymış diye düşündüm. Kocamın yanına gittim oturdum ve kocama, “Senin sürtük çok karizmatik bir adam bulmuş, baksana!” dedim. Kocam da dönüp baktıktan sonra, “Harbiden sürtükmüş, gördün mü, iyi ki seni dinlememişim, değil mi?” dedi, gülüştük.

Nedense kendimi o sürtükle yanındaki adama bakmaktan alamıyordum. Bakarken de aklıma değişik değişik şeyler geliyor ve azıyordum. Amım tatlı tatlı karıncalanmaya başladığında, elimi kocamın önüne attım ve masanın altından başladım okşamaya. Kocamın siki hemen ayaklandı, zaten hep hazır kıta gibi anında hazır olur, iç çamaşırı da giymez, yaz kış demez, sadece pantolonu çeker çıkar dışarı. Fermuarını açıp sikini aldım elime, başladım oynamaya. Kocamın da hoşuna gitmeye başladı ve suratının şekli değişti. Ben de amımın ıslanmaya başladığını hissediyordum. Gözümü kapadım konsantre olmak için. Kocamdan hafif iniltiler geliyordu, iyice zevke gelmişti. Ben de onun iniltilerini duyarak kendimden geçiyordum. Amım artık sırılsıklamdı. Dayanamadım ve elimi eteğimin altından amıma atıp okşamaya başladım. 2-3 okşamaya kalmadan titreyerek Orgazm oldum…

Elim halen kocamın sikindeydi, oynuyordum. Derken kocam, “Ee ben de geliyorum, ne yapacağız şimdi, her yere akacak, rezil olacağız!” dedi, ama hissediyorum patlamamak için zor tutuyor kendini. “Dur!” dedim, yere sigara paketini attım, onu almaya çalışıyormuş gibi masanın altından kocamın sikini ağzıma aldım ve almamla bir volkan gibi ağzıma boşalmaya başladı. Hepsini yutmuştum, dölleri gırtlağımdan aşağı sıcak sıcak aktı mideme gitti. Kocamın masanın altına uzattığı peçeteyle ağzımı ve sikini temizledim ve sigarayı yerden aldım, doğruldum. Ama kocam daha çok azmıştı, “Bu bana yetmedi, sikim halen taş gibi sert, bu böyle olmayacak, hadi tuvalete gidelim!” dedi. Haklıydı, ben de aynı duygular içindeydim. Her an görülme ve yakalanma korkusu beni de azdırmış ve adrenelini artırmıştı. “Tamam, gidelim!” dedim. Kalkarken kafamı çevirdim ki, o kadın bize bakıyordu. Acaba bizi gördü mü, seyretti mi diye içimden geçirmedim değil valla. Biz tuvalete giderken de bizi izliyordu…

İlk ben girdim tuvalete, baktım içerde kimse yoktu, kocama, “Gel!” dedim. Geldi ve tuvalettin kapısını kapattı. Hemen eteğimi kaldırdı, tangamı kenara sıyırıp beni domaltarak, sikini amıma kanırttıra kanıttıra, yardıra yardıra sokmaya başladı. Hepsini köklediğinde derin bir, “Oohhh!” çekmiştim. Ve kocam başladı amıma pompalamaya. O amıma git gel yaptıkça, ben uçuyor, zevkten 4 köşe oluyordum, inliyor, hafiften çığlıklar atıyordum. Ben daha fazla dayanamayıp titreyerek boşalmaya başladım. Ama kocam halen amımı yırtarcasına beni sikmeye, amıma pompalamaya devam ediyordu. Derken tuvaletin dış kapısı açıldı. Kocam durdu ve kulağıma, “Birileri geldi, sus sesini çıkarma!” dedi. Ben de, “Sikini amımdan çıkarma, bırak içimde kalsın!” dedim. Az sonra bir kadın şarkı söyeleyerek yandaki tuavalete girdi, şırıl şırıl işedi ve lavaboda elini yıkayıp çıktı. Kocam da hemen tüm hızıyla beni sikmeye devam etti. Beni birkez daha boşalttıktan sonra, “Geliyorum!” dedi ve sikini amımdan çıkardı. Hemen döndüm ağzıma ağzıma aldım ve boşaldı. Döllerini yuttuktan sonra temizlendik, silindik, ağzmı çalkaladım, çıktık tuvaletten, yerimize doğru yürümeye başladık.

Tam yerimize oturduk ki, o kadın geldi, selam verdi, “Oturbailirmiyim? Ben Damla!” dedi. Ben şaşkın şaşkın bakarken elini uzattı. “Ben de Dilek!” dedim. Kadın, “Memnun oldum!” dedi. “Ben de!” dedim, ama hiçde memnun olmamıştım inanın. Bozuntuya vermedim ve istemeyerek kocamı tanıştırdım. Kadın gülümsedi, “Vay be, demek eşiniz! Ben de sevgilisiniz sanmıştım. Çünkü sanki yeni tanışmış, sexe aç gibi dans ediyordunuz!” dedi. Ben de, “Benim 15 yıllık eşimdir kendisi!” dedim. Damla hayretle, “Vayyy, bunca sene sonra bile bu sevgi, bu aşk, bu isteriklik, biribirinize doymamışlık, susuzluk! Böyle evli çiftler kaldı mı? Sizi tebrik ediyorum!” dedi ve arkasını dönüp, “Orda oturan da benim eşim, yani evlendik. Hep heyecan arayan tipleriz, değişiklikler yaparız. O bana karışmaz, ben de ona!” dedi. Kocam hemen lafa dalıp, “Bu nasıl evlilik? Böyle evlilik olur mu hiç?” dedi.

Ben de Damla’ya, Çağırın eşinizi de madem, gelsin tanışalım!” deyince, kocam bana ters ters baktı. Kadın ise kocasına el hareketiyle (Gel!) diye işaret etti ve bana dönüp, “Demin masanın altında ne yaptığınızı ve devamını tuvalette getirdiğinizi biliyorum. Siz de bizim gibi fantazi dolu renkli kişilere benziyorsunuz! Bu arada eşimin adı da Alp!” dedi. Alp geldi, tanışma faslından sonra birer içki söyledik, başladık sohbete. Damla hemen, “Masanın altında yaptıklarınız dikkatimi çok çekti, ama birşey göremedim, Alp’e de söyledim ne yaptığınızı, ikimiz de çok heyecanlandık, biz de çok fantaziler yaparız, ama siz bizi geçtiniz, biz okadarına cesaret edemedik şimdiye kadar!” dedi. Muhabbet böyle sexten başladı, hep sexten devam etti, saatler saatleri geçti ve Damla, “Hadi kalkın, bize gidiyoruz!” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve “Tamam!” dedik. Hesabı ödeyip kalktık. Taksiye atlayıp doğru onların evine…

Üsküdarda bir apartmanın önünde durduk. Gayet nezih bir muhitti, temiz güzel bir bina, kocaman bir bahçeli girişi vardı. Girdik, çıktık yukarı. Damla dairelerinin kapısını açıp, “İşte bizim sıcak sex yuvamız!” diyerek buyur etti. Geçtik içeri. Damla, “Ben birer kahve yapayım da, kendimize gelelim!” dedi. Oturduk kahvelerimizi beklerken Alple sohbet muhabbet ediyorduk. Alp durmadan bana bakıyor, “Çok güzelsin, çok çekicisin, kocan çok şanslı, kıskandım kocanı!” deyip duruyor. Kocam da sinirden adamın üstüne atlayacak gibi bakıp, gözlerinden ateş fışkırıyordu, “Evet şanslıyım, ama senin karın da güzel, karınla ilgilensen, daha da sevsen, senin karın da çok çekici olur!” dedi.

O sırada Damla kahvelerle geldi. Üstünü de değişmiş, kırmızı tayt ve sarı bir atlet giymiş ki, tamamen şeffaf gibiydi. Amı götü tamamen piyasada ve göğüslerinin uçlarına kadar belli oluyordu. Kocama baktım, Damlayı o halde görür görmez çadırı kurmuştu ve bu sefer hiç saklamıyordu. Kocam Damlaya, “Çok sexi olmuşsun, üstündekileri de hiç giymeseydin bari, her yerin gözüküyor belli oluyor!” dedi. Damla da, “Hiç giymesem yanlış anlaşılırdı, hem sexi ve erotik olmazdı!” dedi. Alp de Damlaya, “Haklısın hayatım!” diyerek, kalkıp benim soluma doğru oturdu ve “Öyle değil mi Dilek?” dedi ve bana sarıldı. Ben şaşırmıştım, ama bu kadar iltifata, akşamdan beri bu kadar sex sohbetine ve benim orda yaptıklarımı bildikten sonra bu normaldi. Ve buraya sikişmek için gelmiştik. Tabi doğal olarak ilk hareketin de ondan gelmesi normaldi…

Damla da Alpten yüreklenerekten kocamın dizinin dibine oturdu ve kocamın önüne elini attı, “Çadırı kurmuşsun, kocaman gözüküyor!” diyerek avuçladı ve fermuarı açmaya başladı. O sırada Alp te benim göğüslerimi avuçlayarak, tişortümü çıkarıp sütyenimi çözdü ve göğüslerimi dışarı salar salmaz yalamaya, emmeye ve ısırmaya başladı. Ben kendimden yavaşca geçmeye başlamıştım bile. Elimi onun sikine attım, bayağı kalkmış olan sikini avuçlamaya başladım. Yan tarafa baktım, Damla bayağı hızlı çıkmıştı, kocamın sikini ağzına almış, saksoya başlamıştı bile. Ama ağzına sığmıyordu, arada ağzından çıkarıp, “Ne kadar büyükmüş bu!” diyerek tekrar ağzına sokuyor, tekar çıkarıp eline alıyor, Alp’e gösteriyor, “Gözün yarak görsün kocacım!” deyip tekrar ağzına alıyordu…

Ben de Alp’in (kocamın sikinden küçük olan) sikini çıkardığımda hemen yalamaya başlamıştım. O da eteğimin altından benim amımı kurcalamaya başlamış, okşuyor, avuçluyordu. Eteğimi ben çıkarıp attım, o da tangamı çıkardı ve “Sırıl sıklam olmuş, bu am yanıyor!” diyerek bacak arama yumuluverdi. Sulanmış amıma attığı dil darbeleri beni kendimden geçirmişti. Artık ben sarsılarak Orgazm oluyordum. “Alp yala zevk suyumu, ziyan etme pınarımı!” dedim. O da, “Hiç ziyan edermiyim, böyle sulu amcığı bulmuşum!” dedi. Amımın sularını da yaladıktan sonra üzerimizde kalan son parça giysileri de çıkardık, ikimiz de çırıl çıplaktık. Alpte her yerimi okşarken, ben de onun sikini yalıyordum halen. Sonunda Alp te, “Geliyorum!” diyerek ağzımdan çıkarıp göğüslerimin üstüne boşaldı…

Alp’in sıcak sıcak döllerini ben göğsüme yayarken, kocamın, Geliyorum Damla!” sesiyle kafamı çevirdim onlara baktım. Damla da kocamın sikini ağzından çıkarıp, “Ağzıma boşalt döllerini erkeğim!” diye kocaman açtı ağzını. Kocam da inleyerek boşaldı Damlanın ağzına. Damla kocamın döllerini yuttuktan sonra kocamı soydu. Kendi de taytını çıkarıp attı kenara ve kocamın daha dimdik bir füze gibi duran sikinin üstüne oturuverdi. Ben de, “Hadi Alp, seninkini de kaldırayım da, önce götümü sik, götüm kaşınıyor, kaşı götümü!” dedim ve Alpin sikini aldım ağzıma. Hazır duruma geldiğinde ben domaldım, Alp kalktı ve arkamda yerini aldı, götüme dayadı sikini. Zaten benim göt kocamın sikine alışık olduğundan, Alp’in sikini çar çabuk alıverdim götüme ve bir, Oohhhh!” çektim…

Bu sırada Damla çığlıklar atıyor, kocam onu susturmak için dudağını dudaklarıyla kapatıp, bağırmaması için uğraşıyordu. Komşular kalkacak gelecek şikayet edecekmiş falan, Damla’nın hiç umrunda değildi, çok zevk aldığı ve kocam tarafından çok iyi sikildiği her halinden belliydi. Ha bire kocamın yarağı üzerinde zıplıyor, kıvranıyor, kocamın kollarını sıkıyordu. Hem acı, hem de zevk aldığı anlaşılıyordu. Alp ise götüme pompalıyor ve beni zevkten uçuruyor, bir yandan da amımı okşuyor, beni daha da zevke getiriyordu. Ve ben tekrar Orgazm olduğumda, Alp te götümün içine döllerini boşaltmıştı bile. Dölleri götümden akıyor, bacaklarımın arasına süzülüyordu. Ama bu sefer Alpinki de inmemişti ve götümden çıkarıp, sikindeki dölleri biraz temizledikten sonra, kavrulan amıma sikini sürterek, “Sulanmış şeftaline sokacağım şimdi, hazır ol, uçuracağım seni!” diyordu…

Alp amıma sürterken bir anda amıma sert bir giriş yapmıştı ki, bu benim herzaman çok hoşuma giderdi, “Ohhhhh!” çektim. Alp’in sikini içimde tamamını hissetmek için bacaklarımı ve amımın kaslarını sıktım. Bu da Alp’in çok hoşuna gitmiş olacak ki inliyordu ve daha hızlı gidip gelmeye başlamıştı. Ben de onu gaza getirmek için amımın kaslarını ve bacaklarımı arada sımsıkı sıkıp yine bırakıyor ve “Kökle Alp, kökle!” diye inliyordum. Bir ara göğüslerimde bir el hissettim, baktım bu Damla idi. Göğüslerimi sıkarken, bana, “Kız Dilek, senin bu kocan ne güzel sikiyor, kaç defa boşaldığımı bilmiyorum, ama kocanın yarağı içimde halen taş gibi! Alp nasıl sikiyor, iyi mi?” dedi. “Evet, iyi sikiyor!” dedim Alp’i rencide etmemek için (Öyle soru sorulur mu bu ortamda, adamın şevkini mi kıralım?). Alp te, (İyi sikiyor!) lafımı duyunca, daha bir gayretle pompalıyordu ve ben de harika bir Orgazm yaşıyordum.

Kocam da Damlayı sikerken nihayet, “Geliyorum!” deyince, Damla, “Ben de tekrar geliyorum, hadi beraber boşalalım! İçime boşal! Sıcak sıcak istiyorum döllerini içime!” dedi ve ikisi birden inlemeye başladılar. O sırada onlara inat yaparmışım gibi, “Ben de geliyorum Alp! Sen de benim içime boşal hadi sikicim!” dedim. Ve hakikaten de 4 kişi birden boşalmıştık. Her tarafımız döllerden yapış yapış olmuştu…

Biraz soluklandıktan sonra Damla, “Hadi temizlenelim, sıra Tostlarda Dilekciğim, Tost yiyeceğiz!” dedi. Damla ile banyoya gidip duş aldık geldik, sonra da kocalarımız sırayla gidip duşlarını aldılar. Damla, “Dilekciğim sen misafirsin, önce seni Tost yapsınlar, sonra da beni!” dedi. “Tamam!” dedim. Damla hemen kocamın yanına gitti, kocamın sikini yalamaya başladı. Ağzına sığmadığı halde sığdırmaya çalışıyor, hepsini ağzına almaya çalışıyordu. Ben de Alpin sikini aldım ağzıma, başladık Tost için ön hazırlıklara. Az sonra ikisinin de sikleri hazırdı….

Ben, kim hangi deliğime sokacak gibisinden bakarken, Alp, “Götüne ben sokacam Dileğin!” dedi. Kocam yere uzandı, ben de bir çırpıda hasret kaldığım yarağı yemek için amımı hedefleyerek üstüne oturmaya başladım. Herzamanki gibi kocamın siki kanırttıra kanırttıra, yara yara amıma girdi ve derin bir “Oohhhhh!” çektim. Alp te arkamda dizinin üstüne çökerek, yavaşça götüme girdi. Hep hayallerimdeki Tostu bir kere daha yiyordum. Kocam alttan amımı, Alp üstten götümü sikmeye ve pompalamaya başladıklarında ben çığlıklar atıyordum. Damla da bazen benim göğüslerimi mıncıklıyordu, bazen de kocalarımızın taşaklarını ağzına alıyordu. Onlar da amıma götüme gittikçe seri çalışıyorlar, beni bulutların üzerine çıkarıyorlardı. Ben ardı ardına Orgazmlar olurken, habire pompalıyorlardı….

