Sex hikaye, erotik hikaye, porno ve ensest hikayeler. Sex ve porno hikayeleri erotik hikayeler.

Körpecik Üvey Kızım

Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeler, sex hikaye, Sex Hikayeleri 4 Aralık 2023

Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul sonrası tenis kursuna gittiğini hatırlatıp, onun için bizim gidemeyeceğimizi, ama isterse kendisini gönderebileceğimi söyledim. Eşim kısa sürede hazırlandı, onu terminale götürüp İzmir otobüsüne bindirdim.

Eve döndüğümde Eda geceliğini giymiş, salonda televizyon izliyordu. Banyoya gidip duş aldım. Duştan sonra üzerime bir şort giyip salona geçtim, Eda’nın yanına oturdum. Eda, “Sıhhatler olsun!” diyerek beni yanaklarımdan öptü. Eda 16 yaşında tatlı bir kızdı. Eşimin tek çocuğu olduğu için, eşim gibi ben de Eda’yı şımartır, bir dediğini iki etmezdim. Eda ile şakalaşırken ve oyunlar oynarken, her tarafına eller, onun düzgün fiziğini, pürüzsüz bacaklarını, belli belirsiz göğüslerini çaktırmadan okşardım. Eşimin İzmir’e gitmesiyle, birkaç günlüğüne de olsa, Eda ile evde yalnız kalacaktık. Bunun, uzun zamandır tasarladığım, fakat uygulama fırsatı bulamadığım hayalim için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyordum.

Salondan kalkıp Bilgisayarın bulunduğu odaya geçtim. Bilgisayarı açıp, hoparlörün sesisini kapatıp, pørnø bir film izlemeye başladım. Şortumun içinde yarağım çoktan kalkmış, kazık gibi olmuştu. Daha sonra filmi Pause’ye basarak ekranın altına atıp, İnternetten erotik ve hafif pørnøgrafik resimlerin olduğu sitelere girdim ve onları da ekranın altına attım. Bilgisayar koltuğunu sonuna kadar arkasına yaslayıp, şortumun içinde yarağımı da ayarlayıp, Eda’ya seslendim, “Gel internette biraz sörf yapalım, sana yeni ayakkabı falan bakarız!” diye. Eda TV’yi kapatıp geldiğinde kucağıma oturttum. Birlikte birkaç ayakkabı sitesi gezdikten sonra, ben koltuğun arkasına yaslanıp, “Sen devam et!” dedim. Ben arkama yaslanmış onu izliyordum, onun kalçaları ise benim yarağıma yaslanmış, yarağımla adeta dans ediyordu.

Eda bir süre sonra, “Aaa, bunlar da ne? Bir sürü Spam sayfa açılmış!” diyerek, ekranın altına attığım erotik sayfalardan birini açtı. Pür dikkat ekrandaki açık saçık resimleri inceliyordu. Neye baktığını çok iyi bildiğim halde, “Dur bakayım, neymiş onlar?” diyerek, resimlere birlikte bakmaya başladık. Ekranın altına attığım sayfaları özellikle seçmiştim, resimler, tangalı ve sütyenli genç kızların hafif erotik pozlarından başlıyor, ilerleyen sayfalarda tamamen çıplak pozlarla devam ediyor, daha sonraki sayfalarda ise resimler kademeli olarak remen sikişli sokuşlu Hardcøre Pørnøya dönüşüyordu. İlk sayfaya bakarken, aynı zamanda da resimlerdeki yarıçıplak kızların vücutları hakkında yorum yapıyorduk. Eda’nın kendi göğüsleri çok küçük olduğundan, özellikle resimlerdeki kızların göğüsleri hakkındaki düşüncelerimi öğrenmeye çalışıyordu. Ben de özellikle küçük göğüslü kızları beğendiğimi söylüyordum.