Alp daha fazla dayanamayarak boşaldı ve çıktı götümden. Damla da hemen götümü yalamaya başladıGötümden akan Alpin döllerini yalayıp yuttuktan sonra da, kocamın taşaklarını yalıyordu. Arada bir benim amıma da dil darbeleri atıyor, yarılmış amcığımdan akan suları içiyordu. Derken kocam, “Geliyorum!” diyerek, amıma tazyikli bir şekilde boşalmaya başladı. Boşalırken sikinin damarlarının genişlediğini içimde hissediyordum resmen. Ben artık tükenmiştim, belki 8-9 defa boşalmıştım, amım götüm kıpkırmızydı ve bacaklarımın arasından döller süzülüyordu. Ama kocalarımızın işi daha bitmemişti, bir de Damla’yı tost yapacaklardı. Damla da sabırsızlanıyordu, heyecandan yerinde duramıyordu orospu.

Ben bir kez daha duş alıp geldiğimde, Damla her ikisinin de siklerini hazırlamaya başlamıştı bile. Sırayla birinin sikini ağzına alırken, ötekinin sikini eliyle sıvazlıyordu. Kocamın siki dikilmeye başlamıştı, ama Alp’inki bir türlü kalkmıyordu, küçük Alp ölmüştü dirilmiyordu bir türlü. Damla gülerek, “Kocacığım ben Tost olmadan sakın tutukluk yapmasın, valla intikam olsun diye götüne Vibratörü sokarım görürsün günü!” deyince gülüştük. Damlaya, “Merak etme ben şimdi kaldırırım onu!” dedim ve yanaştım Alp’in sikine, emmeye yalamaya başladım. Azdırmak için de, “Hadi Alp, beni sikip inlettiğin gibi, şu orospu karını sik de aklı başına gelsin, Tost nasıl olunurmuş anlasın! Yırt orospunun amını, kocam zaten götünü yırtacak, o koca siki göte almak kolay değil, hele ki alışık değilse! Hadi sikicim, hadi erkeğim, karını Tost yaptıktan sonra, sen bu yarakla beni bile bir daha siker, amımın ateşini söndürüsün!” deyince, siki kalkmaya başladı. Taşaklarını da emiyordum ki, siki taş gibi oldu. Ve Alp te hazırdı artık.

Damla görünce, “Ohh be, biran çok korktum Tost olamıyacağım diye! Hemen uzan Alp, oturayım seninki sönmeden, 2 yarrağı da içimde hissedeyim!” dedi. Alp uzanınca, Damla hemen üstüne çıktı ve bir çırpıda amına alıverdi Alp’in sikini. Öne eğilerek götünü kaldırdı ve “Sıra şimdi esas oğlanda!” dedi. Damla acele ediyordu Alp’inki inmesin diye, biryandan da heyecandan titriyordu. Ve sonunda Damla için beklenen an gelmişti. Kocam da arkasında diz çökerek yerini aldı ve Damlanın götünün yanaklarını ayırarak sikine doğru çekti. Ben kocamın sikini tuttum, kolay girsin diye biraz yalayıp ıslattım ve Damlanın götüne hedefledim. “Yavaş sok!” dedim. Ben biliyordum nede olsa girerken ne acı verdiğini, alışmış olsam da. Kocam hafiften zorlayınca, Damla acıyla bağırdıBen hemen Damlaya, “Bu böyle girmez, krem var mı?” dedim. “Çekmecede vazelin var!” dedi. Vazelini getirdim sürdüm götüne, parmağımı da içine soktum, deliğin içini de iyicene yağladım. Kocamın yarağına da biraz sürdüm, tekrar hedefleyip, “Hadi!” dedim…

Kocam bastırınca yarağının kafası Damlanın göte girdi, ama Damla acıyla bağırıyordu. Kocam, “Damlacığım, istersen vaz geçelim, götün yırtılacak!” dedi. Damla da, “Devam et! Bırak yırtılsın, sok artık şunu götüme, içimde hissetmek istiyorum!” dedi. Kocam da iyice zorladı ve biraz daha soktu. Ama daha tam girmemişti. Ben Damlanın götünden kanların sızdığını gördüm ve kocama, “Çıkar, yırttın, kadının götü kanıyor!” dedim. Damla müdahele etti, “Çıkarmaaa! Bırak kanasın, her zaman nerden bulacam bu yarrağı, yırt götümü, ama yeter ki artık sok!” dedi. Kocam da, “Pekala!” dedi ve kökledi. Ama ne köklemek! Damlanın acıdan gözlerinden yaş gelmişti. Nefes alamıyordu orospu, amam halen vazgeçmeyip, “Aldım işte, hadi pompala artık! Sikin beni erkeklerim!” diye bağırıyordu…

Ve pompalamaya başladılar. Bir süre sonra Damlanın acıyla bağırtıları inlemelere dönüştü. Zevk almaya başladığı anlaşılıyordu. Onlar Damlayı Tost halinde sikerlerken, ben de izliyordum. Özellikle Damlayı seyrediyor, ondaki cesareti, bu isteği gördükçe ona gıpta ile bakıyordum. Doğrusu hoşuma gidiyordu. Kocam başka bir kadını sikiyor, hem de tost yapıyor, ben de seyrediyordum, ne güzel zevkti. Ama çok geçmeden Alp bağırarak Damlanın amına boşaldı ve siki amından pırttı çıktı. Alp şimdi Damlanın altında yatak vazifesi yapıyordu ve kocam Damlanın götünü sikmeye devam ediyordu. Kocam bu gece nerden baksan 5-6 kere boşalmıştı, ama halen bitmez tükenmez bir enerji vardı. Ne iyi seçim yapmışım da onunla evlenmişim diye düşünürken, ben de amımı okşuyor kendimi tatmin ediyordum. Alp te olduğu yerde, kocam her köklediğinde sallanan Damlanın göğüslerini seyrediyordu. Belli ki Damlanın zevk alması onun da hoşuna gidiyordu….

Ben de bu arada kendi kendimi okşayarak tekrar boşalmıştım. Damlaya baktım, gözleri kaymış, götüne kocamın yarrağı girip çıktıkça ıhılıyordu sadece. Merak ettim, elimi amına attım yokladım, daha boşalmamıştı. Amına parmaklarımı sokup çıkarmaya başlayınca, orospu yüksek sesle inlemeye başladı ve “Ohhh, çok güzel, daha hızlı yap!” dedi. Ben amını parmaklamayı hızlandırınca çığlıklar atarak Orgazm oldu. Bir tek kocam boşalmamıştı daha, onun da taşaklarını okşamaya başladım. Kocam nihayet, “Geliyorum!” diye bağırdı. Damla hemen, “Çıkma sakın, hepsini götüme boşalt!” dedi ve kocam da götüne boşaldı. Kocam Damlanın götünden yarağını çıkaracağı zaman, Damla, “Çıkma, çıkma! Bırak orda kalsın küçülene kadar!” deyip, bu sefer kendisi götünü ileri geri yaparak kocamın yarağına gidip gelmeye başladı. Anlaşılan kocamın yarağını götten yemeye alışmış ve zevk alıyordu…

Sonunda kocamın yarağı küçülünce çıkardı Damlanın götünden. Alp halen Damlanın altında yattığından, son manzarayı göremedi tabii: Damlanın kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapanırken izlemek müthiş zevkliydi. Kocamla banyoya gittik, adam akıllı bir duş aldık. Artık evimize gitmenin zamanı gelmişti. Birbirimize teşekkür ederek ayrıldık ordan 🙂

53 toplam görüntülenme, 1 bugün

Ablamın kalçasına boşaldım

Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Fatma abla, çocukluktan ilk gençlik yıllarıma geçtiğim günlerde bana gösterdiği çocuksu ilgiye karşılık, seksi ilk keşif günlerimin idolüydü adeta. Boyu çok uzun sayılmaz, hatta kısa bile denilebilirdi. Birçokları onu sexy bulmayabilirdi, ama şarkıcı Nilüfer’e benzeyen yüzü, o sıcak tebessümü ve çıtı pıtı hali beni deli ediyordu. Hele o arkaya çokça çıkık biçimli kalçalarını seyretmek ve onun üzerinden kayarak boşaldığımı hayal ederek 31 çekmek müthiş bir keyifti.

Onu en son gördüğümde ben 16, o ise 20 yaşındaydı. Biz o mahalleden taşınalı 20 sene olmuş ve onunla bağlantımız kopmuştu. Fatma ablaların yeni taşındığımız sitede oturduklarını, bize hoşgeldin ziyaretine geldiklerinde öğrenmiştim. O da benim gibi hiç evlenmemişti. Aradan geçen 20 yıla rağmen onu görür görmez sikim yine taş gibi olmuştu. En az 20 yıl önceki kadar çıtır görünüyordu. Babası ölmüş, hayırsız kardeşi onları terk edip Almanya’da bir hayat kurmuş, Fatma abla ise annesiyle yaşıyordu. Benim bilgisayardan anladığımı öğrenince, “Bir gün geleyim de bana öğret!” demesi benim için sanki bir hediyeydi. “Seve seve!” dedim.

O gün Cumartesi idi. Aylardan Mayıs. Annemle babam Karadeniz turuna çıktıkları için evde yalnızdım. Bir haftalık yiyecek stoğum ve ben, ne yapsam diye düşünürken Fatma abla geldi aklıma. Ona telefon edip durumu anlattım ve bize gelirse ona bilgisayar konusunda bilmediklerini öğretebileceğimi söyledim. Telefonda bana annesinin iki günlüğüne teyzesine gittiğini, memnuniyetle gelebileceğini söyledi. Ben bambaşka ümitlerle ve üzerimdeki şort ve kolsuz tişörtle onu beklemeye koyuldum.

Fatma abla, 3 blok ötedeki evlerinden hemencecik gelivermişti. Üzerinde, çiçek desenli, kolsuz bir elbise vardı. Elbise boyu diz altıydı, ama dekoltesinin derinliği göze batıyordu. Elbiseden belli olan meme uçlarına bakılırsa sutyen takmamıştı.

Ona mail hesabı açıp, mail alıp verme konusunda bilgi verdim biraz. Çabuk sıkıldı ve “Adilciğim, içecek birşeyler var mı dolapta?” diye sordu. “Kola var, içer misin?” dedim, istedi. Kolalarımızı içerken eskilerden konuşmaya başladık. Ben onun rahat tavırlarından ve elbisesinin açıklığından iyice azmıştım. Benim gözüm sık sık onun meme uçlarına, onun bakışları ise önümde, an be an artan kabarıklığa takılıyordu. “Hadi ben evin sorumluluğunu yüklenmekten, anneme hayatımı adamaktan dolayı evlenemedim; ya sen Adil, sen niye evlenmedin?” diye sordu. “Biliyorsun durumları be Fatma abla… Önceleri ben istemedim, sonra da beni istemediler… Kaldık işte… Yaş 36 oldu, bu saatten sonra da zor!” dedim. “Olur mu öyle şey?” dedi Fatma abla, 20 yıl önceki gibi göz kırparak; “Daha gencecik adamsın!” diye ekledi.

Onun bu samimi tavrından kuvvet alarak; “Sen de… Sen de çok güzelsin!” dedim. Onun mahçup bakışından cesaret alıp, elimi bacağına koyarak devam ettim, “Biliyor musun, 20 yıl önce de seni çok beğenirdim; hatta laf aramızda, seni düşünerek az mı 31 çekmiştim!” dedim. Biraz utandı gülerken; ama tepki göstermeden de, “Halen masturbasyonla idare ediyorum deme sakın, inanmam!” dedi. “Önceleri kendimi eşime saklıyordum; sonra vazgeçtim, ama bu sefer de gerçekten istemenin ve istenmenin önemli olduğunu görüp kimseyle yatmadım.” dedim ve bir an susup, şaşkın gözlerine bakarak güldüm ve devam ettim, “Pratiğim yoktur, ama teorim süperdir!” dedim.

Fatma ablanın ağzından farkında olmadan, “Ben de hiç yaşamadım!” cümlesi çıktı, pişmanlığı uzun sürmedi. Kolumu boyuna attım ve onu kendime çekip, çekingen ve itiraz eden anlık hareketlerine aldırmadan dudaklarından öptüm. Bir 5 saniye kadar direndi, ama sonra kendini saldı. Uzun öpüşmemizin ardından ikimiz de nefes nefeseydik. Kulağına eğilip, “Yaşamadıklarımızı yaşamaya ne dersin? Sana söz; sen istemedikçe bekaretine dokunmayacağım!” dedim.
Kızaran yanakları ve gözleriye onayladı beni

Onu elinden tutup odanın diğer tarafındaki yatağa sürükleyip uzattım. Bu arada yatağı tam gören açıdaki kamerayı uzaktan kumandayla çalıştırmayı da ihmal etmedim. Hiç konuşmadan ve acele etmeden elbisesinin beline kadar inen fermuarını çekerek elbisesinden kurtuldum. Yaşına göre göğüsleri oldukça diriydi. Ben kendi üzerimdekileri çıkartırken, Fatma abla, kılları yeni alınmış sikime bakmamaya çalışıyordu. Üstüne çıktım, dudaklarından başlayarak boynunu, omuzlarını, memelerini ve göbeğini eme eme aşağıya indim. Pürüzsüz bir cildi ve beni çıldırtan bir kokusu vardı. Ben onu emip koklarken nefesi sıklaşmıştı ve ara ara bacaklarına değen sikim onu ürpertiyordu.

Dantelli külotunu çekip çıkarttığımda kılsız amcığı karşımdaydı. Göbeğinden başlayarak yaladım tekrar, amına indiğimde, geçen kısa süreye nazaran ıslak sayılırdı amı. Dilimle klitorisini her uyardığımda onun yay gibi gerilişi beni iyice heyecanlandırmıştı.

Artık iyice sertleşen sikimi daracık amcığından göbeğine doğru itinayla yerleştirerek usulca üzerine uzandım. Kulağına, “Korkma, sokmayacağım… Amacım senin gelmeni sağlamak! Bunun için de kızlığına erişmeden yavaş yavaş yapacağım!” dedim fısıltıyla. Bir taraftan sikimin uç kısmını hafif hafif amının girişine doğru bastırıyor, bir taraftan da memelerinin ve dudaklarının tadını çıkarıyordum, “Ohh yavrum benim; yıllardır nerdeydin sen? Çok güzelsin bir tanem!” diyordum. “Ihhh, ohhh, ııhhh, çok güzelmiş, nasıl birşey bu, nasıl bir tat, nasıl bir heyecan… Sahip ol bana Adil, ıhhhh, ohhhh… Adil’im!” diyordu. “O da olacak yavrum, sen gelene kadar bozmadan sikecem seni, bozmadan… Ohhh!” diyordum.

Hareketlerim oldukça yavaş ve dikkatliydi. Fatma abla inlemeye başlamıştı. Amına girişim biraz fazla olunca hafif çığlık atıyor, geri çekilmemle normale dönüyordu. Dakikalar sonra bir deprem misali titreyerek boşaldığını hissettiğimde, kızlığına zarar vermemek için göbeğine yasladığım sikimle üzerine yüklenerek ben de deliler gibi boşaldım!

Nefes nefese yana yattım, en çok bir dakika öyle durduktan sonra, hem zevkten, hem de yaşadığı olayın tesirinden yanakları kızarmış Fatma ablaya yan dönüp, küçük bir öpücük kondurduktan sonra, “Dur bekle, temizleyeceğim!” diyerek kalktım yanından. Yandan peçete ve ıslak mendil aldım bol bol. Göbek deliğinden neredeyse memelerine kadar olan bölüm bir sperm gölü olmuştu. Yan yatarak yavaşça önce normal peçeteyle spermlerimi aldım; sonra ıslak mendille spermlerin temizlendiği bölgeleri sildim.

Dizlerimin üstünde durarak, onun gözleri önünde benzer temizliği yapış yapış olmuş sikime de yaparken, Fatma abla konuştu, “Ufalmış… Halbuki demin ne biçimdi!” dedi. “Merak etme Fatma abla, gene olur… Bırakmam seni, bu gece buradasın! Nasılsa annen de yok, bizimkiler tatilde zaten!” dedim. “Ne biçim adamsın be Adil; yarım saattir neler yapıyorsun, halen abla diyorsun. Oldu mu şimdi?” dedi. Yanına uzanıp sarıldım ve “İşin güzelliği orda Fatma abla, işin zevki orda… Nasıldı; hoşuna gitti mi?” dedim. “Hem de nasıl! Tam söylenen gibiymiş, kızgın kumlardan serin sulara atlar gibi!” dedi. “Esas gerçek zevki yaşayınca daha da mutlu olacaksın, emin ol!” dedim.

“Senden birşey istesem…” dedi. “Söyle! Çekinme!” dedim. “Ona dokunabilir miyim?” dedi, gözüyle sikimi işaret ediyordu. “Elbette! Hatta nasıl yapacağını da göstereyim bak…” dedim. Ben sırtüstü yattım; o yanımda bacakları kıvrık duvara yaslandı. Ben 31 çeker şekilde sikimi sıvazlarken ona anlatıyordum, “Bak böyle yapacaksın bir elle, diğer elinle de taşaklarımın altını kaşır gibi okşayacaksın… Beni tekrar hazır et; ben de senden birşey isteyeceğim!” dedim. O işine başlamış bana gülücükler atarken ben de onun memişlerini okşuyordum. Fatma abla, “Elimde büyüdüğünü hissediyorum; hem sert, hem yumuşak… Ne tuhaf!” deyip duruyordu heyecanla.

O an Fatma ablanın cep telefonu çaldı. Arayan annesiydi. Telefonunu açmadan fısıltıyla konuştum; “Bir elle işine devam et, diğeri ile konuş!” dedim. İtiraz etmeden yaptı. “Alo anne, nasılsın? Ben mi? Adil’lerdeyim, bilgisayar öğretti bana. Halen de öğretiyor…” deyip, bana göz kırptı. O konuşurken olayın heyecanıyla sikim ilkinden daha sert ve haşmetli olmuştu. Telefonu kapattığında kahkaha atıyordu, “Annem, (Çocuğu çok yorma, yemek yap, doyur!) diyor. İçimden (Doyuruyorum merak etme!) dedim.” dedi. “Deseydin ya; (Anne o da beni doyurdu!) diye!” dedim, gülüştük…

Sikim artık kıvama gelmişti, “Uzan yanıma şöyle!” deyip onu yanıma çektim ve “Şimdi de ben senden birşey isteyeceğim Fatma abla!” dedim. “Nedir?” dedi. “20 yıl önce, o çok beğendiğim kalçalarından kayarak boşalmayı hayal ederdim. Şimdi bunu gerçekleştirmek istiyorum; olur mu?” dedim. “Kayarak boşalmak derken? Arkama sokmayacaksın di mi?” dedi. “Yok yok, girmeyeceğim! Sadece deminki gibi sürterek boşalacağım, bu sefer sırtına doğru olacak…” dedim. “Peki!” deyip yüzüstü döndü ve “Domalmam gerekiyor mu?” diye sordu. “Yok gerekmez, tam hayal ettiğim şekilde olmalı!” dedim.

Yüzüstü yatınca o muhteşem poposu ortaya çıktı. Nazikçe elimi poposunda gezdiriyordum, “Vay be… Kim derdi ki hayaller 20 yıl sonra gerçek olacak diye!” diyordum. Bir yandan da omzunu öpüyordum. “Biraz beline yük binebilir ağırlığımdan, ama çok sürmez merak etme!” dedim. Yavaşça kalkıp bitişik bacaklarını altıma alarak hafifçe oturdum. Poposunu birkaç dakika okşadıktan ve öptükten sonra sikimi bedenlerimizle paralel bir biçimde göt yanaklarının arasına, poposunun bitip bacakların başladığı yerden yukarı doğru yerleştirerek üstüne yattım. Bu sefer ağırlığımdan dolayı inliyordu. Memelerini avuçlayıp harekete başladım. “Ohh Fatma abla, ikimiz de tazeyken sikişemedik, ama şimdi bak her yola getirdim seni! Tahminimden de yumuşakmış götün! Ohhhh, muhteşem!” diyordum.

Tam 10 dakikalık gitgelden sonra boşalmak üzereydim. “Zevk suyumla yıkayacam seni yavrum, döl manyağı yapacam seni! Ohhh! İşte bu, işte bu! Geliyorum, geliyorum… Geldimmm!” diye çığlık atıyordum. Gelgitlerin şiddetiyle taşaklarım poposunda, sikimse beline paralel havada kalmıştı boşalırken. En çok ta o bölgesini severdim. Beliyle poposu arasında kalan kıvrım öyle derindi ki, (Küçük bir çocuk oturabilir buraya!) derdim eskiden.

56 toplam görüntülenme, 1 bugün

Baban Hem Annemi Hemde Beni Götten Sikiyormuş

Azranın Yeri, Bakire Seks Hikayeleri, Canlı Porno Hikayeleri, Doktor Seks Hikayeleri, Ensest Hikayeler 30 Kasım 2023

Herkese slm, ismim Zeynep. İstanbulda dar gelirli bir ailenin yanına evlatlık olarak verilmişim. Bunu sonradan öğrendim, ama yapacak birşeyim ve gidecek bir yerim olmadığından sesimi çıkaramadım, sustum ve onlarla yaşamaya devam ettim. Aslına bakarsanız şikayetim de yoktu, çünkü üvey annem de, üvey babam da bana karşı iyi davranıyorlardı. Taa ki üvey babamın bana sulandığını anlayana kadar…

Ben şu anda 18 yaşındayım, 1.76 boyunda, zayıf, hoş, alımlı, türbanlı bir kızım. Üvey annem 40, üvey babam ise 45 yaşında. Çocukları olmadığından beni evlatlık almışlar. Bunu bir gece su içmeye kalktığımda, onlar konuşurken duydum. Sonra kendilerine sordum, onlar da herşeyi anlattılar. Ben ozaman 16 yaşındaydım. Üvey babam her gece devamlı içerdi, sonra annemi döverdi, yada odalarına giderlerdi ve acayip acayip sesler, bağırtılar gelirdi. Günler böyle geçerken, birgün duştan çıktığımda, banyo kapısının önünde üvey babamı gördüm. Utanmıştım, çünkü üzerimde sadece havlu vardı, o da küçük olduğundan vücudumun heryerini kapatmıyordu. Tedirgin olmuştum, tek kelime etmeden koşar adımlarla odama geçtim. Ama o görüntü aklıma saplandı, çünkü üvey babam yüzüme bile bakmadan direkt bacaklarıma ve göğüslerime bakmıştı. Halen şoktaydım, üvey babam banyonun önünde ne arıyordu? Ne yapıyordu? Böyle düşüncelerle üzerimi giydim, türbanımı taktım, salona geçtim…

Ama babam halen bana tuhaf tuhaf bakıyordu. “Baba birşey mi oldu?” dedim. “Yok canım kızım, ne olsun?” diyerek güldü. Ben iyice huylandım. O sırada üvey annem geldi, “Zeynep gel kızım sofra kurmama yardım et!” dedi, mutfağa geçtik yemek hazırlamaya. Sonra sofraya oturduk. Yemekler yendi bitti. Babam tabi yine içmeye başladı. Üvey anneme seslenerek, “Gel lan karı, bana bir masaj yap!” dedi. Annem ise evlere temizliğe gittiğinden, “Çok yorgunum, Zeynep yapsın!” dedi. Ben o anda çok tedirgin oldum, ama mecburen korka korka da olsa yanına gittim. Leş gibi alkol kokuyordu. “Sırtıma, sırtıma!” diye emretti. Ben başladım sıtını ovmaya. “Kazağımı çıkart kız!” dedi, çıkardım. Çıplak sırtını ovuyordum…

Aradan 10 dakika geçti, “Önümü dönecem!” dedi, döndü. Sonra isteği üzere karnına ve bağrına masaj yapmaya başladım. Ama dikkatimi çeken şey, eşofmanının önü iyice dikleşiyordu. O sırada herşeyi anladım, üvey babam banyoda beni izlemişti demek ki. Şimdi de benim ona dokunmamdan zevk alıyordu şerefsiz adam. Ben biraz masaj yapıp, “Yoruldum baba!” deyip kalkmak istedim. O sırada kolumdan tutup, “Biraz daha yap!” dedi. Mecburen devam ettim. Ama önü gittikçe kabardı, eşofmandan aşırı belli oluyordu. Ben iyice korkmaya başladım. O sırada annem seslenip, “Ben duşa giriyorum!” deyince, beni iyice korku sardı. Hemen bitirip kalkmak istiyordum. Derken üvey babamın siyah eşofmanının önü ıp ıslak oldu. Boşaldı galiba hayvan herif. Yüzüme bakarak gülüyordu. “Sağol kızım, yeter!” dedi. Ben de hemen kalktım, odama geçtim. İnanamıyordum, bana masaj yaptırırken boşalmıştı adi herif!

O günden sonra üvey babamdan iğrendim ve evde onunla yalnız kalmamaya gayret ettim. Ama adam beni sikmeyi kafasına koymuştu, ve ben kaçamamıştım bundan. Ne zaman evde dolaşsam, hep arkamda idi. Ben de türbanlı olduğum için, öyle açık giyinen biri değilimdir, sadece dar kot, yada diz hizamda etekler giyerdim. Ama ister istemez oturduğumda eteklerim biraz açılırdı. Hele yemek masasında bilerek aşağıya çatal kaşık düşürüp, bacaklarıma bakardı şerefsiz adam. Günler böyle geçerken, annem sabahları yine işe gidiyor tabii. Üvey babam da memur oldugundan, akşam saat 6 dan önce gelmezdi. Yani anlayacağınız evde beni yalnız yakalayamıyordu. Sonra bir sabah annem, “Benim bugün işim yok, hem annem de rahatsızmış, köye annemin yanına gidecem!” dedi. Ben hemen atıldım, “Ben de geleyim anne!” dedim. Çünkü bu adamla aynı evde kalamazdım. Annem de, “Sen ne yapacaksın kızım? Ben 2 gün kalıp gelecem!” diyerek sesimi kestirdi. Üvey babam da anneme, “Ben seni bırakırım!” dedi. O anda içimden ‘Ohhh be!’ dedim, evde yalnız kalmak daha iyiydi…

Ve evden çıktılar. Ben de odama gidip türbanımı çıkarıp, üzerime bir tayt giyip, TV izlemeye başladım. Aradan daha yarım saat geçmeden üvey babam eve geldi. Şaşırmıştım. Beni şöyleeee bir süzdü. “Ne oldu baba? Neden geldin hemen?” dedim. “Ne olacak, garaja bıraktım geldim zilliyi! Birde köye kadar mı götürecektim?” diyerek güldü ve odasına gitti, altına bir şort giyip salona geldi. Ben de üzerimi değiştirmek üzere odama gitmek için kalktım. O sırada bana seslenerek, “Zeynep kızım, bir bardak su getir!” dedi. Suyunu getirdim verdim. “Geç şuraya otur bakayım…!” dedi. Amacı beni süzmekti, bundan emindim. Ben de salak gibi geçtim oturdum karşısına. Eteğimi ne kadar kapatsam da, bakıyordu her yerime. İçime doğuyordu, bugün hiç iyi şeyler olmayacaktı. “Evet baba, söyle?” dedim. “Bak kızım, 2 gün yalnız kalacağız, yemek içmek hususunda bana iyi bakacaksın!” dedi. Ne derse, “Tamam baba!” diyordum. Konuşması bitince kalktım odama geçtim, hemen uzun bir etek giydim, türbanımı taktım…

O sırada seslendi, “Kızım gel yanıma, biraz masaj yap!” dedi. Bundan iğreniyordum, hiç içimden gelmiyordu, ama, “Tamam baba!” dedim. Bu kez üzerinde şort olduğundan, önü dahada belirgindi. Sırtını biraz ovdurduktan sonra önünü döndüğünde, siki öyle bir kalkmıştı ki, sanki şortu delecekti. Bakmamaya çalışıyordum, ama çok kabarmıştı, ister istemez gözüm kayıyordu. Birden elini önüne attı ve sikini sıvazladı. Bana baktı. Ama ben oralı bile değildim. “Kızım ne güzel masaj yapıyorsun!” dedi. Ben birşey demedim. Biraz sonra, “Yat, ben de sana yapayım kızım!” dedi. Ben hemen, “Yok baba, gerek yok!” dedim. “Yat kız, nazlanma!” dedi ve hemen ayağa kalktı, kolumdan tutarak, beni dizlerinin üstüne yüzükoyun yatırdı. Ama korkudan kalbim duracaktı. Başladı sırtımı ovalamaya, ensemi falan derken, belime indi. Elini popomda hissetiğimde sıçradım, kalkmak istedim. Elini popomdam hemen çekti, tekrar sırtıma dokundu. “Baba yeter!” dedim. “Tamam kızım, az kaldı!” diyerek ayaklarımı ellemeye başladı. Sonra bileklerimi derken, eteğimi sıyırdı…

Korkarak, “Baba ne yapıyorsun?” dedim. “Kızım dur, etekten olmuyor!” dedi ve devam etti, eteğimi tam bacaklarıma kadar sıyırdı. Bacaklarımı ovalarken, elleri nerdeyse küloduma kadar geliyordu ve benim de ister istemez içim geçiyordu, gözlerim kayıyordu, elimde olmadan zevk alıyordum, sanki titreme geliyordu bana. Kendimi ne kadar tutsam da, ağzımdan küçük bir, “Ohhh!” çıktı. Bunu duyan babam dahada isteklenerek, eteğimi iyice belime kadar topladı, elini popoma attı. “Babaaaa!” dememe rağmen, sesini çıkarmadan popomu ovalamaya devam etti. Külodumu popomun arasına çekip, popomun yanaklarını okşamaya ve yoğurmaya başladığında ben artık mayışmıştım, benden sadece kesik kesik, “Ihhh ıhhh!” inleme sesleri çıkıyordu. “Nasıl kızım? Hoşuna gidiyor mu?” dedi. Ben sadece kafamı sallayabildim (Evet anlamında), çünkü elimde olmadan hoşuma gidiyordu, kendimi ne kadar sıksam da olmuyordu. Babamın dizlerinde yatmaktan göğüslerim ağrımıştı, sırtüstü dönmek istedim. Dizinden kalkmamla babamın bacağındaki ıslaklığı görmesi ve “Kızım bu ne?” demesi bir oldu. “Babaaa!” diyebildim ve aynen geri yattım. İnanmıyordum, amımdan akan sular babamın bacağını ıslatmıştı. Utancımdan kıpkırmızı oldum…

Bunu gören babam, popomu okşarken, başparmağını da götümün deliği etrafında gezdirmeye başladı. Ve o anda bende Filim tamamen koptu, iyice kendimden geçtim, resmen zevk inlemeleri çıkıyordu ağzımdan. Babam diğer elini de alttan ıslak amıma attı, amıma baskı yapıyordu. Kısık bir sesle, “Baba yapma…” diyebildim. O sadece, “Kızım durrrr!” diyordu. Yalan yok, içimden devam etmesini arzu ediyordum. Sonra beni yan çevirip, ellerimi tutup, sikini şorttan çıkarmasıyla, yarrağı elime bir çarptı, korkudan yutkundum, “Baba bu neeee yaaa???” dedim. Çok büyük bir şeydi, ilk defa canlı bir yarak görüyordum. “Kızım bu senin ilacın, artık bu senin vazgeçilmezin olacak! Yala onu hadi kızım!” diyerek ensemden çekti, yüzümü sikine yanaştırdı, Hadi yala!” dedi. Artık sanki Robot olmuştum, ne derse yapıyordum ve yaptıklarıma da inanamıyordum. Hemen ağzıma aldım ve yalamaya başladım, ama ağzıma sığmıyordu…

Bir anda oturduğu kanepede sırtüstü uzandı ve beni de üzerine ters gelecek şekilde çevirdi. Ben onun yarağını yalarken, o da benim külodumu yana çekmiş, şapur şupur amımı ve götümü yalamakla meşguldü. Ben artık kendimi iyice salmıştım, çünkü inanılmaz zevk alıyordum ve ne inlemelerime, ne de akan amımın sularına söz geçirebiliyordum. Orgazm denen şey bu olsa gerek. Aldığım zevk, amımdan başlayıp tüm vücuduma dalga dalga yayılıyordu. Babam dilini amıma ve götümün deliğine soktukça, ben de onun yarağını daha bir iştahla somuruyordum…