Sıra sikişli sokuşlu pørnø resimlere geldiğinde, Eda kalçalarını kalp gibi atan yarağıma daha çok bastırmaya başladı. Yarağımı şortumun içinden çıkarmaya karar verdim. Eda’ya, “Hoparlörün sesini açar mısın?” dedim. Eda hoparlörün düğmesini açmak için kucağımdan kalkıp öne doğru eğildiğinde yarağımı şorttan çıkarıp, geri otururken yarağımın üzerine oturmasını sağladım. Şimdi yarağımla Eda’nın amı arasında sadece geceliğinin altındaki külotu vardı. Külotuna rağmen amının kavurucu sıcaklığını yarağımda hissedebiliyordum. Eda yarağımın üzerinde hafif hafif ileri geri sürtünerek, pørnø sayfaların birini kapatıyor diğerini açıyordu. Ben de bu arada bir elimi geceliğinin altına, göbeğine sokarak, hafif hafif göbeğini okşuyordum.

Eda, “Bunlara baktığımızı anneme söylemeyeceksin, değil mi?” dediğinde, göbeğini okşayan elimi yukarı, sütyensiz göğsüne götürüp, hafifçe okşayarak, “Merak etme, herşey aramızda sır olarak kalacak! Hem sen artık büyüdün, yetişkin genç kız oldun, bazı şeyleri keşfedip yaşamak senin en doğal hakkın!” dedim. Eda’nın nefes alışverişi sıklaşmış ve her nefes alıp verdiğinde sertleşmiş göğüsucu avucuma değiyordu. Artık filmi açma zamanı gelmişti, öne doğru eğilerek filmi tıklayıp tam ekran yaptım ve Start’a bastım. Filmden gelen (Ahh, Uhh!) sesleri eşliğinde seyretmeye başladık. Filmi ileri geri alma bahanesiyle, kucağımdaki Eda’nın külotlu amına sürtünüp duruyordum. Eda filmi izledikçe külotunu zorlayan sertliğin nedenini anlamıştı ve hiç bozuntuya vermeden kendisi de yarağıma sürtünüyordu. Arkama iyice yaslandım ve Eda’yı yarağımın üstünde tutarak sürtünmesine yardımcı oldum.

Çok geçmeden külotunun ıslandığını hissettim, Eda orgazm olmuştu. Ben de nerdeyse boşalmak üzereydim ve kendimi zor tutuyordum. Boşalırsam Eda’yı ürkütebilirim diye düşünüp tuttum kendimi. Neyse ki film çabuk bitti. Hemen Eda’yı kucağımdan kaldırdım ve yarağımı şortumun içine sokup Bilgisayarı kapattım. Banyoya zor yetiştim ve yarağımı şortumdan çıkarır çıkarmaz müthiş bir patlamayla boşaldım. Döllerim lavabonun üstündeki aynaya kadar fışkırmıştı. Boşalmam bitince tuvalet kağıdıyla aynayı ve lavaboyu silerek fışkırmış dölleri temizledim. Sonra duşa girip yarağımı yıkadım. Kurulanıp şortumu tekrar giydim ve banyodan çıktım.

Eda bu arada salona geçmiş, TV’yi açmış, üçlü koltuğa uzanmış, gözleri kapalı yatıyordu. Biraz önce yaşananlardan utanmış olsa gerek, uyuyor numarası yapıyordu. Uyumadığını biliyordum, fakat onun bu oyununa katılmaya karar verdim. TV’yi kapattım ve yanına giderek, “Eda, uyuyor musun?” diye seslendim. Eda cevap vermeden arkasını döndü ve uyuma numarasına devam etti. Saçlarını okşayarak, “Eda, burda uyunmaz, kalk yatağına yat!” dedim. Eda gözlerini açmadan sağa sola biraz kıpırdadı, ama yatmaya devam etti. “Kalk canım, seni yatağına götüreyim!” diyerek kucağıma aldığımda, gözleri kapalı bir şekilde, “Annem yok, bugün senin yanında yatayım!” diye mırıldandı. “Tamam canım!” deyip, bizim yatak odasına götürdüm, yatağa yatırdım.