Sonra sırılsıklam olmuş külotumu çıkardı ve beni doğrulttu, kendi de doğruldu ve “Kucağıma otur kızım hadi!” dedi. “Ne yapacaksın baba?” dedim. “Otur otur sen!” dedi. Ben korkudan dizlerim titreyerek arkamı döndüm ve tam kucağına otururken, bir eliyle götümün yanaklarını ayırıp, diğer eliyle yarağını götümün deliğine dayayıp, “Şimdi otur!” dedi. Ben hemen sıçradım, “Neyyy? Bunu bana mı sokacaksın? Baba sen çıldırdın mı? Nasıl girecek o kocaman şey bana?” dedim. Ama dinleyen kim? Sikini tükürükle ıslatıp, belimden çekerek, götüme zorlamaya başladı. Bir iki denemeden sonra, “Kızım bu böyle olmayacak!” diyerek, beni domalttı, arkama geçip kollarımı tuttu, götümün deliğine tükürüp, sonra başladı sikini götüme zorlamaya. Yine girmiyordu ve ben terlemiştim, “Baba dur şu üstümü çıkarayım!” dedim. “Hayır kızım, ne çıkarması, böyle çok sexysin!” dedi. “Baba en azından türbanımı çıkarayım?” dedim. “Asıl türbanını asla çıkarma! dedi. Merakımdan, “Neden ki baba?” dedim…

Beni kucakladı ve yataodasına götürdü, yatağa oturttu, dolaptan bir çift yüksek topuklu ayakkabı çıkardı, “Giy şu ananın ayakkabılarını!” dedi. Ben hiç anlam veremiyordum, ama giydim ayakkabıları. Beni ayağa kaldırıp boy aynasının önüne götürdü ve “Şimdi aynaya bak, nasılsın? dedi. Aynaya baktığımda, TV’de türban takıp podyuma çıkan mankenler geldi gözümün önüne, topuklu ayakkabılarla nasıl çıkmış kalçalarım, türbanım ise çok sexy duruyordu. “Şimdi anladın mı beni kızım?” dedi ve kalçama şaplağı vurdu. Ayağımda o ayakkabılarla, babam artık iyice çileden çıkmıştı. Bir koşu mutfaktan zeytinyağını kaptı geldi. Onunla ne yapacağını merak ediyordum ki, yarrağına sürdüğünü gördüm. “Dön arkanı!” dedi, ayakta hafif eğilmemi istedi…

Arkamı dönüp eğildiğimde, yağlı yarrağını götümde hissetim. Hafif zorlamayla yarrağının kafası götüme girdi, ama ben çığlığı bastım, “Çıkar babaaaaaaaa, yandım, bu ne yaaaaa, mahvettin beni!” dedim. Ama o da o sırada durdu, agzımı kapattı ve “Dur kız, binayı başımıza toplayacaksın!” dedi. Elini ağzımdan çektiğinde, “Korkma baba, annemden alışkın onlar, kadını her gece feryat ettiriyorsun!” dedim. Hemen güldü, “Anan olacak zilli de senin gibi götten yerken dayanamıyor, bas bas bağırıyor orospu!” dedi ve başladı götüme yüklenmeye. O kocaman yarak götüme köküne kadar girerken, bende birşeylerin koptuğu belliydi, elini tekrar ağzıma kapasa da, avazım çıktığı kadar bağırıyordum. “Bağır kızım, bağır rahatlarsın! Hem Bağırmanla beni dahada azdırıyorsun!” diyerek, götüme sokup çıkarmaya başladı…

Ben bağırdıkça, o dahada hızlı sokup çıkarıyordu. 15 dakika sonra artık yorulmuştum, dizlerimde derman kalmamıştı, ayakta duramıyordum. “Babaaaa yoruldum!” dedim. O sırada dahada hızlandı. Ben artık ağlamaya ve yalvarmaya başladım, “Yandım babaaaaaa, çıkar artık ne olur, yalvarrım çıkar baba, yırttın, mahvettin beni, yeter!” diye. Babam ise çıldırmış gibiydi, “Bu nasıl bir göt yavrum, nasıl bir göt bu yaaa, nerde büyüttün bunu aşkım, bittimmmm aşkım, bittimmm kızım, sık dişini geliyorummmm!” demesiyle, sikini götümden çıkarıp, belime öyle bir boşaldı ki, dölleri taa enseme, türbanıma kadar gelmiştir…

Dönüp babama baktığımda, gözleri kaymış, olduğu yere çökmüştü. Ben de ayakta zor duruyordum, gözümün önü karardı ve bir adım atamadan babamın kuacağına yığılıp kaldım, bayılacaktım. Biraz kendime gelir gibi olunca beni kaldırdı ve “Hadi banyoya!” dedi. Beni banyoya götürüp, çırılçıplak soydu ve duşun altına soktu, kendi de soyunup duşun altına girdi. Beni yıkarken, sabunlu elleri halen götümde geziyordu. Ben, “Artık yeter baba!” dedim. “Dur kızım, ne yetmesi? Annen gelene kadar durmak yok! Ayrıca senin o götüne duşta da kaymazsam ölürüm! Hatta mutfakta, odanda, salonda… İki gün boyunca karımsın artık!” diyerek, beni duşun altında da götten sikti. Ve dahası da geldi 🙂

88 toplam görüntülenme, 1 bugün

Bu kadarını beklemiyordum

Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Selam ben Dilek, 37 yaşında, 13 yıllık evli, 2 çocuklu bir kadınım. Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde kendisi 2 defa boşalırken, beni de en az 5-6 kez orgazm eder. Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan. Ve sikişmemiz daha kaliteli ve mükemmel olur.

Bundan 3 sene önce Erdeğe tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, çocuklarla plajda oturup oyunlar oynuyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde sikişiyorduk. Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam, yakımızda oturan ailenin çocuğunun bize baktığını gördü ve bir börekte çocuğa uzattı. Ama çocuk almak istemedi. Derken annesi yattığı yerden kalktı ve “Oğlum ne yapıyorsun sen? Amcayı rahatsız etme!” dedi. Ben de hemen, “Yok ne rahatsızlığı, çocuk bu, canı çekmiştir diye kocam çocuğa börek veriyordu.” dedim. Kadın, “Tamam ozaman, amcanın verdiği böreği al, ama bir daha rahatsız etme!” dedi. Kocam da çocuğa, “Olur mu, istersen yine gel al!” dedi. Kadın çocuğun elinden tutup götürdü. O sırada kadının kocası da bize bakıyor, dinliyordu. O da teşekkür etti…

Sonra biz denize girdik, bizim çocuklar kumlarla oynuyordu. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çocukla annesi de kumla oynuyorlardı. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım. Kadının adı Serpilmiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz çocuklarla biraz oynadıktan sonra, ben kalktım kumlardan temizlenmek için denize doğru yöneldim. Serpil de, “Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde temizlenip çıktık, Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım. Biraz sonra Serpilin kocası dondurma almış gelmiş, çocuklara ve bize verdi. O sayede onnla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbuldan gelmişler.

Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burağı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Burağın bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belliydi. Kalkarken, “Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık. Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve çocukları yatırdıktan sonra, saat 22:00 gibi dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik birşeyler içtik, sonra vedalaştık…

Ertesi gün denize gittik, onlar da geldiler, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Ama adam hep bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpili de kocamı süzerken birkaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, oturuken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu. Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasada farkediliyordu. Özellikle ıslakken. Bunu kocama da söyledim, “Serpili senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye. Kocam da, “Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü geçiştirdi. Ben, “Kadın sana kafayı takmış, sana kendini siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı.

Aradan 3-4 gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. 1-2 gün sonra biz de İstanbula döndük. 2 gün sonra Brak kocamı cepten aradı, “Bugün görüşelim mi?” dedi. Kocam da, “Olur!” dedi. Akşam Kadıköyde buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımız döktük. Ordan çıkınca onlar, “Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dediler. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. “Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil, “Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dediler. Burak ta, “Orda dolapta Viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam da, “Kahve içmeye geldik, içki içmeye değil.” dedi. Burak, “Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz ozmana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, azda bana getirdi.

5 dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçekdesenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymiş, içinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu. “Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz, zaten denizde bikiniyle gördüğünüz için… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak ta gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Bir baktık az sonra Burak ta penye capri ile geldi, “Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Serpil de, “Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet filan derken, Burak, “Bir fıkra anlatmak istiyorum, ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım?” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen, “Anlat!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Sonra birkaç tane daha anlattı. Bu arada Serpil kocamın karşısında oturuyordu, bir ara bacaklarını araladığını gördüm, ki o anda altına külot da giymediğini farkettim. Ara ara komple açıyor, arada bacak bak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. Kocama baktım, o da arada Serpilin bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama bakmamak için kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu orospu…

Burak ta devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani, nede olsa adam gerçekten yakışıklı idi, yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı, “Ben göstereyim, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Ama gözlerinin kalçalarımda olduğunu tahmin edebiliyordum, üstümde zaten kalçalarımı sergilediğim, dizimin 1-2 parmak üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan etek vardı. Labayo varana kadar, ne kadar sıklıdım anlatamam, sanki ben gittikçe lavabo kaçıyordu, rahatsız olmuştum kalçamdaki gözlerden. Ama hoşuma da gidiyordu ve ben beynime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum yürürken. Serpille kocam da salonda yalnız kalmıştı, aklım bir yandan da ordaydı, acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu.

Nihayet lavaboyo varmıştık, teşekkür ettim Burağa, o salona döndü, ben lavaboya girdim. İçerden kahkaha sesleri uzak olduğu halde bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum. Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı, elimi amıma atıp yokladım, farkında olmadan amım sırılsıklam olmuştu! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce Burağın önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu. Daha önce hiç böyle olmamıştım. İşedikten sonra Burak aklıma geldi ve amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir ekmek fırını vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu. Titreyerek orgazm olup boşaldıktan sonra kendime geldim. Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım, ama halen sularım geliyor, çığlık atmamak için dişlerimi sıkıyordum resmen. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım…

Burak, “Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu. Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergilemiş, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpilin amını ben gördüğüme göre, kocam da illaki görmüştür diye kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu. Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şelikle kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak ta çadırı kurmuştu. Demek ki Serpilin kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu. Serpil sonra da kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı ve orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Serpil adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, heryerini kocama sergiliyordu.

Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi, “Dilek… Bana az yardım etsen?” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım ve Burak yine kalçalarıma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında. Mutfakta Serpil bana gülerek, “Kız orospu, sen ne şanslı karısın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden, “Neden ki?” diyebildim sadece. “Kocan çok yakışıklı ve kocaman siki var! Erdekten beri kocanın sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir 10 kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden (Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!) diye geçirip, “Nerden çıktı bu şimdi?” dedim. Serpil devam etti, “Görünen köy kılavuz istemez kızım, siki bariz belli oluyor, zaten şuan çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi.

Ben artık dayanamadım ve “Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın, ne am kaldı görmediği, ne göt, nede göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, altına don sütyen giymemişsin, birde açıp her dakika gösteriyorsun kocama, önünde domalıyorsun amını gösteriyor oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani, adama işkence yapıyorsun!” dedim. Serpil de, “Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki, seni sikerken zaten görmüyor mu am göt göğüs?” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, “Ee, nasıl sikiyor seni? Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, “Sen nebiçim bir kadınsın yaa, utanmıyormusun?” dedim. “Asıl sen utanmıyormusun bu koca yarraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya!” demez mi birden, ben yine şok tabi. Ardından ekledi, “Ben bugün kendimi ona siktirisem kızarmısın?” dedi. Tepem iyice attı, “Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim…

Serpil, “Ozaman deneyelim mi? Ben bugün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok!” dedi. “Tamam, sikerse siker, ne yapayım?” dedim, ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı, ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa, ya kocam benden başka birini sikerse diye. Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu. İçimden, (Eğer kocam öyle birşey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burağa kendimi siktiririm! Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup sex fantazimiz de gerçek olur! Zaten seyrettiğimiz pørnølardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırız. Üstelik ben de hep istiyordum 2 tane yarrağı aynı anda yemeyi. Hem Burak ta gayet yakışıklı ve iyi bir adamdı, ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için. Ve Serpil de çok güzel, alımlı, sexi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzel, kocam da sikmek için bundan daha iyi am mı bulacak?) diye geçirdim ve herşeyi akışına bıraktım. Mutfaktan çıktık…

İçerde Burakla kocam oturmuşler, ikisi de çadırı kurmuş, birerde içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı. Benim hep bir gözüm Serpilde, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpile sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak ta bana resmen sulanıyor, aslıyordu. Ve benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu. Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burağın bardağını aldı, “Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak, “Koy karıcığım!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve “Aslında senin bana koyman lazım ama…” diyerek bardağı doldurdu. Sonra birde müzik açtı ve kocama dönüp sexi bir şekilde oynamaya başladı. Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da. Orospu çok güzel oynuyor, arada amına götüne kadar gösteriyordu. Ve az sonra kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu…

Burak ta beni kaldırdı. Ben de Serpile inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burağın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile. Belli ki amacıma ulaşmıştım ve ben de Burağı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, heryerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Kalçalarımda Burağın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve Burağın sikini daha çok hissetmek için uğraşıyordum ve iyice sürtünüyordum. Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdekten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burağın sikini hisetmek için önümü dönmüş, Burağın bacaklarının arasında dans ediyordum ve eteğimi sanki yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir sike sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu.

Bir ara Burağın eli kalçalarımda gezinmeye başladı. Arada kalçalarımı sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip dahada yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki, kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpilin yaptığı okadar orospuluğa rağmen halen mesafeli duruyordu. Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burağa baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpilin beline sarılıverdi. Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden böyle birşey yaptı diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, kalçalarımı sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpile yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı…

Ben de Burağın dudaklarına yumuldum ve ısırıcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak öpüşüyoruz. Elimi de Burağın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başldım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu. Ama kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden. Ama mecburen elimizdeki ile yetinceğiz. Aslında çok küçükte değildi, bir kadını doyuracak boyutlardaydı. Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Serpil kocamın tişörtünü çıkarmıştı. Sonra da eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi ve tüm hışmıyla yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da bana bakıyor, (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle, alabildiğince o iri siki ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada svazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocam da Serpilin göğüslerini avuçlamış yoğuruyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi…

Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Burağın şortunu indirdim ve o lavoboda beni kendimden geçiren siki serbest bıraktım. Gerçekten de düşündüğüm gibi kocamınkinden ufaktı, ama yine de güzel ve damarlıydı. Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye. Burak ta boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de, “Bebeğim benimki kocanınkinden küçük, ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir, zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim, bebek gibisin, harikasın, 2 tane çocuk doğurmuşsun ama halen taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni dahada ateşledi ve yutarcasına sikini emeye yalamaya başladım. Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Buraktan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum ve ziyan olmasın diye de, komple kafasını yalayarak temizledim

O sırada Kocam da Serpil ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpilin ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşalmıştı ki, Serpilin ağzına döller resmen fışkırıyordu. Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonun geçtiler, kocam da Serpilin amını yalamaya başladı. Ben de Burağın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Burağın siki hemen dikildi. “Hadi erkeğim, doyur beni, sik artık beni, amım alev alev yanıyor, sula onu döllerinle, söndür amımın ateşini!” dedim. Burak, “Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” deyip beni yere doğru uzandırdı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim. Yumuldu amımı yalamaya. Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazmlar yaşıyordum.

Serpil ise kocama, “Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği, sik beni, amımı götümü sik parçala, onları bugün sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu. Kocam sikini eline almış, Serpilin amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de, “Hadi Burak sen de beni sik!” diye bağırdım. “Tamam bebeğim!” diyerek, amıma sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi amıma. Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, “Ohhhh!” çektim. Bir yandan da kocamla Serpile bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu. Belli ki kocam onu boşaltmak üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra boşalmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım…

Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama, “Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpilin götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu. Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryad figan bağırıyordu. Bir baktım bacaklarından hafiften kan süzülüyor, sanırım kocamınkini alamamış ve götü yırtılmıştı. Serpil, “Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü, senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dileği tost yaparsınız!” diyerek kocamı uzatıp, sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı. Yarak amına girerken Serpilden acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa köküne kadar yavaş yavaş almıştı. Burak kalktı Serpilin götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı…

Serpile imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama gece daha bitmedi, nede olsa ben kocamın sikine alışığım, hertürlü alıyorum, Burağınki de fazla büyük değil, Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben zevke fazlasıyla ulaşırım diye düşündüm. Burak tam Serpilin götüne sokacakken, Burağa, “Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpilin götüne, ama önce ağzıma alıp ıslatayım da, Serpilin götüne rahat girsin sikin!” dedim ve Burağın sikini azğıma aldım, emmeye başladım. Hem böylelikle Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burağın sikini, yavaşca Serpilin götünün deliğine yasladım ve halen tutuyordum, Burak ta yavaşca ittiriyordu. Kafası az girince bıraktım ve “Hadi koçum kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir Ohhh çekti ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya. Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpilin amını götünü sikiyor, pompalıyorlardı…

Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpilden sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpilin götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış, “Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burağın siki küçülünce, Serpilin götünden sikini çıkardı ve kebdini kenara attı. Kocam halen sikiyordu Serpilin amını. Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gbi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu, “İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim, halen içimdesin, sikin dolduruyor amımın heryerini, hissediyorum tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim, sik beni, sik te Burak görsün, kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diyerek. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi.

Ama ben de Serpilin dediklerinden iyice tahrik olmuştum, biryandan amımı okşuyordum, bir yandanda göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve “Hadi bebeğim al ağzına kaldır, nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burağın sikini emerken, kocamın, “Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama, “Aşkım sakın Serpilin içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak, “Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burağa, “Az bekle, ben seniboşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı. Kocam Serpilin amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu, “Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpili üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı indiriverdi…

Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burağın sikini elimle 31 çeker gibi sıvazlıyor, onu beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burağın sikini nihayet kaldırdım ve “Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak, “Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama, “Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için. Burak, “O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi. Ben de, “Hay hay, nasıl istersen Burakçığım!” dedim. Kocam uzandı yere, ben o çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda alıverdim amıma. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti amıma. Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak ta arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir Ohhh çektim ki, düşman çatlatırcasına…

Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, 1 bağıracağıma 5 bağırıyordum, sırf Serpile inat olsun diye. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu. Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burağın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı. “Sakın çıkartma Burakcığım, devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı. Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu. Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtme idi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikli idi.

Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpile, “Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe. Serpil orospusu tabii dünden razı, “Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, yırt götümü, kanasa da, bağırsam da, bayılsam da, aldırma, köküne kadar sok, götümü sik parçala!” diyerek hemen domaldı. Burağa baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu. Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpilin götünün yanaklarını ayırdım ve deliğine bolca tükürdüm, götüne rahat girsin diye. Kocam yerini aldı ve Serpilin götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil bağırıyordu, ama, “Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi. Ben de onların arkasına geçip, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı…

Fakat Serpile hayret ediyordum, inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götü harbiden yırtılmış parçalanmıştı, buna rağmen karı halen, “Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpili bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burakla oturduk, 15-20 dakika onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı, “Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!” diye. Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpilin götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikici, ikimizi de bitirmişti…

Hepimiz biraz uzandık ve dinlendik. Sonra sırayla duş almaya gidecektik. Kalktığımızda etrafa bir baktık ki, heryer döl içinde kalmıştı. Serpil, “Bizim yukarda yatak odasında duş var, biz yukarı çıkarız, siz buraya girin!” dedi. “Peki!” dedik, gidip duşumuzu aldık. Geldik salona. Az sonra onlar da indiler. Serpil yanıma geldi oturdu, “Kız kocan harika bir sikici, beni dağıttı valla. Ben bugün kocana kendimi siktirecem demiştim değil mi, siktirdim işte gördün. Ama sen de az orospu değilsin, sen de sikilmeye doymuyorsun!” dedi. Burak ta kocama, “Tebrik ederim üstat, fena siktin benim karıyı, amını götünü dağıttın orospunun, ama müstahak o, Erdekten beri okadar çok istiyordu ki senin tarafından sikilmeyi ve emeline ulaştı!” dedi. Sonra bana dönüp, “Sen de harikasın bebeğim, sen sikilmeye doyulmayacak kadınsın! Kocan çok şanslı, iyi erkek seçmişsin, zaten sana da onun gibi erkek yakışırdı!” dedi.

Eve gitmek için kalktığımızda nerdeyse sabah olmak üzereydi, şafak söküyordu. Kapıda öpüşüp vedalaşırken, Serpil kulağıma eğilerk, “Ben yine yemek isterim o kocaman siki Dilekciğim, haberin olsun, kıskanmak, darılmak yok!” dedi. Ben de, “Ne zaman istersen yiyebilirsin canım!” dedim ve çıktık. Gerçektende harika bir gece olmuştu, ama hiç aklıma gelmezdi böyle sikişeceğimiz!

58 toplam görüntülenme, 0 bugün

Yengem Çok Havalıydı

Aldatma Hikayeleri, Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Amatör Sex hikayeleri, Amatör Sex Resimleri, Anal Sex Hikayeleri, Anal Sex Resimleri, Azranın Yeri 30 Kasım 2023

Merhaba arkadaşlar. Bu başımdan geçen ve bundan bir yıl önce yaşanan olayı ne zamandır yazmak istiyorum ama cesaret edemedim, şimdi yazıyorum. Adım Uğur, 25 yaşındayım, 1.89 boyunda, çevrem tarafından yakışıklı bulunan, esmer biriyim. Ankara’da bir şirkette çalışıyorum. Sakin bir apartmanda oturuyorum, zaten üst kattaki daire boş, epeydir satılık. Bekar olduğum için pek maddi sıkıntım olmuyor. Geçen sene Mart ayının sonlarına doğru, memleketim İzmir’den Annem aradı ve “Ayhan amcan geliyor, onları karşıla!” dedi. Sıkılarak, “Tamam.” dedim. Annemle konuşmalarımızda amcamın evlendiğini duydum. Ayhan amcamı tanımlarsam, 1.76 boyunda, göbekli ve seyrek saçlı biridir. Çoğu akrabam sevmez kendisini, onun hakkında herkes ‘Sonradan görme!’ derler. Ben ise amcamı en son Lise dönemimde görmüştüm.

Tatil olduğu için uzun yattım ve ertesi gün Saat 18:00 gibi uyandım. Daha amcamların gelmesine vakit vardı. Duşumu aldım ve kot pantolon ve gömlek giyerek çıktım. Arabama atladım ve karşılamaya gidiyordum, ama o arada da düşünüyordum, amcam orta yaşın üstünde biriydi ve büyük ihtimalle evlendiği kadın da 50’nin üstündedir falan diye düşünüyordum. Terminale vardım ve beklemeye başladım. İzmir otobüslerinden birinden Ayhan amcam indi ve ben direkt tanıdım, hemen yanına gidip, “Hoş geldin Amca!” dedim, birbirimize sarıldık. Muavin Valizleri verirken, amcamla ayak üstü biraz muhabbet ettik. Ben, “Amca evlenmişsin, hayırlı olsun da, yengem nerede?” diye sordum. Amcam da gülerek, “Yengenin işleri var, yarın gelecek!” dedi. İçimden (Kadıncağız senden ayrı kalmak için iş çıkartıyordur kendine!) diye geçirdim. Neyse, valizi aldık ve arabama bindik.

Arabada amcamın hiç çenesi susmak bilmedi, bir iş kurduğunu ve zengin olduğunu söyledi. Hakikaten de görgüsüz biriydi. Çenesinden biran önce kurtulmak için arabayı son sürat sürüyordum eve. Evime girince amcama, “Kusura bakma Amca ortalık dağınık biraz, bekar evi işte ne yaparsın…” dedim. “Birşey olmaz oğlum, iki sene öncesine kadar biz de böyleydik!” dedi. Biraz oturduk, çay kahve ve sohbetten sonra, amcam sırıtarak cebinden bir anahtar çıkarıp gösterdi ve yukarıdaki boş katı satın aldığını, artık burada olduğunu, temelli geldiğini söyledi. Başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü, ben birkaç gün kalırlar giderler diye düşünürken, temelli gelmişlerdi. (Eşeğin sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş!). Moralim bozulmuştu, ama belli etmedim ve mecburen, “Çok iyi etmişsin amca, çok sevindim!” dedim. O gün amcam benim yatağımda, ben de salonda uyudum…

Ertesi gün kalktım, duşumu aldım ve yine aynı tarz’a yakın birşeyler giydim. Belki amcamın evlendiği kadının bana göre kızı falan vardır diye aklımdan binbir türlü şey geçiriyordum. Yarım saat sonra amcam kalktığında beni görünce, “Vaay ne yakışıklı olmuşsun yeğenim!” dedi ve güldü. Ben de öylesine bir gülüş atarak, “Hadi sen de hazırlan da terminale gidelim, yengemin gelmesine az kaldı!” dedim. Amcam ise, “Benim emlakçıyla görüşmem gerekiyor, Kızılaydan işyeri satın alıyorum, sen git al yengeni, o seni tanır büyük ihtimalle, senin resimlerini göstermiştim.” dedi. “Tamam!” deyip çıktım evden…

Terminale gittim ve beklemeye başladım. O arada etrafı seyrediyordum, arabaya yaslanmıştım. Artık nasıl daldıysam, arkadan bir kadın geldi ve bana seslenerek, “Özür dilerim, Uğur bey sizmisiniz?” dedi. Gerçekten çok hoş bir bayandı. Büyük ihtimalle bir yer sormaya gelmiştir diye düşündüm, ama öyle olsa adımı nereden bilecekti? Kendimi toparladım ve “Evet benim, buyrun?” dedim. Kadın kendini tanıttı, meğer Ayhan amcamın karısıymış! Ev şokundan sonra ikinci şoku yaşadım. İçimden (Ohaa lan, çüş artık! Odun gibi amcamın evlendiği karıya bak! Olamaz!) dedim. Ben şoku atlattıktan sonra, “Hoşgeldin yenge!” dedim ve tokalaştık, yanaktan öpüştük. Valizini alıp bagaja koydum. Kendisi de arabada arkaya oturdu. Utangaçtı, ama muhabbet etmekten çekinmiyordu. Yengem beyaz tenli, uzun boylu, sarışın ve mavi gözlü bir kadındı. Kalçaları gayet dolgun ve yuvarlak göğüsleri de dik, ama çok büyük sayılmasada, çok küçük değildi. Ankara o dönemlerde yine biraz soğuk olduğundan üstünde kaban vardı ve sadece bu kadar görebilmiştim. Ama arabada kabanı çıkartınca gerçekten buzdağının görünmeyen kısmı gibi güzelliğini fark ettim. Eve gelene kadar muhabbet ettik, yaşlarımız aynı olunca muhabbet de güzel oluyor. 24 yaşında olduğunu ve adının Aslı olduğunu öğrendim. Yengem benim kafa dengim bir hatundu, maçlara ve konserlere gitmeye bayıldığını söyledi.

Bu konuşmalarla eve vardık ve bir süre oturduk beraber. Fark etmiştim ki, önceden bir erkekle aynı yerde pek kalmamış, resmen beni her seferinde süzüyordu. Biz çaylarımızı içerken amcam da emlakçıyla işini halletmiş ve eve geldi. Hep beraber sohbete başladık. Ama yengem amcama hep, ‘Hı hı’, ‘Evet’ yada ‘Hayır’ diyerek kısa kesip geçiştiriyordu ve çoğunlukla benle muhabbet ediyordu. Yatana kadar muhabbet ettik. Yatma vakti gelince, ben odamı onlara verdiğim için, Ayhan amcam yengemin kolunu çıkarırcasına asılarak, “Geç bakalım yatak odasına!” dedi ve odama gittiler. Ben de salondaki kanepede uzandım ve son iki günde yaşadıklarımı düşünüyordum. Bir ara içerden sesler gelmeye başladı. Ama sesler Ayhan amcamdan geliyordu, galiba yengem zevk almıyordu, nede olsa 25 yaş farkı var aralarında. Doğrusu yengeme üzülmüştüm. Bu düşüncelerle uyumuşum…

Sabah beni yengem uyandırdı. “Kahvaltı hazır, hadi kalk uykucu!” diyerek. Kafamı kaldırıp, “Hani amcam daha kalkmamış, biraz daha yatayım…” dedim. Yengem de, “Amcan çoktan gitti, işleri varmış! Hadi kalk!” deyip, yastıkla şakasına vurarak beni kaldırmaya çalışıyordu. Ben kalkmak istemeyince, beni gıdıklamaya falan başladı. Ben de kolundan tutarak yatağıma yatırdım ve kendim kalktım. Sonra yengemi kucaklayarak, kucağımda masaya kadar götürdüm. Yengem biryandan beni gıdıklamaya devam ediyor, biryandan da kahkahalarla gülüyordu. Ardından, neşeli bir şekilde beraber kahvaltımızı yaptıktan sonra, “Ankarada birkaç akrabam var, onları ziyarete gitmek istiyorum, beni götürürmüsün? Amcana söyledim, belki bir iki gün kalabiliriz diye, o da izin verdi. İşin yoksa ve eğer istersen sen de kalırsın?” dedi ve ben de kabul ettim. Hazırlandık çıktık…

İlk başta teyzesine gittik. Teyzesi yatalak bir hastaydı, ama yine de huzur doluydu. İçeriye ilk girdiğimizde kapıyı (yengemin kuzeni olduğunu sonradan öğrendiğim) Elif açmıştı. Elif yengemle uzun bir selamlaşmadan sonra, bana elini uzatarak, “Hoş geldin Enişte!” dedi (Elif beni yengemin kocası sanmıştı). Bir anlık duraksamadan sonra yengemle ben gülmeye başladık. Sonunda yengem durumu anlattı ve Elif biraz utanır gibi oldu. Orada bir gece kalmıştık. Yengemin kuzeni Elif 16 yaşındaymış ve Liseye gidiyormuş. Kısa sürede arkadaş gibi olmuştuk Elifle. Gerçekten harikaydı, uzun boylu, esmer bir kızdı. Yengemin kocası olmadığımı öğrendiği andan itibaren Elif gözlerini bana dikmişti. Yengem de sanki özellikle balkonda olsun mutfakta olsun Elifle beni yalnız bırakıyordu. Elif te her fırsatta yanıma sokuluyor, nelerden hoşlandığımı, ne tür müzik dinlediğimi, sevgilimin olup olmadığını falan soruyor, birşeyler anlatırken sürekli elime koluma dokunuyor, nerdeyse ağzımın içine girecek kadar yakınlaşıyor, resmen yazılıyordu bana. Hani ortam müsait olsa hemen altıma yatacak, o denli yani…

Sabah kahvaltıdan sonra çıktık. Arabada yengeme, “Senle beni karı koca sandılar!” dedim ve güldüm. Yengem de güldükten sonra, “Doğru, ama yaşlarımız aynı, o yüzden öyle sanmaları normal, keşke orada hiç bozuntuya vermeden seni kocam olarak gösterseydim, zaten teyzemlerle çok görüşmüyoruz!” dedi, ama ciddiydi. Ben gülmeyince, yengem kıvırmak için güldü. Ama artık çok geçti, sanki bir mesaj verir gibiydi ve ardından benden birşeyler bekledi, ama birşey bulamayınca şakaya vurdu. Böylece 3-4 gün yengemin yıllardır görmediği akrabalarını dolaştık. Ve gittiğimiz her yerde, bizi karı koca sandılar.

Artık yengemle eve dönmüştük. Yukarıdaki kattan sesler geliyordu. Benim eve daha girmeden, önce yukarıya çıktık ve amcam evi 4 günde halletmişti. Gerçekten parası boldu, aldığı eşyalardan belli oluyordu. O gün yukarıya yerleşip, orda yaşamaya başladılar. Ogünden sonra ben pek yukarıya çıkmadım. Ama yengem tek kalınca üzülüyor gibiydi, beni her fırsatta davet ediyordu. Bir keresinde onlara yemeğe gittiğimde, amcam bana, “Sık sık gel oğlum, akşam yemeklerini bizde yersin, bekar adamsın!” dedi. Benden cevap gelmeyince gülerek, “Bekar adamsın tabii, evine giren kız çok olur! Anladııım, ondan gelmek istemiyorsun, hınzır seniii!” dedi. Masada ondan başka kimse gülmese de, kendi esprisine kendi güldü…

Amcamı para çok bozmuştu, her gece eve, sabaha karşı saat 3-4 gibi, zil zurna sarhoş geliyordu. Bir keresinde amcam işine gittikten sonra, yengem ağlayarak bana geldi ve dertleşmeye başladık. Yengem, “Bu adamın hali ne olacak Uğur? Kaç haftadır eve sarhoş geliyor, bir kez takip ettim, pavyona gidiyor hep, pavyondan karılarla çıkıp otellere gidiyor, daha evdekini halledemeden dışarıya dikti gözünü namussuz, yaptığı şerefsizlik yetmiyormuş gibi, bir de gelip beni dövüyor!” dedi ve pencerelere baktıktan sonra sırtını açarak morlukları gösterdi. “Hayvan herif, hergün kemerle dövüyor! dedikten sonra benden tepki bekledi, ama ben ne diyeceğimi bilmiyordum, şok olmuştum doğrusu. Bu tepkisizliğim üzerine, “Seni sıktım, pardon!” dedi ve kalkıp gitmek istedi. Ben de kalkarken elinden tuttum ve yanıma oturtup, “Yok ya ne sıkması? Evdekini halledemiyor dedin… Yenge yanlış anlama, ama açarmısın bunu biraz?” dedim, tabii amacım farklıydı…

Yengem de anlattı. Amcam yatakta birşey yapamıyormuş, “Zar zor kaldırıyor, onda da 2-3 dakika ya sikiyor ya sikmiyor, hemen boşalıyor, ve ben bu sikişten birşey anlamıyorum!” dedi. Yengemin bukadar açık konuşmasına hem şaşırmıştım, hem de sevinmitim. Yengeme sarılarak, sırtını sıvazlayıp, “Üzülme yenge, bir hal çaresi bulunur elbet!” diye teselli etmeye çalıştım. Yengem de yanaklarını yanaklarıma yapıştırıp, “Daha gencim, ne olacak benim halim?” diyerek, bana iyice sarıldı. Saçlarının ve parfümünün kokusu, bana sarılması, yanağını yanağıma dokundurması sikimi kaldırmıştı. Elimi sırtından beline, ordan da poposuna doğru kaydırıp, poposunu usulca okşamaya başladım. Çok riskli birşeydi bu yaptığım, ya hedefime ulaşacaktım, ya da tokatı yeyip rezil olacaktım, belki birdaha asla memlekete dönemeyecektim. Ama herşeye rağmen bunu yapmaktan kendimi alıkoyamıyordum.