Gece lambasını yaktım, şortumu da çıkarıp ben de yatağa uzandım. Eda arkasını bana dönmüş uyuma numarasına devam ediyordu. “Eda canım, hava sıcak, bunalırsın!” diyerek geceliğini çıkardım. Şimdi sadece külotu kalmıştı ve külotunun arkası iyice götünün yanakları arasına girmişti. Bir süre o halini seyrettikten sonra, kulağına eğilip, “Külotunu da çıkarayım mı canım?” diye sordum. Eda sadece, “Hı hı!” diye mırıldanınca, külotunu yavaşça çıkardım. Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık. Tam arkasına 66 pozisyonunda yanaşıp, yarağımı bacak arasına doğru yerleştirip ona sarıldım…

Uyumak bir yana, Eda’nın kalbi hızla çarpıyordu. Yarağım amının dudakları arasında dolaşırken nefes alışverişleri hızlanıyordu. Amının suyu yarağıma bulaşmaya başlamıştı. Arkasından çekilip, Eda’yı sırt üstü yatırdım. O halen uyur numarasına devam ediyordu. Elimi küçücük göğüslerine götürüp biraz okşadıktan sonra, göbeğine, ordan da amına geldim. Parmaklarım amının dudaklarında gezindikçe, Eda soğukta kalmış kuş gibi titremeye başladı. Sonra bacaklarını aralayıp, o körpecik amını doyasıya öpüp yaladım. Klitorisini emmeye başladığımda, Eda kasıklarını yükseltip amını ağzıma bastırıyordu. Birden elektriğe çarpılmış gibi titreyerek orgazm oldu. Ben yalamaya devam ediyordum. Eda orgazm olduktan sonra amını yalamama fazla dayanamadı ve bacaklarını kapadı.

Yataktan kalkıp, komodinin üzerinde duran kağıt havludan bir iki tane alıp, önce yarağımın ucundaki zevk suyunu sildim, sonra elime birkaç tane kağıt havlu alarak Eda’nın başucuna dikildim. Eda’nın halen gözleri kapalıydı. Yarağımı dudaklarına sürdüm, ağzına almasını istiyordum. Hafifçe araladığı iki dudağının arasına yarağımın başını sokup, hafif hafif gidip gelmeye başladım. Her gidip gelişimde birazcık daha soktum ağzına. Yarağımın sadece kafası ağzındaydı, öylece hızlanıp zevkin doruğuna çıktım. Boşalmama yakın yarağımı ağzından çıkarıp, elimdeki kağıt havluya boşaldım. Sonra banyoya gidip yarağımı yıkadım.

Yatağa geldiğimde, Eda yüzüstü dönmüştü, aklı sıra uyuyor numarasına devam ediyordu. Ensesinden başlayarak, omuzlarını, sırtını, belini öptüm yaladım, kalçalarına geldim. Süt gibi götünün yanaklarını ayırıp, minnacık götdeliğini dilledim. Dilimi götüne soktuğumda, Eda zevkten çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Eda’nın öpülmedik, koklanmadık, yalanmadık yerini bırakmadım. En son ben sırtüstü yatıp, Eda’yı üzerime aldım. İki elimle kalçalarından tutarak, amıyla yarağıma sürtünmesine yardımcı oldum. Eda birkez daha orgazm olurken halen uyur numarasına devam ediyordu, ancak birsüre sonra üzerimde gerçekten uyudu.

Sabah erkenden kalkıp, Eda’nın külotunu ve geceliğini giydirdim ve üzerine battaniye örttüm. Benim işe gitmem gerekiyordu, Eda’nın da okulu vardı. Ben hazırlandıktan sonra Edan’ın kahvaltısını hazırlayıp, onu uyandırdım. Zor da olsa kalktı. Ona iyi dersler dileyip evden çıktım, işe gittim.