Yengem yanağını yanağımdan çekip, bir süre yüzüme baktı ve ardından dudaklarıma yapıştı. Yengemle koltukta öpüşmeye başladık, ama ne öpüşme! Büyük bir olasılıkla yengem uzun zamandır adam gibi seks yapmamıştı. Yengem sanki aklımdan geçenleri okur gibi, öpüşmeyi kesip, “Amcandan önce kimseyle ilişkim olmadı, ama amcan sadece kızlığımı alabildi, onun dışında doğru dürüst beceremedi beni, ilk sen olacaksın!” dedi. Ben bunu duyunca öyle bir azdım ki, yengemi deli gibi öpmeye başladım. Gerçekten ikimiz de alev gibi yanıyorduk. En sonunda ellerimi o dik göğüslerine attım. Benim ilk değildi, ben bu işi iyi biliyordum. Evde normalde eşofman tişörtle gezdiğimden çıkarmam kolay oldu. Yengemin de üzerinde tişörtü vardı ve südyen giymemişti, sertleşmiş uçları tişörtten belli oluyordu. Yengemi sırt üstü yatırdım, ama sırtının ağrısından pek yatamıyordu. Tişörtünü çıkarıp göğüslerini öpüp yalamaya başladım. İki memesi arasında kafamı çeviriyor, bir onu öpüp yalıyor emiyordum, bir diğerini yalıyordum. Boşta kalan göğsünü ise elimle yoğuruyor, uçlarını eziyordum. Bazen de dil darbeleri atarak, yengemi daha da azdırıyordum…

Altımdaki eşofmanı ve donumu çıkartınca, yengem hemen yarrağımı ağzına aldı. Çok iyi yalamasada, bence güzel yalıyordu. Bu arada ben 6 aydır ilişkiye giremediğimden, çok dayanamadım ve yengemin ağzına yüzüne boşaldım. Midesi kalkmadan döllerimin hepsini yutması beni şaşırttı. Sikim inmemişti daha, yengem de ara vermeden yalamaya devam etti. Çok iştahlı yalıyordu, ağzıyla çoğunlukla sikimin gövdesine kadar gidip gelsede, arada köküne kadar alıyor ve 10 saniye falan bekliyor, nefessiz kalınca çıkarıyordu. Gerçekten profesyonel pørnø starları gibiydi ve arada taşaklarımı ağzına alıyordu. En son yengemi kucakladım ve yatak odasına götürdüm. Yatağıma nazikçe bıraktığım gibi altındaki eşofmanı bir hamlede çıkarttım. İçinde dantelli kırmızı bir külot vardı ve onu çıkartmadan amını yalamaya başladım. 5 dakika yaladıktan sonra, sikimi külotunun üstünden amına sürtmeye başladım. Yengem altımda çıldırıyordu, “Hadi sok lütfen aşkım!” diye çığlık atıyordu.

Ben yukarıya kayarak, kazık gibi olan sikimi yine ağzına verdim. Yine çılgınlar gibi yalamaya başladı. Ama bu sefer daha uzun yalamaya başladı. Ben de saçlarını toplayıp, başını iyice kendime doğru çekiyordum. Sonra sikimi ağzından kurtarıp göğüslerinin arasında koyup git gel yapmaya başladım. Bu da onu iyice azdırıyordu. Aşağı kaydığımda, külodu sırıl sıklamdı, kim bilir kaç kez orgazm olmuştu. Külodunu çıkarıp kenara fırlattıktan sonra amına yumuldum ve yalamaya başladım. Mis gibi bir amı vardı. Amının içlerini yaladıkça daha çok inliyordu. Ben amını yalarken parmağımı da ağzına verdim, deliler gibi yalıyordu. 15 dakika kadar yalayarak, 2 kez daha Orgazm ettikten sonra, “Artık sok! Yalvartma beni!” diye inlemeye başladı. Sikimi amının girişine dayadım, ama iyice yalvartacaktım. Sikimi yukarı aşağıya doğru hareket ettiriyordum, arada amının üstüne çarptırıyordum, fakat asla sokmuyordum. Yengem içine almak için kıvranıyordu resmen. En son benim de dayanacak halim kalmadı ve içine sokmaya başladım…

İki senedir amcamla evli olmasına rağmen yengemin amı daracıktı, sanki ilk defa benimle sikişiyordu. Ben yavaş yavaş amına sokarak, sikim gövdesine kadar girince, biraz bekledim. Köklemeden önce biraz git gel yaptım ve iyice alıştıktan sonra kökledim ve tam anlamıyla sokup çıkara çıkara amını sikmeye başladım. Gerçekten sıcacık amı vardı. Yengem bu arada inleyerek titreyerek Orgazm oluyordu. Bu da beni daha çok alevlendiriyordu ve daha hızlanıyordum. Sonunda ben de geleceğimi anlayınca amından çıkarıp ağzına verdim ve boşaldım…

Biraz dinlendikten sonra, yengeme bir posta daha kayacaktım, ama o sırada yengemin telefonu çaldı. Arayan amcamdı, akşama eve erken geleceğini, akşam yemeğine yengemden Biber Dolması yapmasını söylüyordu. Yengem, “Tamam!” deyip, telefonu kapadıktan sonra bana, “Görüyorsun değil mi? Sanki lokantaya sipariş veriyor şerefsiz!” diye söylenerek, hemen apar topar giyinip, dudağıma öpücük kondurdu ve sikimi biraz yalayıp gitti. Ben de o anın zevkiyle uyumuşum…

Yaklaşık 2 saat uykudan sonra uyandım ve kalktım. Geldiğinde amcamın suratını görmemek ve günün kalanını dışarda geçirmek için evden çıktım. Önce biryerlerde birşeyler yedim, karnımı doyurdum, sonra sinemaya gittim, sinemadan çıkışta pasajdaki dükkanları falan gezdim, kendime yeni bir bilgisayar baktım. Sonra saat 22:00 gibi eve geldim, yorulduğum için hemen yattım. Hemen uyuyup, yengemle yaptığımız muhteşem sikişmemizin hayaliyle güzel rüyalar görmek istiyordum…

51 toplam görüntülenme, 1 bugün

Baldızın çıtır kızına kaydım – Sex Hikayeler

Aldatma Hikayeleri, Amatör Sex Hikayeleri, Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Eylül ayının ikinci haftasıydı, geçici görev için Tekirdağ’a gönderilmiştim. Bunu biraz da ben istemiştim, çünkü orada üniversite okuyan (baldızımın kızı) Çilem vardı. Hem bir büyüğü olarak onu kontrol edecektim, hemde işimi yapacaktım. Arabamla Pazar akşamı Tekirdağ’a gittim ve anlaşmalı otelimize yerleştim. Daha önceden de orda kaldığım için, ısrarla çatı katındaki deniz manzaralı odayı istedim. Yol yorgunluğu hissetmiyordum, saat de erkendi, bizim Çilem’in öğrenci evine bir baskın yapayım dedim. Arabaya atladım ve Çilem’in evinin önüne geldim.

Seslerden anlaşıldığına göre içeride bir hengamedir kopuyordu. Kızlardan biri avaz avaz bağırıyor, bir erkek sesi de cevap vermeye çalışıyordu. Dışarda beklemeye başladım. Ve birazdan, ince uzun bir genç hışımla evden ayrıldı, peşinden de bir kız koşarak gitti. Ve evdedi hengame de sona erdi.

Arabadan çıkıp zile bastım. İçeriden ağlama sesi geliyordu. “Kim O?” dedi ağlayan ses. Çilem’in eniştesi olduğumu söylediğimde kapı açıldı. Yeğenimin ev arkadaşı Leyla’nın ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce içim parçalandı. Oysaki 20 gün önce bizim yazlığa geldiklerinde nekadar neşeliydi. Az önceki bağrışmayı duyduğumu ve ne olduğunu sordum. Leyla ağlayarak, erkek arkadaşını bir başka kızla kendi yatağında yakaladığını, oysa onu sevdiğini falan söyledi. Leyla’yı teselli ettim, kendisinin daha çok genç olduğundan, yarın birgün o çocuğu unutup başkasını bulabileceğinden bahsettim. Leyla halen erkek arkadaşına küfürler savururken, Çilem ve arkadaşları geldi. Tabi onlar da merakla ne olduğunu sordular. Leyla konuyu bir posta da onlara anlatırken, Çilem boynuma sarıldı ve “Canım eniştem!” diye koca bir öpücük kondurdu yanağıma. Ben de onu öpmek isterken yüzünü çevirdi ve kazayla tam dudağının yanından öptüm. Bu küçük kazaya Çilem gülümserken, doğrusu ben biraz utandım. Çükü Çilem kendi çocuğum gibiydi.

Akşam yemek yeyip yemediklerini sordum. Leyla yememişti, Çilem ve Tuğba ise birşeyler atıştırmışlar. Onlara, “Hadi hep beraber çıkıyoruz!” dedim. Benim arabya atladık hep birlikte ve otelin restoranına gittik. Izgara birşeyler söyledik. Kızlara, “Ne içersiniz?” dediğimde, Çilem ve Leyla bira istedi. Tuğba ve ben, pek alkol almadığımızdan, önce kola söyledik, ama Leyla ve Çilem’e yarenlik etmek için bizler de bira istedik. Hem manzaranın hemde deniz havasından olacak, bayağı bir içtik. Hesap kaçtı bir tarafımıza diye düşünüyordum. Garson Şeref’i kenara çektim, bir 50 Lira toka edip, hesaba tenzilat yapmasını ve kızların daha çabuk kelle olması için biralarına votka koymasını söyledim. Başka türlü hesabın altından kalkamayacaktım çünkü. Şeref elinden geleni yapacağını söyledi.

Saat gece 02:00 oluyordu. Çilem ve Tuğba uyukluyor, Leyla ise bana, karşısına ne kadar fırsat çıktığını, ama sevgilisini aldatmayı asla düşünmediği konusundaki resitalinin 35. baskısını yapmaktaydı. Bir ara bana kendini pek iyi hissetmediğini söyledi. Açıkçası ben de pek iyi durumda değildim. Daha önceden böyle birşeyi tahmin edemediğim için yine de kendimi tebrik ettim. Şeref’e bir işaret çakıp hesabı istedim. Hesap pusulası (160 Lira olarak) geldi. Şeref’e, “Ok, odamın hesabına ekle, yarın görüşürüz!” dedim. Leyla ile birlikte, Tuğba ve Çilemin koluna girerek, yukarıya odama çıktık. Daha sonra kızlar için bir oda daha tutmak için aşağı indim. Resepsyonist Metin ağbi, bana, “Senin yan oda akşam 18:00’de boşaldı, o yüzden başkasına vermeyeceğim, eğer ihtiyacınız varsa o odayı ücret vermeden kullanabilirsiniz!” dedi. Ona teşekkür edip anahtarı aldım ve yukarıya çıktım.

Kızların üçü de alkolün ve sıcağın etkisiyle sızmıştı. Yan odayı bir kolaçan ettim. Odayı tutanlar birkaç saat uzanıp çıkmak zorunda kalmışlar galiba, çünkü ne banyo havluları kullanılmış, nede yatak bozulmuştu. İçinde birkaç izmarit bulunan bir kültablasından başka kirli bir şey yoktu odada.

Önce Tuğba’yı, sonra da Leyla’yı yan odaya götürdüm. Tuğbanın kemerini ve pantolonunun düğmelerini çözdüm, pantolonunu sıyırdım, gayet kolay çıkmıştı. Ben Tuğba ile ilgilenirken, Leyla’nın üzerine kusmuş olduğunu farkettim. Onun da üzerindekileri çıkartmaya başladım. Önce kotunu, sonra da bluzunu çıkardım. Leyla’yı bikini ile defalarca gördüğüm için bu manzarayı yadırgamamıştım, fakat yinede tahrik olmadığımı söyleyemem. Bir koşu odama gidip benim temiz tişörtlerden birini aldım geldim. Üzerine tişörtü giydirirken parfümü ile kendimden geçtim ve boynuna masum bir öpücük kondurdum. Kızların odaları ile benim oda arasında balkondan geçiş olduğu için, odalarının kapısını içeriden kilitleyip, balkondan kendi odama geçtim.

Çilem kendi kusmuğu içinde uyuyordu. Önce askılı badisini, sonra da leş olmuş kotunu çıkarttım. Don sütyen kalmıştı, ama halen saçında, kolunda ve sütyeninde kusmuk vardı. Yatağın üzerindeki battaniye kusmuktan kullanılacak gibi değildi zaten. Battaniyeyi balkona attım. Çilemi kucaklayıp, banyoya götürdüm, küvete yatırdım, üzerine ılık suyu tutmaya başladım. Biraz kendine gelir gibi oldu. Yıkanması gerektiğini, bu şekilde yatamayacağını anlattım. “Ok!” dedi. O yıkanırken ben banyodan çıktım, odaya geçtim. Birkaç dakika sonra havlu istedi. Havluyla birlikte, benim çamaşırlarımdan bir boxer ve tişört verdim. Sonra tekrar odaya geçtim, dolaptan yedek battaniyeyi üzerime alıp, ışığı söndürdüm ve yatağa girdim.

Birazdan Çilem, kurulanmış, benim boxer ve tişörtü giymiş halde geldi. Aslında halen ayılamamıştı, ama en azından temizlenmişti. Benim normalde yatarken iç çamaşır giymek gibi bir adetim yoktur, ama Çilem yanımdayken o halde yatamazdım. Çilem geldiğinde dikkat ettim, ıslanmış sütyenini ve külodunu çıkarmış, sadece benim verdiklerimi giymişti. Geldi ve yatağa süzüldü. Konuşamıyordu, hemen uykuya daldı. Bense bir süre daha uyumamıştım, su içmek için kalktım. Yatağa tekrar girerken Çilem döndü ve bacağıma sarıldı. Ayağımın üzeri tam amına geliyordu, verdiğim boxer bol geldiği için, ayağım amının dudaklarına da değiyordu. Çok tahrik olmuştum. Ayağımı oynattıkça Çilem de hareketlenmeye başladı. Amını benim ayağıma sürttükçe, benim ufaklık artık ufaklık mufaklık kavramını geçmiş, azmanlık mertebesine gelmişti.

Biraz daha aşağıya doğru kaydım ki, ayağımın yerini kasığım ve yarağım aldı. Birazdan Çilem’de hareketlenme tekrar başladı, ama bu sefer benim yarrak Çilemin amına badana çekiyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı, göğüslerini tişörtün üstünden hafiften okşamaya başladım. Çilem uyuduğu için, normal şartlarda biraz sürtündükten sonra uykuya devam etmesi gerekirken, durmuyor ha bire kerkiniyordu. En sonunda durdu. Boşalmıştı. Olaydan çok zevk aldığı amından akan sıvılardan belliydi. Ben de durdum, ama ben daha boşalmamıştım. Onu dudaklarından öpmek istiyordum. O ise, sanki (Memelerim ve amımla oynamana izin veriyorum ya, dudaklarımda ne işin var?) der gibi, dudaklarını kaçırıyor, bir türlü öptürmüyordu. Doğrusu biraz sinirlenmiştim.