İşyerimde sürekli gece olanları düşünüp, akşamı iple çekiyordum. İşten çıkıp eve geldiğimde, Eda da benden yarım saat sonra tenis kursundan dönmüştü. Tenis kursundan geldiğinde hep duş alırdı. Tenis çantasını bırakıp banyoya duş almaya girdi. Bu fırsat kaçıramazdım. Bir iki dakika sonra banyonun kapısını tıklatıp açtım ve “Sırtını sabunlamamı istermisin canım?” diye sordum. Eda arkası bana dönük, duşun altındaydı. Sadece kafasını çevirip, “Hı hı!” diye onaylayınca banyoya girdim. Hemen soyundum ve ben de Edan’ın yanına, duşun altına geçtim. Sırtını sabunlama bahanesiyle, şampuanla omuzlarından başlayarak sırtını, belini, kalçalarını, baldırlarını topuklarına kadar masaj yaparak sabunladım.

Topuklarına geldiğimde yere oturdum. Arka tarafını sabunlamam bitince, önünü döndürdüm ve bacaklarını hafif araladım. Ayak parmak uçlarından başlayarak bacaklarını, amını, göbeğini, göğüslerini yine masaj yaparak sabunladım. Ayağa kalkmıştım, fakat yarağım da ayaklanmıştı. Ben Eda’nın sabunlu vücüdunu ılık suyla durularken, o gözlerini yarağıma dikmişti.
Eda’yı duruladıktan sonra arakamı dönüp ben duş almaya başladım. Eda ise bir elinde şampuan şişesi ile kolumdan çekerek, “İstersen ben de senin sırtını sabunlayayım?” dedi.

Zaten beklediğim de buydu, onun için, “Çok iyi olur canım!” dedim. Benim ona yaptığım gibi, sırtımı sabunlayıp topuklarıma geldiğinde, ona önümü döndüm ve bacaklarımı hafif araladım. Yarağım dimdik ayaktaydı. Ayaklarımdan sabunlamaya başlayıp, bacaklarımdan yukarı çıkarak yarağıma geldiğinde, Eda’nın yüzü kasıklarımın hizasında ve dudakları yarağıma birkaç santim mesafedeydi. Başının arkasından küçük bir dokunuşla dudaklarını yarağıma yapıştırıp devam etmesini söyledim. Yarağımın başını biraz öptü yaladı, taşaklarımı okşadı, ama bu benim için yeterli değildi.

Ayağa kaldırdım. Elinden şampuanı alıp, önce yarağımı sıvayıp, sonra elime bolca şampuan döktüm ve amını şampuanladım. Bacaklarını açıp, ayaktayken Eda’yı kucağıma aldım. Eda kollarını boynuma, bacaklarını da belime dolamıştı. Ben de kalçalarından tutuyor ve götünün yanaklarını yoğuruyordum. Bu pozisyonda yarağım amının küçücük dudakları arasına yerleşmişti. Amına girmek için yanıp tutuşuyordum. Eda’nın kulak memelerini biraz yalayıp emdikten sonra, kulağına, “İçine girmemi istermisin?” diye fısıldadım. Eda kollarını boynuma daha sıkı dolayarak, “Hı hı!” diye mırıldandı. Kucağımdaki Eda’yı, birkaç kez ileri geri yaptırarak, yarağımın kafasını amının deliğine denk getirip, ritmik hareketlerle yarağımın üstüne bırakmaya başladım…

Yarağımın kafası amına girince, Eda kendini sıkıp kasmaya başladı. “Sıkma kendini, serbest bırak!” dedim. Kendini serbest bırakınca; Eda’yı yarağımın üstüne bırakıp, aynı zamanda yarağımın daha derine girebilmesi için hamle yaptım, iyice bastırdım. Eda’nın çığlığı banyoyu inletirken, yarağım tamamen amının içinde kaybolmuştu. O kadar sıcaktı ki, adeta yarağımı bir yanardağın içine sokmuştum. Kucağımda hoplatırken, Eda ağlamaya ve “Çıkar, çok acıyor!” demeye başlamıştı. Bir elimle ağzını kapatıp, “Tamam, birazdan çıkaracağım, ama ağzını açtığımda bağırma!” dedim ve alttan amına birkaç kez daha kökledim.

Eda’nın körpecik amını saatlerce sikmek isterdim, fakat çok geçmeden boşalmak üzere oluğumu hissettim. Eda’yı koltuk altlarından tutarak yarağımdan kaldırmaya çalıştım, ama yarağım oraya çakılmış gibiydi ve zevkten ölüyordum, nerdeyse patlamak üzereydim. Hızlı bir şekilde kaldırıp içinden çıkmamla birlikte, Eda’nın amından kan, yarağımdan da döl boşaldı!

199 toplam görüntülenme, 2 bugün

Köylü Yengemin Harika Sohbeti – Sex Hikayeleri

sex hikaye, Sex Hikayeleri 4 Aralık 2023

Selam millet, ben Veli, 31 yaşındayım. Sikişmeye çok düşkün biriyim, değişik yaşlarda birçok karı kız siktim, ama ergenlikten beri hayalim olan bir yengem (amcamın karısı) vardı ki, ona hastaydım. Yengem 46 yaşında, türbanlı, cahil mi cahil, ama bir o kadar da muhteşem vücudu olan bir kadın. Yengemin foto albümünden arakladığım bir fotoğrafını devamlı yanımda bulundurur, hep o fotoğrafına bakarak 31 çekerdim. Fazla hoşlanmadığım bir kadını sikerken bile yengemi hayaller sikerdim. Yengemle aram çok iyi idi, devamlı da görüşürdük. Üstelik amcam yengemi 5 yıl önce boşamış, 18’lik bir kızla evlenip, Gaziantep’e çekip gitmişti. Yengeme bu 5 yıl içerisinde daha çok gidip gelmeye başlamıştım. Hemen hemen her gün görüşürdük, ama bir türlü açılamadım. 20 yıldır sikmek istediğim ergenlik hayalim yengem 5 yıldır dul idi ve ben ise onu sikemeden, fotoğrafına bakarak 31 çekmeye devam ediyordum…

Yengem maddi sorunlar yüzünden oğlunun yanına Mersin’e gitmişti ve bu bana dert oldu. Yengem gideli bir ay oldu olmadı, ben de yanına tatile gittim. Yengem beni görünce o kadar sevinmişti ki anlatamam. Amcam oğlu ve yengemle sohbetimiz o kadar koyu idi ki, o gece geç saatlere kadar oturduk. Amcam oğlunun da o gece nöbeti varmış, “Geleceğini bana haber verseydin, iş yerinden izin alırdım!” dediyse de, ben gerek olmadığını söyledim ve ertesi günler için izin almasına engel oldum. Amcam oğlu nöbete gidince, evde yengemle ben tek kalmıştım. Yengem geldiğimden beri duşa girmemi, yol yorgunu olduğumu söyleyip, “Burda insan günde iki defa duşa girmezse ölür!” deyip durdu. Benim de zaten duşa girip, yerinde duramayan sikimi 31 çekip indirmem lazımdı. Girdim banyoya…

Önce yengemin fotoğrafına bakarak bir 31 çektim, sonra duşumu alıp bornozla çıktım. Yengem ise mutfakta götü bana dönük vaziyette birşeylerle uğraşıyordu. Odaya geçtim, ama az önce banyoda 31 çekmeme rağmen sikim halen bornozun altında sanki bayrak direği gibi duruyordu. Yengem pat diye içeriye dalmasın mı, “Elbiselerini şuraya koydum…” diye. Tabi bornozun altındaki kalkık yarak yengemin dikkatinden kaçmadı, birkaç saniye mal mal bakındı durdu, sonra hemen çıktı odadan. Ben üzerimi giydim, yengem tekrar geldi, yüzü kıp kırmızı vaziyette, bornozu aldı odadan çıktı. Bir süre sonra yengemin yanına gittiğimde, yengemin konuşması değişmiş, kekeliyordu sanki. Ne sorarsam kısa cevap verip geçiştiriyor, kafasını sallıyordu. “Ne oldu yenge?” diye ısrar edince, “Benim fotoğrafım sende ne geziyor?” dedi. Öyle bir utandım ki, yerin dibine girdim resmen. Yengemin fotoğrafını bornozun cebinde unutmuşum…