Kalktım ve balkona çıktım. Balkonda bir sigara yakacakken, yan odadan (kızların odasından) gelen sesler dikkatimi çekmişti, balkondan hemen onların odaya daldım. Hava aydınlanıyordu ve içerisi alaca karanlıktı. Tuğba sağa sola dönerek yatıyordu, herhalde uyuyordu, yine de tam emin değildim. Ama Leyla yatakta yoktu. Banyoya baktığımda Leyla’yı orada yerde yatar buldum. Sanırım tuvalete gitmek istemiş, ama düşmüştü. Hemen kaldırdım. Yerler ıslak ve kaygandı. Yavaş yavaş yürüyerek balkona çıktık. Temiz hava iyi gelecekti. Leyla balkon demirine yaslanmıştı, ama halen kendine gelemiyordu ve düşecek gibi duruyordu. Arkasından sarıldığımda yarağım çıplak tenine değdi, altında külotu yoktu. İşemek için banyoya giderken çıkarmış olmalıydı. Çok kötü tahrik olmuştum, ama ileri gitmedim, Leyla’yı tekrar odalarına götürdüm ve yatağa yatırdım. Bacaklarını öyle bir ayırmıştı ki, bu sefer dayanamadım ve cillop gibi amına bir dil attım. Leyla hiç tepki vermedi, ama ben Tuğba’nın uyanmasından çekindiğim için, üstünü örtüp odama gittim. Çilemin yanına yattım, uyudum.

Uyandığımda yarağım şişmiş, kasıklarımın ağrısından kıvranıyordum. Çilem ise bacağını ve kolunu üzerime atmış, bütün ağırlığını bana vermişti. Dizimi yukarı kaldırdığımda yine benim yarrak Çilem’in amına değiyordu. Azıcık sürtünsem boşalacaktım. Öyle de yapmaya karar verdim ve sürtünmeye başladım. Biraz da o kıpırdadı. Tam icraat başlayacaktı ki, Çilem yatakta doğruldu. Ne olduğunu anlamadım, benim yarrağı tuttu, beni halen uyuyor sanıyordu galiba, yarağımı öptü ve banyoya gitti. Fırsatı kaçırmıştım, peşinden banyoya gitmek istedim, ama nedense yapamadım. Yatakta kendi kendime kızıyordum.

Çilem banyodan gelip yanıma oturduğunda, ben yatakta doğruldum. Yine kirlilerini giymişti. Bana, “Uyandırdım mı?” dedi. “Yok şimdi uyanmadım.” deyince, utancından alt dudağını ısırmaya başladı. Güldüm. Akşam olanları sordu, kısaca anlattım. Şimdi duş alma sırası bana gelmişti. Ben yataktan kalkmış, duşa giderken, gözünün ucuyla benim alete bakıyordu. Ona kasıklarımın çok ağrıdığını söyledim. Güldü, konuşmadı. Banyodan çıktığımda, “Acıktım!” dedim. Onun da içi kıyılmıştı. Kızların yan odada olduğunu söylediğimde, hemen koştu, onları da uyandırdı. Kahvaltı edecektik, ama otelde öğlen yemeği servisi başlamıştı bile. Kızlara sordum, “Evde çayınız var mıydı? Ben çaysız kahvaltı yapamam!” dedim. “Var!” dediler. Otelden ayrıldık.

Eve giderken, marketten peynir, zeytin, salam, yumurta, domates, salatalık falan aldım ve kızların evine geldik. Öğrenci evlerini çok iyi bilirim, bir dolap vardır ve içindekiler bozuktur, bir şey yememek gerekir. Kızlar aldığım malzemelerle kahvaltı hazırlamaya girişti, ben de evi dolaştım. Kahvaltıda, Leyla, “Deniz kenarındayız, ama daha denize giremedik!” dedi. Ben hemen, “Bugün denize gidelim ozaman!” dedim. Tuğba, “Benim erkek arkadaşım gelecek, olmaz!” dedi. Tuğba’ya, “OK! Sizi evde yalnız bırakalım mı?” dedim. Güldü, evet anlamında kafa salladı. Karar verilmişti, denize gidilecekti. Kızlar iki yıldır o evde bir aradaydılar ve gidilecek hiçbir yeri bilmiyorlardı.

Hazırlandılar, atladık arabama, Uzunçiflik tarafına doğru yol aldık. Bu çevreyi biraz biliyordum, ağaçlı ve kıraç bölümler arasında küçük gizli plajlar vardı. Bunlardan birine saptık. Hem hafta içi, hem de Eylül ayında olduğumuzdan çok tenhalaşmıştı her yer. Gözümüzün görebildiği yerde kimsecikler yoktu. İyice yayıldık bir gölgeliğe. Mübarek güneş, Temmuz güneşi gibi yakıyordu. Çilem tişört ve şortunu fora etti, Leyla da çarçabuk üstündekileri çıkardı, denize koştular. Ben daha duba gibi sahilde bekliyordum. Ben pantolonumu çıkarana kadar, ikisi de suya dalmıştı bile.

Yiyecekleri ve biraları gölgeye sakladım, soyunup peşlerine takıldım. Ben tam suya girecekken çıktılar, “Hadi güneşlenelim!” dediler. “Haydaaa!” diye kızdım onlara. Ama su soğuk gelmişti onlara, güneşte yatmak içlerini ısıtacaktı. Ben de geri döndüm onlarla birlikte. Kurulandılar, hasırlarını serdiler ve güneşin altında yattılar. Saat 15:30 falan olmuştu, sandviçleri biralarla yuvarladık. Onlara, “Bakın güneşte fazla durmayın, kötü çarpılırsınız!” dedim, ama dinleyen kim?

Benim arabanın bagajında herzaman, Palet, dalma gözlüğü ve zıpkın bulundururum. Benimkisi özel merak işte, dalmayı seviyorum, kısmetim varsa iyi balık avlarım. Bagajdan malzemeleri alıp denize girdim. Denize girdiğimiz yerin etrafında kayalık alanlar olduğundan iyi balık vardı. 2 adet Karagöz, 2 adet de Kefal vurdum. Sahile çıktığımda, kızlar güneşte uyuyordu. Üstlerine su damlattım, aldırış eden olmadı. Güneş kremi döktüm, yine hareket yok. Çilemin üzerindeki kremi elimle yaydırmaya başladım. Bikinisinin üstünü çözdüm, bütün sırtını kremledim, halen kalkmıyordu. Boynunu, omuzlarını, belini bolca güneş kremi ile sıvadım. Sıra bacaklara gelmişti, bu sefer tacizlerime ‘Dur!’ diyeceğini düşünüyordum, ama demedi…

Ayak bileklerinden başlayıp yukarı doğru masaj yaparak çıktım. Kalçalar iki posta kremlendi. Elim bacaklarının birleşme yerine geldiğinde, poposunu biraz daha yukarı kaldırdı. Bu, ‘Devam et!’ dercesine bir işaretti. Leyla’yı kontrol etmek amacıyla baktım, yüzü öbür tarafa dönük uyuyordu. Elimi Çilem’in bikinisinin içine sokup, poposunun yanaklarını yoğura yoğura kremledim. Başparmağımla götünün deliğine masaj yaparken, Çilem poposunu biraz daha kaldırıyordu. Bikinisinin amına gelen kısmı ise çoktan ıslanmıştı. Çok tahrik olmuştum, yarağım patlamak üzereydi. Çilemin kulağına eğilip, “Devamı akşama, hadi şimdi denize girelim!” diye fısıldadım.

Çilem’le kalktık, denize girdik. Serin suya girince biraz olsun rahatlamıştım. Ama orada da pek sakin duramadık, Çilem’le elleşmelerimiz, oynaşmalarımız devam etti. En sonunda Çilem bacaklarını belime doladı. Ve tam kucağıma yerleştiği esnada bir ses duyduk, “Napıyorsunuz bakiim siz?” diye. Leyla ödümüzü koparmıştı, ikimiz de bir yana attık kendimizi suyun içinde. Çilem, “Gidelim artık, akşam oluyor!” dedi. Oysa benim planımda geceyi burada geçirmek vardı. Leyla güneşte uyuduğundan başı ağrımıştı ve eve gidip uyumak istiyordu. Mecburen toparlandık ve yola çıktık. Leyla’yı eve bırakıp, Çilem de otelde duş almak daha kolay olacak diye, evden üzerine giymek için birkaç parça giysi aldı ve otele döndük.

Otele vardığımızda anahtarı alıp yukarıya çıktık. Odanın kapısına varana kadar ikimiz de sakin ve usluyduk. Ama içeriye girip te kapıyı kilitler kilitlemez, dudaklarımız birbirine yapıştı, hoyratça birbirimizin vücudunu okşamaya başladık. Yarağım kazık gibi olmuştu. Çilem benim pantolonumu indirirken, ben de onun şortunun arkasından elimi içeri sokmuş, götünü amını kurcalıyordum. Şıpır şıpır olmuştu amı yine. O zevk sularını kana kana içmek, kafamı amına gömüp, bütün geceyi o şekilde geçirmek istiyordum. Çilem bu arada serbest bıraktığı yarağımı ağzına alarak, büyük bir ustalıkla yalayıp, emmeye başladı. Boş durmak istemiyordum, Çilem’i ayağa kaldırdım, ikimizi de çırılçıplak soyup, yatağa geçtik, 69 olduk. Birbirimize uzun süre oral yaptık, defalarca birbirimizin ağzına yüzüne patladık. Duş alıp tekrar yatağa geöiyorduk. En son sefer dudaklarımız birleştiğinde, ikimiz de yorgunluktan geberiyorduk. Çilem öpüşürken uyuyakaldı. Ben bir süre daha uyanık kaldım, Çilemi uyurken izledim. Sonra ben de uyumuşum.

Gözlerimizi açtığımızda sabah ezanı okunuyordu. Tekrar öpüşmeye başladık, herşey yeniden başlıyordu. Ama busefer uykumuzu aldığımızdan, ikimiz de dinlenmiştik. Artık Çilem’i sikmek istiyordum. Yarrağım amına badana yaparken, Çilem, “Ben daha kızım!” dediğinde, Zonkkk oldum, “Nasıl yani, bakiremisin halen?” diye sordum. Şaşırmıştım, bu kadar porfesyonelce yarak yalayan bir kız nasıl bakire olabilir diye. Çilem, anlattığına göre, okuldan bir çocukla (geçen aya kadar) çıkmış ve sonunda ayrılmışlar. Fakat ilişkileri süresince oral seksten öteye gitmemişler. Kızlığına elletmediğini, hatta arkadan bile yaptırmadığını söyledi. İnanmak istemiyordum, çünkü artık onu sikmek için sabırsızlanıyordum, ama bakire olması işime de gelmiyordu açıkçası.

Moralimin bozulduğunu gören Çilem, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, “Fakat şimdi istiyorum, neremden istiyorsan yapabilirsin aşkım!” diyerek bacaklarını ayırdı. Aslında onu amından sikmeyi çok istiyordum, ama o an için kızlığını bozup bozmamakta kararsızdım. Onun için, “Dön arkanı ve domal!” dedim. Çilem götten sikeceğimi anladı ve çantasına uzandı, krem çıkarıp uzattı, sonra domaldı. Götünün deliğini önce biraz dilledim, sonra krem sürüp, bir parmağımı sokup parmakladım bir süre. Gerçekten de götten sikilmediği belli oluyordu, çok dardı göt deliği. Canını yakmamaya çalışarak, ikinci parmağımı da sokup, göt deliğini esnetip, biraz alıştırdım. Bu arada öteki elimle de sürekli klitorisini okşuyordum.

Şimdi iki parmağımı götüne rahat rahat sokup çıkarıyordum. Amını okşayan elime ise amının suları gelmeye başladığında, Çilem inleyerek, “Sik beni enişte, yarağını sok, hadi!” diye yalvarmaya başladı. Parmaklarımı götünden çıkarıp, yarağımın başını da kremledim ve arkasına yanaştım. Çilem kafasını yastığa bastırmış ve götünü havaya dikmişti. Bir elimle götünün yanaklarını ayırıp, öbür elimle yarağımın başını göt deline yasladım ve bastırmaya başladım. Yarağımın başı ‘Plöp!’ diye girdiğinde, Çilem çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Yarrağımın başı girmişti, kalanını da sokmak için biraz bastırdığımda, Çilem elini arkaya atıp, göbeğimden ittirerek, “Dur enişte! Çıkart, çok acıyor!” dedi. Canını yakmak istemediğim için çıkardım.

Çilem döndü ve “Bu böyle olmayacak enişte, ben yapayım, uzan sen!” dedi. “Tamam!” deyip, sırtüstü uzandım. Çilem götünün deliğine ve yarağımın başına biraz daha krem sürüp, Alaturka tuvalete çişini yaparmış gibi yarağımın üstüne çöktü. Eliyle yarağımı tutup, göt deliğinin ağzına denk getirdi ve yavaş yavaş üstüne oturmaya başladı. Acıdan dudaklarını ısırsa da, bu şekilde daha kolay alıyordu götüne. Yarrağımın milim milim götüne girişini seyrediyordum. Sonunda ıhılaya ıhılaya yarrağımı köküne kadar götünün içine almış ve oturup kalmıştı öylece. Halen acı duyduğu yüzünden belli oluyordu. Ben yarağımı alttan oynatacak gibi olduğumda, “Ahhh! Kımıldama neolursun enişte!” diyordu.

Çilem bir süre daha hareketsiz oturduktan sonra kendiliğinden götünü hafif hafif oynatmaya başladı. Götünü birkaç santim kaldırıyor, sonra tekrar yavaşça oturuyordu. Her seferinde biraz daha, biraz daha derken, belli bir süre sonra artık yarağımın başı görünecek kadar götünü yükseltiyor ve yeniden oturuyordu. Dudaklarını ısırışından, hem acıyı, hem zevki aynı anda yaşadığı belli oluyordu. Elimi amına atıp, klitorisini okşamaya başlayınca, Çilem oturup kalkma hareketlerini hızlandırdı. Artık ellerini arkaya atmış, ayak bileklerimden tutunarak, hem inliyor, hem de götüyle yarağımı deli gibi sikiyordu. Okadar hızlı oturup kalkıyordu ki, her seferinde götü kasıklarıma vurduğunda, taşaklarım inanılmaz ağrıyordu.

Fakat bu fazla sürmedi, Çilem, “Geliyorum enişteee!” diye bağırıp, kasılmaya, titremeye başladı. Benim durumum da ondan farklı değildi, ben de uzun bir ‘Ohhh!’ çekerek götüne fışkırmaya başladım. Çilem kendini öne atarak, göğüslerini göğsüme yapıştırdı ve dudaklarıma yumuldu. Yarrağım götündeyken öpüşmeye, deli gibi birbirimizin dudaklarını kemirmeye başladık. İkimiz de nefes nefeseydik. Bu pozisyonda bir süre kalıp soluklandık. Çilem yarrağımın üstünden kalktığında, götünden çıkan osurukla birlikte döller taşaklarıma püskürdü. Çilem osurduğu için utanmıştı, mahçup bir şekilde elini götüne tutarak banyoya gitti. Ben de arkasından gittim, birlikte duş aldık.

Banyodan çıktığımızda Çilem’e, “Biraz daha uyuyalım!” dedim. Birbirimize sarılıp uyuduk. Sabah birlikte otelin restoranında kahvaltı ettikten sonra Çilem’i okuluna bırakıp, ben de işime gittim. Daha 2 hafta orada olacağım için çok sevinçliydim doğrusu.

73 toplam görüntülenme, 7 bugün

Yengemi Banyoda Yakaladım – Sex Hikaye

Azranın Yeri, Bakire Seks Hikayeleri, Canlı Porno Hikayeleri, Doktor Seks Hikayeleri, Ensest Hikayeler 30 Kasım 2023

31 seven herkese selam. Ben başımdan 4 yıl önce geçen inanılmaz bir olayı size anlatmak istiyorum. Aslında ben bu işi (Röntgen işini) kendi içimde, kimseye zarar vermeden yaşıyordum. Ama bakın neler oldu, neler…

Herşey bundan tam 4 yıl önce başladı. Bizim karşı dairemize yeni evlenen bir çift taşındı. Adamın adı Ali, 25 yaşındaydı, kadının adı Fatoş, 23 yaşındaydı. Hatta eve ilk girişleri gelinlik ve damatlıkla olmuştu. Ben farkettim ki bunların yatak odası tam benim yattığım odanın bitişiği. O günden sonra gecelerim uykusuz geçmeye başladı. Yeni evli olmalarından dolayı şiddetli sikişmeleri beni çıldırtıyordu. Birde karşı dairenin banyo penceresi ile bizim banyo penceresi aynı havalandırmaya baktığından, klozetin üzerine çıkıp bakınca karşı banyonun içi ve yatak odasının bir kısmı gözüküyordu. Ben bu karı kocanın çoğu sikişmelerini izledim. Özellikle kadının banyo yapmalarını. Bazen kadını mastürbasyon yaparken bile izledim. Benim bir de küçük el kameram vardı, bunların bazı sikişmelerini ve kadının banyo yaptığını, mastürbasyon yaptığını görüntülerini bile kaydetmiştim. Ama inanın kadına acıdım, adamın siki benimkinin nerdeyse yarısıydı. Ben kendi sikimi pek büyük bulmazken, böyle taş gibi bir kadına yazık oluyordu.