Tüm cesaretimi topladım ve yengeme, bir dakika susup beni dinlemesi için yemin ettirdim. Sonra benim Mersin’e kendisi için geldiğimi ve kendisinin ergenlik hayalim olduğunu, 15 yıla yakındır kendisini arzuladığımı, ona kısaca aşık olduğumu söyledim. Yengem şaşırmıştı tabii. Yengeme ne düşündüğünü sorduğumda, mal mal bana bakıp duruyordu. Kafasını öne eğdi ve “Duymamış olayım bunları, ben senin yengenim! Yengene aşık olmak ne demek? Arzulamak ne demek?” diye mırıldanıyordu. Yanına biraz yaklaştığımda, kanepede geriye doğru götünü kaçırdı. Yengemi kucakladım ve sarıldım. Tir tir titriyordu heycandan, ama bana engel de olmamıştı. Yüzünü iki elimin arasına alıp, göz göze bakıştık. Sonra dudağına yumulduğumda yengem kendinden geçmişti. Uzun bir süre öpüştük, sonra yengemi altıma aldım ve kocaman memelerini okşamaya başladım. Eteğin altına elimi soktuğumda, yengemin amının suyu bacaklarına kadar inmişti. Elimi sonra külotunun içine soktum. Yengemin amı vıcık vıcık olmuştu.

Ayağa kalktım ve yengemi de kaldırım, ufak ufak soymaya başladım. Yengem bana bakmıyor, utancından ölüyor adeta. Penyesini ve sütyenini çıkarınca, yengem elleriyle memelerini örtüyor, o kocaman güzelliği benden saklıyordu. Yere çöküp eteğini ve külodunu beraberce çıkarıp, yengem ayaktayken amına yumuldum ve yalamaya başladım. Yengeme bacağının birini kaldırmasını söyledim. Ne diyorsam yapıyordu artık. O pembe amcık dudaklarını aralayıp dilimi amının içine sokup yalıyor, klitorisini emiyordum. Yengem artık zevkten nefes bile alırken zorlanıyordu. Ayağa kalktım ve ben de soyundum. Sonra yengemi önüme çöktürüp, sikimi eline verdim, yalamasını söyledim. Acemice yalıyor, sikimi dişliyor acıtıyordu. Hiç yarrak yalamamıştı bes belli…

Sikimi çıkardım ağzından ve yengemi yatırdım, o kocaman memelerin arasına sikimi yerleştirdim. Memelerinin arasında git gel yaptıkça, sikimin kafası yengemin ağzına girip çıkıyordu. Benim yarrak kendinden geçti, oldu bir balyoz. Yeni 31 çektiğimden, boşalmadan en az 45 dakika sikiş sürem vardı. Amını bir defa daha yalamaya başladım. Amı yine su içinde kaldı. Penyesini aldım ve yengemin amını sildim ve bacak arasında yerimi aldım. Yengeme sikimi tutmasını ve fırça gibi amına sürtmesini istedim. Ne diyorsam yapıyordu. Sonra sikimi amına yerleştirmesini istedim, onu da yaptı. Ama amı yine vıcık vıcık olmuştu, yine penyeyle amını bir güzel sildim kuruladım. Sikimi amına yaslayıp sokmaya başladım. Amını o kadar kurulamışım ki, sanki kızlık zarını delermişcesine sikim zorlanıyor, bastırdıkça sikimin kafası zoraki içine giriyordu. Birden kökleyince, “Hepsini sokma!” diyerek yengemin gözleri büyüdü, nefesini tuttu bir süre. Ama sikim köküne kadar yerleşmişti…

Git gel yaptıkça, amı sikime alıştı ve yengem altımda inlemeye, beni belimden asılarak kendine doğru çekmeye başladı. Sanki taşaklarımı da sokmak istiyordu amına. 4-5 dakika amına bu şekilde pompaladıktan sonra, yengem altımda yılan gibi kıvrılmaya, gözleri kaymaya başladı. Belli ki yengem orgazm oluyordu. Ama ben hızımı kesmedim, delicesine sikimi saplıyordum, yengemin amını parçalarcasına sikiyordum. Yengemin inlemeleri taşaklarımın şapırtısına karışmıştı. Yengemin, “Yeterrr, ben bittim! Öldüm!” diye yalvarmasına aldırış etmeden, yengemi yarım saate yakın değişik pozisyonlara sokarak siktim. Sonunda ben de boşalacaktım, “İçine boşalayım mı?” diye sorduğumda, “Hayır yapma!” diye kafasını salladı. Amına bir pompa gibi hava basarcasına birkaç kez daha pomplaladıktan sonra sikimi amından çıkarıp, göbeğine ve memelerine doğru fışkırarak boşaldım…

Sikimden akan son damlaları da penyesine sildikten sonra banyoya gittim, sikimi yıkadım. Tekrar yengemin yanına geldiğimde, yengem yüzüstü dönmüş yatıyordu. Yengemin götü muhteşem bir tablo gibi duruyordu. Bu götü mutlaka sikmeliydim. Sikimi elimle ovalayıp sertleştirdim ve yengemi o pozisyonda domalttım. Yengemin hiç sesi çıkmıyordu, ta ki sikimi götüne zorlayana kadar. “Ne olursun ordan yapma!” diyordu. Ama ben vazgeçmeyecektim. Biraz daha uğraştım, fakat sikimin başını bile sokamadım yengemin götüne. Tekrar banyoya gittim, sikimi güzelce sabunladım geldim. Yengem yine yüzüstü yatmıştı. Domalmasını söyledim, gönülsüzce domaldı. Sabunlu sikimi, o iğne deliği kadar küçük göt deliğne yerleştirip, yılan gibi içine kayınca, o sessiz yengem bir bağırdı ki, valla korktum apartmanı başımıza toplayacak diye. Önümden kaçmaya çalıştıysa da nafile, kaçamadı, belinden sıkıca tutmuştum. Fazla canını yakmak istemedim, götüne birkaç git gelden sonra sikimi çıkardım ve amına sokup, yarım saat amını siktim. Artık benim de halim de kalmamıştı. Ama sabaha kadar sikecektim yengemi, 15 yıllık özlemdi bu. Yengemi o gece dört kez siktikten sonra uyuya kalmışım…

Yengem sabah erken kalkmış kahvaltı falan hazırlamış. Amcamın oğlu da gelmişti. Yengem yüzünde gülümsemeyle beni uyandırıp kahvaltıya çağırdı. Elimi yüzümü yıkamaya banyoya gittiğimde, banyonun kapısına geldi ve “Eşşek sikli, öldürdün beni, hayvan!” diye fısıldayarak gülümsedi.

Yengem o günden sonra artık adeta kölem olmuştu, ne desem ikiletmeden yerine getiriyordu. Hatta ben daha söylemeden, kendiliğinden sikimi ağzına alıyor, amını siktikten sonra götünü de sikmem için kendiliğinden domalıyordu. Tatilim bitip ben memlekete döndükten bir hafta sonra da yengem oğluyla tartışıp, o da memlekete sikicisinin yanına döndü, yani benim yanıma. Artık her gece yengemi amdan götten sikip pestilini çıkarıyorum. Canım yengem benim 🙂

186 toplam görüntülenme, 1 bugün

  • Körpecik Üvey Kızım

    yayınlayan tarih 4 Aralık 2023 - 0 Yorumlar

    Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul […]

  • Köylü Yengemin Harika Sohbeti - Sex Hikayeleri

    yayınlayan tarih 4 Aralık 2023 - 0 Yorumlar

    Selam millet, ben Veli, 31 yaşındayım. Sikişmeye çok düşkün biriyim, değişik yaşlarda birçok karı kız siktim, ama ergenlikten beri hayalim olan bir yengem (amcamın karısı) vardı ki, ona hastaydım. Yengem 46 yaşında, türbanlı, cahil mi cahil, ama bir o kadar da muhteşem vücudu olan bir kadın. Yengemin foto albümünden arakladığım bir fotoğrafını devamlı yanımda bulundurur, […]