Zamanla karşı komşu olma durumuyla, annemle karşıdaki kadın arasında samimiyet ilerlemişti. Fakat ben pek karşısına çıkmak istemiyordum, demiştim ya kendi içimde yaşıyordum ben herşeyi diye. Fakat bir gün annem, “Oğlum Fatoş yengen bilgisayar almış, bir bak, ayarları falan yapılacakmış!” dedi. İçimden (Nereden yengem oluyor amına koyduğumun karısı?) dedim. Daha önce hiç evlerine gitmemiştim onların. Neyse, biraz parfüm sürüp, saçımı düzelttim, zaten her zaman temizimdir, her gün mutlaka banyo yaparım.

Gittim zillerini çaldım. Kapı açıldı. Tanrım! O anda dizlerimin titrediğini hissettim, bu ne güzellik. Hiç bu kadar yakın olmamıştım ben bu kadına. Memeler dolgun, saçlar omuzunda saman sarısı, gözler mavi yeşil arası, dolgun kalçalar. Giydiği tişörtten memelerinin dolgunluğu nasıl da belli oluyordu. “Hoş geldiniz, beyefendi!” dedi, hafif alaycı bir ses tonuyla, “Gel bakalım, sen üniversiteye gidiyormuşsun, bilgisayardan anlarsın herhalde?” dedi. Ben de mühendislik okuyorum (Ne mühendisi olduğumu söylemek istemiyorum, böyle bir hikayenin içinde geçmesin ve meslektaşlarıma ayıp olmasın diye!). “Evet, son sınıftayım.” dedim. “Ama çok genç duruyorsun!” dedi. “Zaten gencim, 23 yaşındayım ben!” dedim. “Yok yok, 19-20 gibi duruyorsun!” dedi. “İyi işte, yaşlanınca da genç gösteririm!” dedim. Hafif gülümsedi, “Erkeğin geç yaşlananı makbüldür!” dedi.

Neyse, bilgisayarını gösterdi. Dizüstü Bilgisayar almışlar. “İyi yapmışsınız, gittiğiniz yere taşıyabilirsiniz.” dedim. Bilgisayara Fare’yi taktım, Bunu kullanın, rahat edersiniz.” dedim. Fakat utanır gibi oldu. Kullanmayı bilmediğini söyledi. Elini Farenin üstüne koymasını söyledim. Elimi onu elinin üstüne koymamla aramızda bir elektrik oldu. Ben ona nasıl kullanacağını öğretiyordum. “İnternetiniz yok, şimdilik müzik dinlersiniz, oyun oynarsınız, film izlersiniz…” dedim. “Hee, ben film izlemeyi çok severim!” dedi. “Ozaman evden benim Harici Hard-Diski getireyim, birkaç film kopyalayayım size!” dedim, çok sevindi.

Gittim Hard-Disk’i getirdim, 3 tane film kopyaladım, nasıl izleyeceğini gösterdim. “Bunları seyredin, daha isterseniz, benim Hard-Diskten veririm size!” dedim. Kadın zekiydi, anlattıklarımın hepsini anlıyordu, bayağı öğrenmişti. Kalkıp eve geldim, doğruca odama gidip, daha önce onun kocasıyla sikiştiği görüntüleri izleyerek 31 çektim. Öyle bir boşaldım ki, her yer battı, yatak, halı, dolap hep döl oldu. Hemen temizledim odayı ve fantaziler içinde uyumuşum.

Sabah kalktım, banyo yapıp okula gittim. Akşamüstü eve geldim, odama girince benim Hard-Disk’imin olmadığını gördüm. “Anne burdan birşey aldın mı?” dedim. “Şey oğlum, Fatoş yengen geldi, dün ona film vermişsin birşeyin içinden, ben bilemedim, girip kendisinin bakmasını söyledim, odana girdi aldı o şeyi götürdü! Sen söylemişsin, yine veririm diye, o yüzden verdim.” dedi. Kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. O Hard-Disk’te pørnø filmler, benim bir kızla sikişme kaydım, daha önemlisi Fatoşun kendi sikişme kayıtları, banyo ve mastürbasyon kayıtları vardı. Hemen banyoya girdim, onların banyo penceresinden içeri baktım. Ne göreyim, Fatoş yatak odasına getirmiş Laptopu, çırılçıplak oturmuş, birşeyler izleyerek mastürbasyon yapıyordu. Demek ki bulmuştu benim hazineleri…

Hemen toparlandım kapılarına gittim, zili çaldım. Önce kapı açılmadı. Sonra kapının dürbünü karardı, herhalde kim geldi diye baktı. Sonra kapıyı açtı, elini uzattı ve beni içeri çekti. İte ite yatak odasına kadar götürdü. Yatağa itti, üstüme çıktı ve “Demek beni izliyorsun ha? Söyle, beni sikmek istiyor musun?” dedi. Ben üzerimdeki şaşkınlığı attım, “Hemde nasıl!” dedim. Zaten çıplaktı, yumuldum memelerine. Ne kadar yumuşak, güzel kokulu, dipdiri memeleri vardı. Isırdım, yaladım, emdim, mosmor oldu memeleri. O da sikimi çıkarttı pantolondan ve “İşte bu!” dedi, başladı sikimi yalamaya. “O kızı siktiğin gibi sik beni!” dedi. Benim kızla sikişmemi izlemiş orospu. Hemen çevirdim Fatoş yengeyi yüzüstü, arkasında yerimi aldım. Sikimi amına sürtmeye başladım ve bir anda amına kökledim. Bu bir Ahhladı ki, bizim evde annem duymuştur herhalde. Ben amından çıktım, ses gitmesin diye hemem odanın kapısını kapadım ve bir daha kökledim amına, deli gibi sokmaya başladım. Fatoş yenge Ahhh’lar, Ohhh’lar derken kemikleri kırılmış gibi kaldı ve orgazm olmaya başladı. Ben de çok geçmeden içine oluk oluk boşalmaya başladım. Ama öyle şiddetli boşalıyordum ki, canım sikimde atıyordu resmen.

Sonra sırtüstü çevirdim Fatoş yengeyi. Bana, “Sikin kocamınkinden büyük, tam oturdu içime!” diyordu. Ben bu arada amını yalamaya başladım. Kafamı bastırıyordu amına. Ben doğruldum ve sikimi tüm haşmetiyle gözünün önüne serdim. Gözleri büyüdü, “Kocam birde erkeğim diye dolaşıyor!” dedi. Benim sikimle kocasının siki arasında büyük fark vardı. Ben amına hizaladım sikimi ve yine bir seferde kökledim buna. Birbirimize tamamen kenetli, fakat sadece bellerimiz işler şekilde birbirimizin oluyorduk. Fatoş yenge o kadar zevke geldi ki, benim boynumu falan ısırdı, kalçamı tırmık içinde bıraktı. Ben de onun memelerini, baldırlarını, kalçasını sıktıra sıktıra kıpkırmızı etmiştim. Sikim içinde büyüdükçe büyüyüp, sikimin ucu sanki içerde bir yere değiyormuş gibi olunca, Fatoş yenge çıldırmaya başladı zevkten…

10 dakikaya yakın sokup çıkardım amına. Fatoş yenge birden derin derinden Ohhh’lamaya başladı. Herhalde orgazm olacaktı. Ben de biraz daha hızlanıp, yine boşalmaya başladım. İkimiz de çıldırmışcasına boşalıyorduk ve yatakta kıvranıyorduk. Sikim içinde küçülmeye başlayınca dışarı çıkarttım. Hemen banyoya gidip temizlendim. Yakalanmak istemiyordum. Fatoş yenge, “Nereye gidiyorsun?” dedi. “Kocana yakalanmayalım!” dedim. Gülerek, “O çalışıyor, gece vardiyasında!” dedi. Öyle deyince ben oturdum yatağın kenarına. Sarıldı bana, “Söyle bakalım, ne zamandır sikmek istiyorsun beni?” dedi. “İlk buraya geldiğinizde, gece ilk sikişme seslerinizi duyduğumdan beri!” dedim. Yatak odalarının benim odamın hemen yanı olduğunu ve banyodan onların banyosunun ve yatak odalarının gözüktüğünü söyledim. Sonra onları izleyip, bilmem kaç defa sikiştik sabaha kadar.

Sabah yorgunluktan bitap şekilde gittim evime. Anahtarla açtım kapıyı ve odama gittim yattım. Annem bir hışımla girdi odaya, “Neredesin sen?” dedi. “Arkadaşımdaydım!” dedim. Anlamıştı birşeyler karıştırdığımı, ama karşı dairedeki ‘Fatoş yenge’ ile sabaha kadar sikiştiğimi bilmiyordu tabii. Zaten benim de o gece ilk ve son oldu, birdaha Fatoş yengenin yanına gitmedim. Türlü bahanelerle anneme çağırttığında bile gitmedim. Derken, Fatoş yengenin kocasıyla arası bir anda bozuldu, ayrılmanın eşiğine geldiler. Odamdan kavgalarını duyuyordum. Fatoş yengenin, kocasına, “Beni doğru dürüst sikemiyorsun bile!” dediğini duydum bir keresinde. Ve sonunda boşandılar ve taşınıp gittiler.

Geçenlerde (Bundan 2 hafta önce), akşam işten gelirken tesadüfen gördüm Fatoş yengeyi. Hemen bana seslendi. Ayaküstü biraz sohbet ettik. Bir mağazada satışta çalışıyormuş. Kocasıyla arasının, benimle seviştikten sonra bozulduğunu söyledi. O gece onun evine gidip harika bir gece yaşadık. Sabah ikimiz de işlerimize gittik. Birbirimize bağlı değiliz, 2 gün önce yine beraber olduk, ama aşk falan yok aramızda, sadece sikişiyoruz. Böylesi gerçekten en güzeli!

73 toplam görüntülenme, 1 bugün

Denizin ortasında muhteşem sikiş

Anal Sex Hikayeleri, Azranın Yeri, Canlı Porno Hikayeleri, Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, Evli Çift Hikayeler 30 Kasım 2023

Merhaba 31Seks Hikayeleri okurları. Arkadaşlarımın İnternet tutkusunu duyduktan sonra ben de kendime bir bilgisayar alarak, yalnızlığın vermiş olduğu can sıkıntısını İnternette gidermeye başladım. İnternette Sörf yaptıkça, birçok sayfalara girdim ve tabi ki sex sayfalarına da. Kaymak Gibi 31Seks Hikayeleri sitesini keşfettiğimden beri hergün düzenli okuyorum. Başkalarının seks hikayelerini okudukça tahrik oluyorum, bu yüzden ben de size bir hikayemi anlatmaya karar verdim. Benim adım Özge, 26 yaşında, eşinden ayrılmış, dul bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve sahibi olduğumuz mağaza eşime kalırken, yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikaye de yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.

Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfun’un güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfun’la yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.

Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfun’un ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfun’u geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfun’un haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğru söylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.

Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.

Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfun’un teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfun’a bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfun’un beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfun’un ilgisini daha fazla çekmekti…

Bir süre sonra Tayfun’a seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…

Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…

O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini de amıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inliyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…

Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.

Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.

Tayfun yanıma uzandı ve birbirimize sarılıp dinlenmeye koyulduk. Bundan sonra erkeksiz değildim, istediğim zaman beni yatağa atacak birisini bulmuştum. Bu arada konuşuyorduk. Tayfun’un anlattığına göre, Aylin hiçbir zaman ağzına boşalmasına izin vermiyormuş. Ayrıca Aylin, Tayfun’un anal seks isteklerine her zaman ters cevap vermiş. Aylin bana bunlardan hiç bahsetmemişti, böyle bir erkeğin isteklerini nasıl karşılamaz anlayamadım. Ben daha önce mutsuz bir evlilik geçirdiğim için iyi erkeğin değerini bilirim. O yüzden ona arka deliğimi de tatma fırsatını verecektim. Dudaklarından öperek, boynunu boğazını yaladım, ordan göğüs uçlarını, ardından göbeğini, ordan taşaklarına geçip yalamaya başladım. Tayfun’un siki çoktan hareketlenmişti. Taşaklarını yalamaya devam ederken, bir elimle de sikini aşağı yukarı çekiyordum. Siki iyice kalktıktan sonra, “Götümü sikmek istiyor musun?” dedim.

“Deli misin, istemez miyim hiç?” diyerek, sevinçle hemen yerinden doğruldu. “Ama ilk olacak…!” dedim ve domaldım. “Tamam aşkım!” diyerek kalçalarımı iki eliyle ayırıp, arasına yumuldu. Diliyle bir amıma, bir götümün deliğine darbeler atıyor, arada bir dilini götüme sokmaya çalışıyordu. Daha sonra bir parmağını götüme sokup çıkarmaya başladı. Göt deliğimin yavaş yavaş genişlediğini hissediyordum. Ardından ikinci parmağını da sokup çıkarmaya başladı. Bu bana biraz acı veriyordu, ama arada bir söylediği tatlı sözler beni tekrar motive ediyordu. Bir süre parmaklarıyla girip çıktıktan sonra, genişleyen göt deliğime sikini dayadı ve yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sikinin başı girince çok acımıştı, bir süre öyle beklemesini söyledim. Biraz bekledi ve ben, “Tamam, devam et!” deyince, kalanını da sokup, kenetlendi arkama. Biraz da öyle bekledikten sonra götüme girip çıkmaya başladı. İlk başlarda acı vermesine rağmen, alıştıktan sonra ben de zevk almaya başlamıştım.

Götüme hızlı hızlı girip çıkmaya devam ederken, bir ara beni kendine doğru çekip doğrulmamı sağladı ve bir eli göğüslerime, diğeri de amıma yöneldi. Bir anda üç hassas noktamın uyarılması benim Orgazm olmama yetmişti. O da bir süre sonra inleye inleye götüme boşaldı ve siki ininceye kadar da götümü sikmeye devam etti. Daha sonra toparlandık. Tayfun teknede duş alırken, ben hemen denize atladım ve biraz serinledim. Denizden çıktığımda, Tayfun biralarımızı yenilemişti. O gün teknede akşama kadar çırılçıplak kaldık. Sarmaş dolaş oturup sohbet ettik, öpüştük, elleştik, seviştik ve sikiştik. Akşam beni yazlığa bırakırken, bu yaşadıklarımızı Aylinin bilmemesi konusunda ikimiz de hemfikirdik. Yazlıktan ayrılırken bana bu güzel gün için teşekkür etti. Ben de ona tabiki.

Aradan çok zaman geçmesine rağmen birdaha görüşemedik ve mesajlarıma da cevap vermiyordu. Yayınlarını dinlerken sesini duyup kendimi tatmin ediyordum. Sonunda dayanamadım ve birgün stüdyosuna gittim. Bana, artık ciddi ilişkiler yaşamak istediğini, ama Aylinle arkadaş olduğum için bunun benimle olamayacağını, çok üzgün olduğunu ve bundan sonra bir daha öyle birşey yaşayamayacağımızı söyledi. Üzüldüm, ama onun bu kararına da saygı duydum.

68 toplam görüntülenme, 0 bugün

Page 1 of 21 2
  • Körpecik Üvey Kızım

    yayınlayan tarih 4 Aralık 2023 - 0 Yorumlar

    Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul […]

  • Köylü Yengemin Harika Sohbeti - Sex Hikayeleri

    yayınlayan tarih 4 Aralık 2023 - 0 Yorumlar

    Selam millet, ben Veli, 31 yaşındayım. Sikişmeye çok düşkün biriyim, değişik yaşlarda birçok karı kız siktim, ama ergenlikten beri hayalim olan bir yengem (amcamın karısı) vardı ki, ona hastaydım. Yengem 46 yaşında, türbanlı, cahil mi cahil, ama bir o kadar da muhteşem vücudu olan bir kadın. Yengemin foto albümünden arakladığım bir fotoğrafını devamlı yanımda bulundurur, […]